Ana Sayfa Yazılar 26.10.2021 633 Görüntüleme

Vergi Usul Kanunu Ve Diğer Kanunlarda Değişiklik Yapılmıştır. (1)

ŞENOL DÖNDER

SMMM

26 Ekim 2021 gün ve 31640 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Vergi Usul Kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun yayınlanmış ve değişikliğe gidilmiştir.

Başlıklar halinde incelemek gerekirse ;

* Basit usulde tespit olunan kazançlarda gelir vergisi istisnası getirilmiştir. Buna göre ilgili maddede,

MÜKERRER MADDE 20/A – Bu Kanuna göre kazançları basit usulde tespit olunan mükelleflerin 46’ncı maddeye göre tespit edilen kazançları gelir vergisinden müstesnadır. denilmektedir.

Bu durumda da  193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 47 ve 48’inci maddelerinde belirtilen şartlara topluca haiz olup basit usulde vergilendirilen ve basit usulden faydalanamayacaklar arasında yer almayan mükelleflerin ticari kazançları, gelir vergisine tabi tutulmayacaktır. İstisna kapsamındaki bu kazançlar için YGV beyanı ve diğer gelirler dolayısıyla beyanname verilmesi halinde de bu kazançlar (Basit usul kazançları) beyannameye dâhil edilmeyecektir.

Basit usulde vergilendirilen mükellefler 2021 yılında başlamak üzere 2021 yılında elde ettikleri kazançlar da, gelir vergisinden istisna tutulmuştur. Bu mükellefler 2021 yılından itibaren yıllık gelir vergisi beyannamesi vermeyecek-lerdir. Başka gelirleri nedeniyle de YGV beyanı verseler dahi bu kazançları beyannameye dahil edilmeyecektir.

Büyük bir soru işareti olarak hafızalarda yer alacak şu bölümü sizlerle paylaşmak isterim. Basit usulde vergilendiri-len mükellefler beyanname vermeyeceklerine rağmen gelir ve giderler için belge düzenleyecek ve belge alacaklardır.  Kayıtlar da yine Defter Beyan Sisteminden Esnaf odalarınca veya meslek mensuplarınca tutulacaktır.

Ayrıca, 2021 yılında ciroları 240.000 TL. nin altında olanlar da Gelir Vergisinden muaf tutulmuşlardır.

2021 yılı sonunda GVK 48. maddesine göre;

1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satanların yıllık alımları tutarının 150.000. -TL veya yıllık satışları tutarının 240 bin TL yi aşması

2.1 numaralı bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşanların bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hâsılatının

76.bin TL.yi aşması,

3. 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı işlerin birlikte yapılması halinde yıllık satış tutarı ile iş hâsılatı toplamının          150 bin TL.yi aşması, durumunda,

2022 yılında Gerçek usulde defter beyan sisteminden İşletme defteri tutacaklardır.

(7338 SK Md.1-4-5-6-7) maddelerinde de belirtildiği üzere bu tutarlar Cumhurbaşkanlığı kararı ile artırabilinecektir.

* Gelir Vergisi Kanuna eklenen Mükerrer Madde 20/B İle Sosyal İçerikli paylaşımlar İle mobll cihazlar için uygulama geliştiriciliğinde kazanç istisnası uygulanacaktır.

İnternet ortamındaki sosyal paylaşım ağlarından sosyal amaçlı paylaşım ile  akıllı telefon veya tablet gibi mobll cihazlar için geliştirilen uygulamalar, üzerinden yüksek tutarlar üzerinden bazı kişiler tarafından kazanç  elde edilmektedir.

Sosyal paylaşım ağları üzerinden youtuber, vlogger/tiktoker/bloker olarak adlandırılan, şahıslarr sosyal paylaşım ağları üzerinden reklâm gelirleri, sponsorluk ve satış gelirleri, bağışlar, bahşişler ücretli abonelik gelirleri gibi çeşitli kazançlar sağlanmaktadır.

