Ana Sayfa GENEL 14 Aralık 2020 233 Görüntüleme

7256 Sayılı Kanun Yapılandırma Gölgesinde Kalan Varlık Barışı

 

7256 sayılı Kanun 11 Kasım 2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanun kapsamında maliye, sigorta, belediye borçlarının yeniden yapılandırması yer aldığı gibi varlık barışı da bulunuyor. Kamuya olan borçların yapılandırılması maddesi halkın daha çok ilgisini çekmiş olmalı ki, varlık barışı maddesi üzerine basında pek az konuşuldu. Gündemden biraz uzak düşen varlık barışı maddesi aslında işletme sahiplerine cazip fırsatlar da sunuyor. Mesela varlık barışı kapsamında işletmeye dahil ettiğiniz bir taşınmazın bedelini veya yurt dışından getirdiğiniz dövizi nereden buldun sorusuna hiç muhatap olmadan ve hiçbir vergi ödemeden işletmenize dahil ettiğiniz gibi, aynı şartlarda işletmenizden çekebilirsiniz. Bu konuyu biraz açmakta fayda var.

7256 sayılı Kanun’un 21’inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu’na (GVK) eklenen geçici 93’üncü maddede yeni varlık barışı düzenlemesine yer verilmiş. Bu kapsamda yurt dışında bulunan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar girmekte. Yurt dışında bulunan varlıkların Türkiye’ye getirilmesi için bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren 3 ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi gerekiyor. Yurt dışında bulunan varlıklar 30 Haziran 2021 tarihine kadar Türkiye’deki banka veya aracı kuruma bildirilecek olup, Türkiye’de olan varlıkları yine aynı tarihe kadar vergi dairelerine bildirilmesi gerekmektedir.

Bu düzenlemenin cazip yanı mezkur varlıkların kayıt altına alınması halinde hiçbir şekilde vergiye tabi olmamasıdır. İkinci bir cazip yönü ise bu kapsamda bildirilen varlıklar hakkında hiçbir şekilde vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır. Üçüncü cazip yönü ise bu varlıkların işletmeden çekilmesi durumunda asla vergi talep edilmeyecektir. Tabiidir ki, bu varlıkları işletmeden çekilmesi sürecinde oluşan kar vergilenmiyor ise, oluşabilecek zarar da vergi matrahından düşülemeyecektir.

Sonuç olarak yurt dışında bulunan varlığınızı Türkiye’ye sorgusuz sualsiz getirmek, getirilen varlıklar için hiç vergi ödememek ve hiç vergi incelemesine tabi olmamak, işletmeye dahil edilmesi halinde vergiye tabi olmadan işletmeden çekebilmek isteyenler için kaçırılmaz bir fırsat olarak karşımıza çıkıyor.

Kaynak: Hakan Şirin – https://www.dunya.com/

.

Yorumlar