Ana Sayfa Yazılar 23.06.2020 916 Görüntüleme

KAÇ MÜKELLEFİNİZ VAR?

OSMAN YILMAZ

YMM                                                                                                                                                                      

Bu defa yazıma meslek tarihinin en klasik ve en komik sorusu ile başlamak istiyorum izninizle.
Bu soruya şu şekilde ve aslında doğru cevap verdiğinizde diyebilirsiniz ki “ Hiç mükellefim yok. Ben vergi dairesi miyim ki mükellefim olsun. Benim elinizin artığı 46 tane muhasebe müşavirlik hizmeti verdiğim müşterim var. “ Gerçi bu entelektüel ağırlıkta bu denli sofistike ve oldukça da gıcık bir yanıt veren meslektaşımız meslek tarihinde ortaya çıkmamıştır muhtemelen. Çıkmamasını da tavsiye ederim. Böyle bir cevap ne kadar itici ise de sorunun kendisi aslında daha çok iticidir. Kaç mükellefiniz var? Sorusu bir kapasite ölçümü, bir güç tartımını amaçlar. Yeni büro açmış genç meslektaşlarım o duyguyu hissettikleri dönemler olmuştur sanırım. Soruluş yeri ve şekli ve amacı itibariyle iyi intiba bırakan bir soru değildir. Müşterisi sayısal olarak fazla olanlara bu soru sorulduğunda onlar fazla travmatik karşılamazlar bu soruyu. Hatta gururlanarak 476 mükellefim var der sanki vergi dairesiymiş gibi.
Şimdi lafı fazla uzatmadan iki doğru tespit iki doğru iş yapmalıyım.
Bir; SMMM veya YMM (YMM lerde müşteri diye tanımlanması çok yaygın. Kendileri müşteriye mükellefim demezler, ancak elemanlarında alışkanlık gereği mükellef denildiği göze çarpıyor zaman zaman) meslektaşlarım müşterisine mükellefim demekten vazgeçmelidir. Onlar vergi dairesinin mükellefidir, sizden hizmet alan müşterilerdir. Peki avukatlar da müvekkil diyorlar. Avukatlar müşterilerine müvekkil, müvekkile derler. Oradaki ifade doğrudur. Çünkü avukata vekalet veren onu vekil tayin edenin adı erkekse müvekkil, kadınsa müvekkiledir.
İki; Müşteri sayısı tek başına bir muhasebe firmasının, kurumunun ekonomik çapını, aylık, yıllık gelir düzeyini ölçmek (tahminlemek) için yeterli ölçü değildir. Müşterinin sayısı değil niteliği önemlidir. Yazının ilk bölümünde 476 müşteri rakamı tesadüfen yazılmamıştır. 1990 larda bizzat gözlemlenmiş bir muhasebe vakıasıdır. 476 (mükellefi) müşterisi olmakla övünen rahmetli olmuş bir meslektaşımın kendinden on kat daha az müşterisi olan başka bir meslektaşın kendisinden iyi kazandığını söylediğine defalarca tanık oldum. Müşteri sayısı çok olan meslektaşlarımda şunu gözlemleyebildim. Pareto oranı gibi bir oransal sistematik işliyor adeta.. Gelirin %80 i müşterinin %20 sinden geliyor. Giderin %20 si %80 gelir getirenlere yapılıyor.
Sözü sonuçlandırmadan genç meslektaşlarıma başarı, bol ve bereketli kazançlar diledikten sonra . Müşteriye mükellef demeyeceğiz. Müşteri sayısını kafaya takmayacağız.

Yorumlar