Sosyal medya üzerinden gelir  edenlerin kazançları, Türkiye’de kurulu bir bankada bu faaliyetleri için özel bir hesap açmaları ve bütün gelirlerini bu hesap aracılığı ile elde etmeleri koşulu ile ve bu hesaplara her ay üzerinden gelen gelir tutarı üzerinden yüzde 15 stopaj kesilecek ve vergi dairesine yatırılacaktır. Sosyal medya üzerinden elde edilen kazancın gelir vergisi kanununun 103. maddesinde yazılı tarifteki dördüncü gelir dilimindeki tutarı aşması halinde ki bu tutar 2021 yılı için 650.000 TL. dir. Bu gelirin tamamı için YGV beyannamesi verilecek, bu sınıra kadar da kesilen yüzde 15 G.v. stopajı mahsup edilecektir. İlgili dönemdeki tutarının da aşmaması halinde YGV. beyanı verme, defter tutma, belge düzenleme ve ibraz yükümlülükleri olmayacaktır. Yine sosyal medya üzerinden yapılacak teslim veya hizmetler karşılığında elde edilen kazançlar Kdv den istisna olacaktır.

*  Yine Kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan tarımsal destek ödemeleri gelir vergisinden istisna olacaktır.

* Daha önce dört dönem halinde verilen Geçici Vergi Beyanlarında değişiklik yapılmıştır  son dönem verilen geçici vergi beyanı kaldırılmıştır. Yılın ilk dokuz ayı için üçer aylık dönemler itibariyle geçici vergi beyanları verilmeye devam edecektir. 

Bu değişiklikle geçici vergi dönemleri 01.01.2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aşağıdaki şekildedir.

Birinci dönem         :    Ocak – Şubat – Mart ayları yine Mayıs ayı içerisinde

İkinci dönem          :    Nisan – Mayıs – Haziran ayları yine Ağustos ayı içerisinde

Üçüncü dönem      :    Temmuz – Ağustos – Eylül ayları yine Kasım ayı içerisinde beyanlar verilecek ve tahakkuk ettirilecektir.

Yukarıda belirtildiği üzere bu dönemler 01.01.2022 tarihinden itibaren geçerli olup 2021 Yılı 4. Dönem Geçici Vergi Beyannamesi son olarak verilecektir.

*  193 sayılı Kanunun mükerrer 121 inci maddesinin ikinci fıkrasının (2) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. Vergiye uyumlu mükelleflere vergi indiriminin düzenlendiği GVK Mükerrer Madde 121’nin 2. fıkrasının 2. bendinde değişiklik yapılmakta, indirimden yararlanma koşulu olan indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki 2 yılda haklarında tarhiyat yapılmamış olması koşulu, yapılan tarhiyatların kesinleşmesine bağlanmaktadır. Dolayısıyla maddede belirtilen süre içerisinde haklarında tarhiyat yapılmış olmakla birlikte tarhiyatın kesinleşmiş olması halinde de mükelleflerin anılan indirimden yararlanabilmeleri sağlanacaktır.             Söz konusu süre içerisinde kesinleşen tarhiyatın birinci fıkrada belirlenen indirim tutar sınırının %1’inden az olması durumunda da indirimden yararlanma şartları ihlal edilmiş sayılmayacaktır.

Diğer taraftan, maddeyle mezkûr bentteki vergi indiriminden yararlanılabilmesi için beyana tabi vergi türleri itibarıyla kesinleşmiş bir tarhiyat bulunmaması koşulunda da değişiklik yapılmıştır. ikmâlen, re’sen veya idarece yapılmış ve kesinleşmiş bir tarhiyat bulunmaması koşulu vergi beyannamelerindeki vergi türleri itibarıyla sınırlandırılmaktadır. Dolayısıyla kesinleşmiş tarhiyat bulunmaması kuralı maddenin beşinci fıkrasında tanımlanan vergi beyannameleriyle sınırlanmıştır. Bu değişiklik 01 Ocak 2022 tarihinden itibaren geçerli olacaktır.

