Ana Sayfa Yazılar 2.09.2021 133 Görüntüleme

Defter Belge İbraz Etmeyen Her Mükellef Sahteci midir? – Erol Çember

EROL ÇEMBER

Yeminli Mali Müşavir

e-Posta: erolcember@cemberymm.com.tr

Değerli okurlarım, öncelikle başlıktaki sorunun cevabını vererek yazıma başlamak istiyorum. Yasal defter ve belgelerini ibraz etmeyen her mükellef elbette sahte fatura düzenleyicisi değildir.

Ancak son dönemde yapılan vergi incelemelerinde görüyoruz ki yasal defter ve belgelerini ibraz etmeyen daha doğrusu vergi müfettişinin ulaşamadığı ve bu nedenle defter ve belge ibraz yükümlülüğünü yerine getirmeyen her mükellef neredeyse sahte fatura düzenleyicisi ilan edilmektedir.

Elbette defter belge ibraz etmemenin yasal müeyyideleri vardır ve defter belgesini ibraz etmeyen mükelleflere bu müeyyidelerin uygulanması gerekir.

Ancak defter belge ibraz etmeyen mükellefe sahte fatura düzenleyicisi dendiğinde, sadece mükellefin kendisi hakkında değil, o mükelleften mal veya hizmet alan bütün mükellefler de bir anda sahte fatura kullanıcısı durumuna düştüğü için vergisel ödevlerini yerine getiren birçok mükellefin mağdur olmasına yol açılmaktadır.

Defter ve Belgeleri İncelemeye İbraz Etmemenin Müeyyidelerin Nelerdir?

1- Özel Usulsüzlük Cezası;

Vergi Usul Kanunu (VUK) uyarınca yasal defter ve belgelerin mazeretsiz olarak ibraz edilmemesi halinde özel usulsüzlük cezası kesilir. Ancak özel usulsüzlük cezasının kesilebilmesi için;

– Defter ve belgenin ibrazını isteyen kişinin bunu bir yazı ile istemesi,

– Defter ve belgenin iş yerinde ibrazı isteniyorsa, ibraz ödevinin yerine getirilmemesi halinde durumun bir tutanakla tespit edilmesi,

– Dairede incelemeye ibraz için gönderilen yazıda zamanında ibraz etmemenin ceza kesilmesine neden olacağının bildirilmesi, gerekir.

Özel usulsüzlük cezası kesilmesine rağmen ibraz mecburiyetini yerine getirmeyenlere yeniden süre verilerek bu mecburiyetleri yerine getirmeleri tebliğ olunur. Verilen sürede bu mecburiyetlerin yerine getirilmemesi halinde yukarıda yazılı özel usulsüzlük cezaları bir kat artırılarak uygulanır.

2- Kaçakçılık Suçu ve Hapis Cezası,

VUK uyarınca defter tutmak mecburiyetinde olanlar, tuttukları defterler ile belgeleri bulundukları yılı takip eden takvim yılından başlayarak beş yıl süre ile muhafaza etmeye mecburdurlar.

Bu nedenle vergiyi doğuran olayı takip eden yılın başından başlayarak beş yıl boyunca defterlerin muhafaza ve ibraz yükümlülüğü söz konusudur. Bu süre içerisinde yetkililerce istendiği halde ibraz edilmeyen defter ve belgeler VUK uyarınca kaçakçılık suçunun konusunu oluşturacaktır. Saklama süresi geçtikten sonra defter ve belgeler istenmeyeceği gibi istense de, ibraz etmeme nedeniyle kaçakçılık suçunun konusunu oluşturmayacaktır.

Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi gizleme olarak kabul edilir ve gizleyenler hakkında on sekiz aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

3- Katma Değer Vergisi İndirimlerinin Reddi,

Ödenecek Katma Değer Vergisi’nin (KDV) hesabında tahsil edilen KDV’den mal ve hizmet alımı sırasında ödenen KDV indirim konusu yapılabilmektedir. Vergi incelemesi söz konusu olduğunda indirim KDV ile ilgili defter kaydının ve belgelerin ibrazı gerekir. Yasal defterler ibraz edilmez ise vergi müfettişi indirimleri kabul etmeyecektir.

Mükellefe Sahte Fatura Düzenleyicisi Diyebilmek İçin,

Yazımızın başlığına gelince, yasal defter ve belgelerin vergi müfettişine ibraz edilmemesi mükelleflere sahte fatura düzenleyicisi demek için yeterli midir?

Yukarıda yasal düzenlemeleri belirttiğimiz üzere, defter ve belgelerin ibraz yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, mükellefi sahte fatura düzenleyicisi konumuna getirmez.

Bir mükellefe sahte fatura düzenleyici diyebilmek için KDV Genel Uygulama Tebliğinde ne tür tespitlerin yapılması gerektiği ve bu tespitler yapılmadan mükellefe sahte fatura düzenleyicisi denilemeyeceği açıkça belirtilmiştir.

Buna göre;

– İnceleme dönemi veya incelemeye konu dönemlere ilişkin yoklamalar yapılmak suretiyle mükellefin gerçek bir faaliyetinin bulunup bulunmadığı (ilgili dönem mahalle muhtarı, site yöneticisi ve/veya çevredekilerin mükellefin eylem tarihindeki durumuna ilişkin ifadeleri vb.),

– Belgeye konu mal hareketinin gerçekte olup olmadığının fiili veya kaydi envanter ya da randıman incelemesi, karşıt inceleme ve tespit, nakliye, ödeme/tahsilat vb. kanıtlarla tespiti,

– Ticari ilişkisinin olup olmadığı hususu ve ticari ilişkide bulunduğu firmalar,

– Ortaklık yapısı ve ortaklara ilişkin analizler,

– Muhasebecisine yönelik tespitler,

– Maliye Bakanlığı bünyesinde yer alan, hakkında inceleme yapılanlara ve ticari ilişkide bulundukları mükelleflere ilişkin bilgiler,

– Sahte belge ticareti varsa komisyon geliri elde edilip edilmediği,

– Mükellefiyetle ilgili ödevlerin yerine getirilip getirilmediği,

gibi hususlar rapora bağlanmaksızın ya da tespit edilmeksizin bir belgenin sahte olduğu gerekçesiyle mükellef hakkında özel esaslar uygulanmaz denilmektedir.

Yani defter belge ibraz etmeyen bir mükellefe sahte fatura düzenleyicisi diyebilmek için yukarıda belirtilen tespitlerin yapılması gerekmektedir. Defter ve belge ibraz edilmese de mükellefin ticari ilişkide bulunduğu firmalar, vergi dairelerine verilen bildirimlerden çok rahat tespit edilebilmektedir. Bu nedenle yukarıda belirtilen hususları tamamlamadan sadece defter ve belgeler ibraz edilmedi diye sahte fatura düzenleyicisi demek, yasal düzenlemelere aykırıdır.

Görüldüğü üzere defter ve belgelerin ibraz edilmemesinin çok ağır müeyyideleri vardır. Bu nedenle mükelleflerin gerek vergi dairesinden ve gerekse vergi müfettişlerinden gelen her tebligatı çok dikkatli değerlendirmeleri gerekmektedir.

Tüm okuyucularıma sağlıklı günler dilerim.

Kaynak: haber27.net

Yorumlar

İlginizi çekebilir

NEYİN SERBESTİYİZ?

NEYİN SERBESTİYİZ?