Ana Sayfa GENEL 16 Ekim 2020 723 Görüntüleme

Covid-19 Sürecinde Denetçinin TFRS ve BDS Açısından Finansal Tabloları Değerlendirmesi

 

Covid-19’un etkisi sermaye yapısı zayıf ve likidite riski yüksek şirketlerde kendini göstermiştir. Bu şirketlerin ve sektörlerin ayakta kalabilmesi için kredi erteleme, ilave kredi limiti ve yeniden yapılandırma gibi önlemlerin alınmıştır. Ancak bu önlemlerin başarılı olup olmadığı, şirketlerin bu önlemlerde ayakta kalmayı başarıp başaramadığı finansal raporlarla ve bağımsız denetim raporlarıyla anlaşılacaktır. Bu sebepten denetçiler bağımsız denetim raporunu hazırlarken finansal tablolarla ilgili aşağıda yer alan hususları göz önünde bulundurmalı ve gerekli açıklamaları ilgili tarafların anlayabileceği şekilde yapmalıdır.

– Hem ara dönem hem de yıllık finansal tablolarda Covid-19’un, varlık ve yükümlülükler ile işletmenin sürekliliği üzerindeki etkisi değerlendirilmeli ve dipnotlarda çok daha kapsamlı açıklamalara yer verilmelidir.

– Finansal raporlama açısından önemlilik kriteri genel ve her bir hesap bazında, Covid-19 kapsamında yeniden gözden geçirilmelidir.

– Üretim ve tedarik zincirindeki aksamalar nedeniyle şirketlerin nakit akışlarında oluşan anormal durum, hem kredi riskini hem de beklenen kredi zararlarının tespit edilmesini çok önemli hale getirmiştir. Bu nedenle beklenen kredi zararlarının hesaplanmasında farklı senaryolar ele alınmalı ancak, aşırı iyimser ve yanlı değerlendirmelerden kaçınılmalıdır.

– Covid-19 kaynaklı belirsizlik ve olumsuzluklar nedeniyle, stoklarla ilgili net gerçekleşebilir değerin tespiti, dağıtılmamış sabit giderlerin üretim maliyetinde mi, yoksa kar/zararda mı muhasebeleştirileceği konusu dikkatli bir şekilde değerlendirilmeli, kapasite raporları ve işletme cetvelleri gözden geçirilmeli ve detaylı açıklamalar yapılmalıdır.

– Ertelenmiş vergi varlığı ve vergi yükümlülüğünün muhasebeleştirilmesinde, Covid-19’dan kaynaklı belirsizlikler ile alınan önlemler dikkate alınmalı yapılan tahminler yeniden gözden geçirilmelidir. Ülkelerin vergi alanında yaptığı veya yapacağı çalışmalara ve etkileri detaylı şekilde değerlendirilmelidir.

– İştirak ve iş ortaklıklarında payları olan işletmeler, bu paylarının değer düşüklüğüne uğrama ihtimalini göz önüne almalı ve salgın nedeniyle kar dağıtımları üzerinde bir takım yasal kısıtlamalar olması halinde, hem finansal tablolarda hem de dipnotlarda gerekli açıklamaları yapmalıdırlar.

– Konsolide finansal tablolar hazırlanırken geçerli para birimi ölçüleri ile ilgili açıklamalar ve grup muhasebe politikalarının ülke bazında uygulamaları, Covid-19’ un etkisini ele alacak şekilde, yeniden gözden geçirilmelidir.

– Covid-19’un, işletmenin finansal varlıklarını, maddi ve maddi olmayan duran varlıklarını ve şerefiyeyi değer düşüklüğüne uğratıp uğratmadığı değerlendirilmeli ve değer düşüklüğü tespit edilmesi halinde değer düşüklüğü ile ilgili işlemler yapılmalıdır.

– İşletmeler Covid-19 ile ilgili olarak oluşabilecek zararlar için karşılık ayırmada, ihtiyatlılık kavramı gereği temkinli davranmalı ve gereksiz karşılık ayırmaktan kaçınmalıdır. Ayrıca, salgından kaynaklanan zararların sigortadan alınabileceği konusunda emin olunması durumunda da, bu tutar muhasebeleştirilmelidir.

