Ana Sayfa Yazılar 18.11.2020 125 Görüntüleme

Kör Nokta

                                                                                                                                                                                              

                                                                                                                                                                                              Özkan Çinar
Smmm/SPK Denetçisi             
Yönetim Danışmanı/Eğitmen

Kaynak: www.bdTurkey.com

 

Kör nokta kavramını hemen hepimiz biliriz. En azından araç kullananlar çok daha iyi bilir. Ben yine de bilmeyenler için kısa bir tanım yapıyım dilerseniz.

”Çok şerit değiştiren araçlar bir noktada aracın aynalarından görülemeyecek konuma geçer. Aracın yan ve dikiz aynalardan göremediğinizi bu konuma kör nokta denir.” Kör nokta, trafikte güvenliği tehdit eden en önemli konulardan biridir. Neden mi? Akan bir trafikte en çok kazalar kör noktalar yüzünden olur.

Yaşadığımız hayatta da hata deyip geçtiğimiz, kısmet değilmiş diye avunduğumuz, keşke şöyle yapsaydım deyip pişmanlık duyduğumuz, bizi üzen bir takım olayların da hayatımızdaki bu kör noktalar yüzünden başımıza geldiğini biliyor musunuz?

Aslında, hayatımızda dünden bu güne yaşanmışlıklar ile geleceğe baktığımız da umutsuzluğu, umuda çevirmemize engel olan o kadar çok kör noktalarımız var ki.

Şair Antonio Machado;”gerçeği görmekten çok daha kötü bir şey varsa o da hiç görmemektir” diye söylüyor. Bu özellikle de âşık olduğumuz zaman başımıza gelmez mi? O’nu kaybedeceğimizden korktuğumuz zaman, bazı şeyleri hiç görmemiş olmayı tercih ediyoruz değil mi? Doğru bu. Özellikle de aşk varsa bu çok doğru bir önermedir.

Önyargılarımız da kendimizi görmemizi engelleyen birer kör noktalardır. Başkalarının önyargılarını eleştiririz ve daha kolay görürüz de kendi ön yargılarımızı göremeyiz. İşte buna da kör nokta yanılgısı diyoruz.

Düşlemediğimiz bir yaşantı, yıllar içinde dostlarımızın özellikle de bizi eleştirmek adına kullandığı, içimizde kalan sözler, kaçırdığımız türlü türlü fırsatlar, başarısızlıklar, hiç ulaşamayacağımıza inandığımız hayaller/hedefler, unutulmayan sevgililer beynimizi düğümleyerek takıntılar oluşturur. Aslında bu takıntıların her birisi bugün ve gelecekte aklımızda/beynimizde bir takım kör noktaların oluşmasına sebebiyet vermektedir. Eminim çoğumuzun keşke beynimizi de resetlemenin bir yolu olsa dediğimiz anlar olmuştur.

İşin daha kötüsü bu takıntılara alışmaya başlar insan. Siner, tüm duyularını, reflekslerini kaybeder. Bu nedenle aslında bu nokta tam bir kör noktadır.

İşte tam da bu bulunduğumuz alana “bıçak sırtı kör nokta” demek daha doğrudur. Çünkü bunun ilerisi girdap, uçurumdur. Ama merak, etmeyin dönüş için hâlâ şansımız var.

Unutmayın kör noktaların da, aydınlığı algılamanın da yolu insanın, bilinç seviyesi, kültür, eğitim düzeyi, inanmışlık seviyesine göre değişkenlik gösterir.

     Aslında tüm bu kör noktalar her birini gerçekte olanlar yerine olmasını istediklerinize yoğunlaştığınız bir tür zihinsel aldatmacadır.

Geribildirimleri doğru okumak, yeterli ve doğru performans gösterilmesi, çıkan kör noktaların yok edilmesini sağlayacaktır.

At antrenörleri, atlarının dikkatini koşuya odaklamak ve yarışı kazanmalarını sağlamak için çeşitli taktikler kullanırlar. Bazıları atlar aşağı bakıp gölgelerden ürkmesin diye burun bantları kullanır. Yarış yapılacak pistin özelliklerine göre farklı tipte nallar da kullanılır. Antrenörlerin en fazla kullandıkları aksesuar, atın çevresel görüşünü sınırlayan, deriden yapılmış, yarım ay şeklindeki at gözlükleridir. Bu at gözlükleri, yanlarda ve arka tarafta bulunan her şeyi kapatarak, hayvanın önündeki atlara ve bitiş çizgisine odaklanmasını sağlar.

Sen de şimdi derin bir nefes al. Tüm beklentilerini bir yere bırak ve bitiş çizgisine odaklan. Hayatını daha nasıl hem kendine /hem çevrene verimli yaşayabilirsin ona bak.  Unutma; yarım bardak suyu 10 dakika tutmanla aynı yarım bardak suyu 2 saat tutmanın arasında büyük bir fark var. Seni yoran insanları anıları bir kenara bırak. Önemli olan sensin. Kendini BİL / Kendini TANI.

Kendini bil/Kendini Tanı/Kendini oku.
Kendini bil ki, kimseye söz düşmesin.
Kendini tanı ki, alanını belirle ve koru.
Kendini oku ki, seni yerinden oynatılamaz bir kaya zannetsinler.
Kendini bil ki, kendini geliştirmek için başkalarının onayına ihtiyacın kalmasın.
Eksiğini de fazlanı da sen bil.
Faydalı olması ümidiyle…

Yorumlar

İlginizi çekebilir

Süresi Yaklaşan e- Uygulamalar

Süresi Yaklaşan e- Uygulamalar