Ana Sayfa Yazılar 19.08.2022 329 Görüntüleme

İzaha Davet Yazısı Tebliğ Edilen Mükellef Ne Yapmalıdır?

EROL ÇEMBER
Yeminli Mali Müşavir

 

Hiçbir mükellef yoktur ki, vergi dairesinden gelen tebligat ile tedirgin olmasın. Bu tebligatlardan birisi de mükellefin izaha davet edildiği yazılardır.

İzaha davet uygulaması nedir? Bir mükellefe neden izaha davet yazısı gönderilir? Kendisine izaha davet yazı tebliğ edilen mükellef ne yapmalıdır? Yazımızda bu sorulara cevap arayacağız.

Bilindiği üzere ülkemizde vergileme sistemi, beyan esasına dayanmaktadır. Mükellefler, vergi kanunlarının öngördüğü defter ve belge düzenine göre kayıtlarını yaparlar ve ödenmesi gereken vergiyi hesaplayıp beyan ederler.

Mükelleflerin beyanlarının doğru olup olmadığının kontrolü ise ancak vergi incelemeleri ile gerçekleşmekte, ancak vergi incelemeleri hem çok uzun sürmekte hem de inceleme oranının son derece yetersiz olması nedeniyle, mükellefler arasında haksız rekabete yol açmaktadır.

Gün geçtikçe her türlü bilgi elektronik veriler şeklinde depolanır hale gelmiş, verilerin elektronik yollarla toplanması ve toplanan bu verilerin daha etkin kullanılmaya başlanılmasıyla da mükelleflerin beyanlarının doğruluğunun sorgulanabilme imkânları da buna bağlı olarak artmıştır.

Vergi incelemelerinin çok uzun sürmesi ve yeterli olmaması nedeniyle, yüksek maliyeti gerektirmeyen, hızlı işleyen bir müessesenin varlığı zorunlu hale gelmiştir. İzaha davet müessesesinin ortaya çıkmasının da en büyük etkeni budur.

İzaha Davet Nedir?

İzaha davet uygulaması; bilgi, belge, bulgu ve verilerden hareketle yapılan analizler neticesinde tespit edilen konular kapsamında, vergi kaybına neden olma ihtimalleri bulunan mükellefler hakkında yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitlerle ilgili olarak mükelleflerden açıklama talep edilmesidir.

İzaha davet uygulaması ile belirlenen konular kapsamında İdare tarafından yapılan tespitlere ilişkin olarak öncelikle mükelleflerden açıklama talep edilerek, mükelleflerin olayların gerçek mahiyetinin tespitinde katkıda bulunması, vergiye gönüllü uyumun artırılması ve İdare ile mükellef arasındaki uyuşmazlıkların azaltılmasının sağlanması amaçlanmaktadır.

İzaha Davet Edilen Mükellefler Ne Yapmalıdır?

Kendilerine izaha davet yazısı gönderilen mükellefler, yazının tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde yazılı olarak veya ilgili komisyona sözlü olarak izahta bulunabilirler. Mükellefler yazılı izahatı, internet vergi dairesi üzerinden yapabilecekleri gibi doğrudan bağlı oldukları vergi dairesine yazılı olarak da yapabilirler.

Süresinde yapılan izah, Ön Tespit ve İzah Değerlendirme Komisyonu tarafından en geç 45 gün içerisinde değerlendirilerek sonuca bağlanması gerekir.

İzaha davet yazısı tebliğ edilen mükellefler, yazının kendilerine tebliğ edildiği tarihten başlayarak 30 uncu günün sonuna kadar izahta bulunabilecekleri gibi izah yerine geçecek beyanname de verebilirler.

Komisyon tarafından izah değerlendirme sonuç yazısının tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 uncu günün sonuna kadar izahı kabul edilmeyen mükelleflerin Vergi Usul Kanununda belirtilen indirimli ceza uygulamasından yararlanabilmeleri için ön tespit konusuyla ilgili olarak izaha davet kapsamında beyanname vererek ödeme yapmaları gerekir.

Kendilerine SMİYB Kullanımı ön tespit yazısı gönderilen mükelleflerin, yazının tebliğ tarihinden itibaren 30 uncu günün sonuna kadar beyanname ve/veya bildirimlerini düzeltmeleri gerekmektedir.

İzahın Değerlendirilmesi Sonucunda Neler Yapılır?

Mükellefler tarafından vergi kaybına sebebiyet verilmediğine dair yapılan izahın;

– Komisyonca kabul edilmesi yani vergi kaybı olmadığının değerlendirilmesi durumunda, bu durum mükellefe bildirilir.