– Covid-19 nedeniyle geçmiş yıllarda kabul edilen tahmin ve varsayımların birçoğu anlamsız hale gelmiş olabilir. Bu nedenle revize edilen tahmin ve varsayımlar, TMS 1 ve TMS 8’e uygun bir şekilde finansal tablolar ve dipnotlarında açıklanmalıdır.

– Yatırım amaçlı veyahut Satış amaçlı elde tutulan varlıklarının bu amacı sağlayıp sağlamadığı ve azalan üretim nedeniyle bazı birimlerin durdurulan faaliyetler kapsamına alınıp alınmayacağı değerlendirilmeli ve finansal raporlamalarda bunlara ilişkin gerekli açıklamalar yapılmalıdır.

– İşletmeler, Covid-19 nedeniyle, mevcut müşteri sözleşmelerinin geçerliliğini gözden geçirmeli, gelir tahminlerinin revize edilmesine gerek olup olmadığını, ticari alacakların tahsilatında bir risk olup olmadığını ve sözleşme şartlarından kaynaklı bir tazminat veya ceza yükümlülükleri olup olmadıklarını ve varsa bunlara ilişkin yükümlülüklerin kaydedilip kaydedilmeyeceği ile ilgili kararları vermelidirler.

– Kiracı olan şirketlerin kullanım hakkı varlıklarını, kiraya verenlerde, kiraya verilecek varlıklarını, Covid-19’un etkileri nedeniyle, değer düşüklüğüne uğrayıp uğramadıkları açısından değerlendirmeleri gerekmektedir. Kiralama şartlarında meydana gelen değişmeler ile kiralama ile ilgili olarak hükümetten alınan teşvikler varsa bunların devlet teşviki olup olmadığı ve nasıl muhasebeleştirilmesi gerektiği değerlendirilmelidir.

– Salgın nedeniyle çalışanlara sağlanan ilave faydaların muhasebesel etkileri değerlendirilmeli ve finansal tablolar ve raporlarda etkileri gösterilmeli, işten çıkarmaların olması, ancak çalışanlara sağlanan faydaların iptal edilemeyeceği durumlar varsa bunlarda TMS 37 uyarınca yeniden yapılandırma maliyetleri olarak muhasebeleştirilmelidir.

– Denetçi, şirketin Covid-19’un neden olduğu şoklara karşı, finansal, operasyonel ve ticari olarak nasıl karşılık verebileceği ya da bu konularla ilgili nasıl tedbirler aldığını ve işletmenin likiditesinin salgından nasıl etkileneceği, likidite yönetimi ile ilgili politikalarının revize edilmeye ihtiyacı olup olmadığını değerlendirmelidir.

– Denetçi, Covid-19 döneminde ulaşım ve sokağa çıkma yasakları gibi faktörleri de dikkate alarak, veri paylaşımı veya sanal toplantılar düzenlemede teknolojinin daha fazla kullanılacağını öngörmelidir.

– Denetçi, şirketin gerçeğe uygun değer dâhil tüm muhasebe tahminlerini yeniden gözden geçirmeli, mesleki yargı ve mesleki şüpheciliğini her zamankinden daha fazla kullanmalıdır.

– Denetçi, ara dönem finansal raporlamada, Covid-19’un etkilerine ilişkin detaylı açıklamalara yer vermelidir.(1)

——————————-

[1]Zekeriya Demir, “COVID-19’UN TFRS KAPSAMINDAKİFİNANSAL RAPORLAMAYA OLANETKİLERİ VE TMS KAPSAMINDADENETÇİNİN DİKKATE ALMASIGEREKEN HUSUSLARINDEĞERLENDİRİLMESİ”, Muhasebe Ve Denetime Bakış: Eylül 2020, Sayı:61, s.272-274.

Kaynak: Can Türker – https://www.hurses.com.tr/

.

Yorumlar