Ana Sayfa Yazılar 17.07.2021 158 Görüntüleme

Eyt Çözümleri

ESİN KILIÇ

Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

Emeklilikte erken emeklilik uygulama sıralamasında ülkelerin başında geliyorduk. 1999 yılında yürürlüğe giren düzenlemeye kadar, 5.000 prim günü şartını yerine getirerek kadınlar 38, erkekler 43 yaşında emekli olabiliyordu. Yeni düzenlemeyle, 2008 tarihinden sonra ilk kez sigortalı olanlar için emeklilik yaşı kadınlarda 58’e, erkeklerde 60’a ve prim günü sayısı 7.200’e yükseltildi. Yaş sınırı kademli olarak her yıl artıyor ve 2048 yılında 65 yaşta eşitlenecek. Ancak şu anda emekliliği gündemde olan kişilerin büyük kısmı 1999’dan önce işe başlayanlar. Türkiye’de bu kişiler için halen 50’li yaşların başlarında emekli olmak mümkün. Diğer ülkelere baktığımızda ise çok büyük kısmında kadın ve erkeklerde emeklilik yaşı 65 olarak karşımıza çıkıyor. Sigorta sistemi; aktif prim ödeyenlerden toplanan kaynakla emeklilerin maaşının karşılanmasına dayanır. Türkiye’de 12 milyon emekli varken, 22 milyon sigortalı olarak çalışıyor. Yani Türkiye’de 1 emeklinin maaşı için 1,63 kişi çalışıyor. Bu oran emeklilik sisteminin sürdürülebilmesi için yeterli bir oran değil. Ki bu oran her geçen yıl düşüyor. AB’de 1 emekliye 4 çalışan düşerken diğer ülkelerde 6 çalışan düşüyor. Aktüeryal “Sigorta risk ve istatistiklere dayanan denge” de Dünya’da sağlıklı olan oran ise 1 emekliye karşı 4 çalışandır. Hali hazırda mevcut sigortalı çalışan sayısı yükseltilmez ve kayıt dışı çalışanların sayısı azaltılmazsa ileride daha fazla bütçe açığı ile karşılaşırız. Ayrıca gelecekte çalışanların ödediği sigorta primleri, emeklilerin aylıklarını da karşılayamayacak duruma gelir.

Buna göre EYT’nin sakıncaları ise, seçmen davranışını değiştirmek için erken emekliliğin gündeme getirilmesi uzun vadede bireylerin ekonomik ve sosyal refahına zarar verebilir. O nedenle çok hassas bir konudur. Mevcut duruma baktığımızda SGK’nın giderek büyüyen bir mali açığı var, bu sene yaklaşık 47 milyar TL ve bu açık merkezi yönetim bütçesinden (devlet bütçesinden) karşılanıyor. Merkezi yönetim bütçesi de açık veriyor, an itibariyle 100 milyar TL. Emeklilikte yaşa takılanların taleplerinin yerine getirilmesi demek SGK ve merkezi yönetim bütçesi açıklarının ciddi biçimde artacağı anlamına geliyor.  Neden SGK’ nın açığı var derseniz; 2019 yılının ilk yarısında sigortalıların ödediği prim 133 milyar TL iken emeklilere 144 milyar TL ödenmiş. Buna bir de sağlık harcamaları eklendiğinde bütçe açık veriyor. Türkiye’nin AB’ye göre elindeki en önemli avantajlardan birisi sahip olduğu genç nüfusu. Ancak Türkiye nüfusu yaşlanıyor. 65 yaş üstünün toplam nüfus içindeki oranı artıyor. Yaşam süresi de artıyor (78 yaş civarı). Yaşlanan bir nüfusta bakım hizmetleri, sağlık harcamaları artar. Yaşlanan nüfus, giderler artarken çalışan sayısının azalacağı anlamına gelir. Bunu finanse edecek genç sayısının azalması da gelirleri düşürür ve SGK açık vermeye devam eder.

Açığı kapatmak için ya gelir artırmanız lazım ya da gider azaltmanız. Emekli maaşlarını azaltamazsınız; zaten düşük. Primleri artıramazsınız; işgücü maliyeti yüksek. Bir asgari ücretli 2.825,90 TL maaş alıyor. Fakat bunun işverene maliyeti SGK, Vergi ve Ücret Maliyeti; 4.382,44 TL’dir.  Hatta yüksek sigorta maliyetleri nedeniyle SGK’ ya asgari ücretten bildiriliyor. Eksik bildirimlerin sonucu olarak; işveren yasal olmayan bu bildirimler nedeniyle risk altında kalıyor, işçi düşük bildirimler nedeniyle emekli olduğunda düşük emekli maaşı alıyor ve düşük bildirimler sonucunda SGK’nın kasasına daha az para giriyor ve Devlet zarar ediyor. Artı, birçok vatandaş emekli olduklarında alacakları emekli maaşları düşmesin diye sigortasız çalışmayı tercih ediyor. (çalışanların %34’ü) Kayıt dışı istihdam ekonomi için son derece sakıncalıdır. Kayıt dışılığı azaltıp, istihdam artırılırsa gelirler de artacaktır. Çalıştıkça ileride emekli olunduğunda düşen bir gelir sisteminden; çalıştıkça emekli olunduğunda yüksek emekli maaşı alınacak bir sisteme geçiş yapılabilir. Aksi halde emeklilik ümidi olmayanlar, özellikle gençler kayıt dışı çalışmayı tercih edeceklerdir. Emekli olanlar çalışmaya devam ediyor, bu durum iş bulamayanlar için sıkıntı oluşturuyor. O nedenle emekli olduktan sonra çalışmak isteyenlerin emekli maaşları belli bir oranda kesilebilir. Meslek liselerinde ilk işe başlama tarihinde öğrencilere sigorta numarası veriliyor. Ancak bu işe başlama tarihi olarak maalesef ki kabul edilmiyor. Bu belki hayata geçirilebilir ve böylece meslek liseleri özendirilir. Hükümetin hayata geçirmeyi planladığı destek sağlanırsa; emekliye kamuda iş imkânı doğacak, düşük faizli kredilerle emeklilerin işyeri açmaları teşvik edilecek ve böylece istihdama katkı sağlanacak. Ek olarak çok çalışana yüksek emekli maaşı da çözüm olarak sunulabilir. Böylece vatandaşın emeklilik yerine çalışma teşviki artar. Ayrıca; ilaç ve tıbbi cihaz sektörlerimiz büyük ölçüde dışa bağımlı, yerli üretim artırılarak SGK’nın giderlerinin azaltılması sağlanabilir.

Saygılarımla,

Yorumlar