Ana Sayfa Yazılar 23.03.2021 245 Görüntüleme

KENDİ İNSANIMIZ HARCANIYOR…

Selahattin İPEK

Smmm/Bağımsız Denetçi

Sürekli bir tedirginlik durumu hâkim olan Ülkem ‘de, öngörüsüz hareketlerin sonunda maalesef kayıplar vatandaşa yansıyor.

Bu topraklarda bakanlık etmiş bir bakan sonrasında görevlendirildiği üst bürokratlık makamından “Görevden alınmam nedeniyle de şükranlarımı arz ediyorum!” diyerek davul, zurnayla malum görevden alınmasını duyurdu. (Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal görevden alınarak yerine, Prof. Dr. Şahap Kavcıoğlu atanmıştır-Cumhurbaşkanı Karar:2021/152-20.03.2021 Tarihli Resmi Gazete)

Peki, bu durumdan vatandaşa ne? Özet olarak bakmaya çalışalım.

Sürekli bir tedirginlik durumu hâkim olan Ülkem ‘de, öngörüsüz hareketlerin sonunda maalesef kayıplar vatandaşa yansıyor.

Negatif olarak olan olmakta. Bir gece ansızın yapılan değişimler; birlikte yol alınırken yapılan yanlışların kabulü ile sonlanmıyor sadece(!) Göreve getirdiğimizi yine bir gece yarısı görevden alarak harcıyor durumunda olmak, yönetişim bozukluğundan ziyade aynı zamanda güven bunalımına da sebebiyet verir.

Bizim vatandaş olarak en büyük korkumuz işte tam da sosyal bir devlette yaşamıyor olmamız. Konuyu değiştirmeden toparlıyorum.

Neden mi?

İskandinav ülkeleri yani Norveç, Finlandiya, İsveç, İzlanda, Danimarka vatandaşları gelecek korkusu yaşamaz. Ülkesine güvenir ve yaşam hakkının kutsallığına bağlılık en üst seviyededir. Bu ülkelere hükümet edenler, fütursuz bir yaklaşımla keyfi kararlar vermez. Veremez. Vermemeli.

O halde sorguyu bir başka bakış açısından yapalım.

Ülkemin bir vatandaşı olarak ben bile yarınıma güvenemiyorsam, elin gâvurunu nasıl yatırıma çağırmalıyız?

Delikli kuruşu isterken bile yüzümüz kızarmalı.

Bu gibi yapay yönetişimsizlik sorununun çıkarımı yine işçiye, üretene değil mi?
İstiklal, istikbal, istihsal(istihdam) bu şekli yönetimde tehlike arz ediyorsa halline bakılmalı.

Ya yoksa bilinen amiyane tabirle; “kurunun yanında yaş da yandı”

Bu günahsız vatandaşın üzerine yıkılacak bir yığın borç yükünün müsebbibi olanlar, yananları gördükçe daha da bir özenle hareket etmeliler.

Doğruyu söylemek gerekirse, yabancı güçler ve yabancılaşmış gurbetçilerde hazır davul, zurna eşliğinde göbek atıyordur yine.

Bir öngörü de benden olsun diye iddialı olmayan çıkarım yapacak olursam; ABD Dolar, Türk Lirası karşısında yazıyı yazdığım sıralarda 8,00 seviyesinde bulunmaktadır. Bu direnç kırılırsa daha üst seviyeleri de görebilir elbette. Ne kadar bir üst seviye diye merakımızı yaşayarak gidereceğiz.

Diyerek havalı bir sonuçlandırma yapıyorum.

Hayırlı olsun

Selahattin İPEK

SMMM/Bağımsız Denetçi

Yorumlar

İlginizi çekebilir

Yeni Bir Varlık Barışı

Yeni Bir Varlık Barışı