Komisyonca ön tespit konusuyla ilgili olarak vergi kaybına neden olmadığı değerlendirilen mükellefler hakkında vergi incelemesine veya takdir komisyonuna sevk işlemi yapılmaz.

– Komisyonca yeterli bulunmaması halinde alınan karar mükellefe bildirilerek ön tespit tutanağındaki tutarın beyan edilerek ödenmesi gerektiği belirtilir. Bu bildirim üzerine mükellefin, kararın tebliğ tarihten itibaren 30 gün içerisinde hiç verilmemiş olan beyannamesini vermesi veya eksik ya da hatalı beyanını düzeltmesi gerekmektedir.

İzahı kabul edilmeyen mükellefler tarafından ön tespitte belirtilen hususlara ilişkin olarak izaha davet kapsamında beyanname verilmesi ve beyan üzerine tahakkuk edecek vergilerin de ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, gecikme zammı oranındaki izah zammıyla aynı sürede ödenmesi şartıyla kayba uğratılan vergi üzerinden %20 oranında vergi ziyaı cezası kesilecektir.

Yapılan izahın; kayba uğramış olabilecek vergi tutarını doğrular nitelikte olması veya yeterli bulunmaması ve mükellef tarafından da ön tespit konusuyla ilgili olarak beyanname verilmemiş olması halinde vergi incelemesine veya takdir komisyonuna sevk işlemleri yapılır.

Kaçakçılık Fiilini İşleyenlerde Durum Nedir?

Vergi Usul Kanununda yer alan kaçakçılık fiilleriyle verginin kayba uğratılmış olabileceği hallerde, haklarında ön tespit yapılanlar izaha davet edilmezler.

Ancak sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinin işlenmiş olabileceğine dair yapılan ön tespitlerde, kullanılan sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge tutarı, bir takvim yılında (2022 yılı için) 148.000 Türk lirası geçmeyen veya bu tutarı geçse dahi ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının %5’ini aşmayan mükelleflere SMİYB ön tespit yazısı tebliğ edilir.

Mükelleflerce, haklarında yapılan tespite ilişkin yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde, hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, gecikme zammı oranında bir zamla aynı sürede ödenmesi şartıyla vergi ziyaı cezası, kayba uğratılan vergi üzerinden %20 oranında kesilir. Ancak bu durum vergi incelemesi yapılmasına ve gerekirse tarhiyatın ikmaline engel teşkil etmez.

İndirimli Kesilen Ceza İçin Mükelleflerin İndirim veya Uzlaşma Hakkı Var mıdır?

Vergi Usul Kanununun 370 inci maddesinin (a) fıkrası kapsamında %20 oranında vergi ziyaı cezası kesilmesi halinde, bu ceza için, mükellefler indirim talep edebilirler veya tarhiyat sonrası uzlaşma başvurusunda bulunabilirler.

Söz konusu Kanunun 370 inci maddesinin (b) fıkrası kapsamında sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinden dolayı ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilen mükellefler ise kesilen cezaya ilişkin tarhiyat sonrası uzlaşma başvurusunda bulunamaz ancak Vergi Usul Kanunu kapsamında cezada indirim talep edebilirler.

İndirimli Ceza Koşullarını Taşımayan Mükelleflerin Beyanname Vermeleri Durumunda Uygulanacak Ceza Nedir?

Vergi Usul Kanunu kapsamında indirimli ceza uygulanması için gereken şartlardan herhangi birini taşımadığı anlaşılan mükelleflerin, vergi incelemesine başlanılmadan veya takdir komisyonuna sevk edilmeden beyannamelerini vermeleri durumunda, kayba uğratılan vergi üzerinden Vergi Usul Kanununu uyarınca %50 oranında vergi ziyaı cezası kesilir.

Mükellef 30 Gün İçinde Ödeme Yapmaz İse Ne Olur?

Vergi Usul Kanunu kapsamında verilen beyanname üzerine tahakkuk eden vergiler ile izah zammının mükelleflerce 30 günlük süre içerisinde ödenmemesi durumunda, %20 oranında kesilmiş olan indirimli ceza, %50 oranı esas alınarak ikmal edilir ve izah zammı gecikme faizine dönüştürülür.

İzaha davet uygulaması ile vergi kaybına sebebiyet vermediği anlaşılan mükelleflerin konuyla ilgili vergi incelemesine veya takdire sevk edilmesi önlenmekte, vergi kaybına sebebiyet verilen durumlarda ise belirli şartlar dahilinde indirimli ceza uygulanmak suretiyle mükelleflerin daha ağır müeyyidelerle karşı karşıya kalmasını engellemektedir.

Tüm okuyucularıma sağlıklı günler dilerim.

Yorumlar