2021 Yılı için verilecek yıllık GV ve KV beyannameleri için bu hüküm uygulanacaktır.

*  Dijital Vergi Daireleri Kurulacaktır. 

Fiziki ortamdan bağımsız olarak elektronik ortamda vergi dairesinin kurulması, vergi dairelerinin diğer vergi dairelerinin şubesi olarak belirlenmesi suretiyle mükelleflere hızlı ve etkin hizmet verilebilmesinin sağlanması, vergi dairesince yapılan işlemlerin elektronik ortamda kurulan vergi daireleri tarafından da yerine getirilmesini temin edecek düzenlemeler yapma konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığına yetki verilmektedir.

*Yurt dışındaki vatandaşlarımıza tebligatların ulaştırılmasında yenilikler yapılmıştır. 

Yabancı memleketlerde bulunanların kendilerine yapılacak tebligattan daha hızlı bir şekilde haberdar olmasının sağlanması ve tebligat sürecinin etkinleştirilmesi amacıyla, yabancı memleketlerde bulunan Türk vatandaşlarına yapılacak tebligatta hangi usullerin izleneceği ile vergi dairelerinin yabancı memleketlerde bulunan kimselere tebliğ olunacak evraklarının, Gelir idaresi Başkanlığına gönderilmeksizin, vergi dairesi başkanlıkları, vergi dairesi başkanlığı bulunmayan yerlerde defterdarlıklar tarafından doğrudan yurtdışı temsilciliklerine gönderilmesine ilişkin hükümler VUK97’nci maddesine eklenmektedir.

 İlan yoluyla yapılan tebliğat

Konusu her biri için ayrı ayrı olmak üzere, 3.600 Türk lirasından fazla vergi veya vergi cezasına taalluk ettiği takdirde ilanın ayrıca Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri açısından Gelir idaresi Başkanlığının diğerleri için ilgili idarenin resmî internet sitesinde de duyurulabilmesi ve Hazine ve Maliye Bakanlığının söz konusu tutarı on katına kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, duyurunun kapsamı, şekli, zamanı ve süresiyle maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olması temin edilmektedir.

* Vergi dairesi müdürlerinin düzeltme konusunda bir kısım yetkilerine astlarına devredebilirken, bir kısmında ise yetki devri yapılamamaktadır.

Diğer taraftan, kısa zaman dilimlerinde yapılan adres değişikliğine bağlı olarak mükelleflerin bağlı oldukları vergi dairelerinde değişiklikler olmakta ve değişiklik öncesi dönemlere ilişkin olarak bir önceki vergi dairesi nezdinde işlem yapılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır.

Bu hususların meydana getirdiği sorunların çözülmesi amaçlarıyla, 213 sayılı Kanunun 120’nci maddesinde değişiklik yapılarak standart ve hata yapma olasılığının az olduğu düzeltme işlemlerinde (mükerrer ödemeden kaynaklanan, düşük tutarlı olan vb. düzeltme işlemlerinde) yetki devri yapılabilmesi ile ilgili dönemde bağlı olunan vergi dairesi tarafından yapılması gereken düzeltmelerin diğer vergi daireleri tarafından da yapılabilmesine izin verme ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirleme konusunda Gelir İdaresi Başkanlığına yetki verilmektedir.

* Vergi İncelemeleri dijital ortamda yapılması sağlanacaktır. 

Ticari faaliyetlerin icrasında değişen iş yeri kavramı, vergi incelemesine taraf olan mükelleflerin büyük çoğunluğunun elektronik defter ve belge kullanması, dijital olarak veri depolama olanaklarının çeşitlenmiş olması, incelemelerin daha çok teknolojik ekipmanlar kullanılmak suretiyle yapılması, inceleme süreçlerinin dijital ortama taşınması gibi gelişmeler uzaktan incelemeyi mümkün hale getirmektedir.

* İncelemeye başlamada tutanak düzenlenmeyecek. incelenmeye başlandığı mükellefe yazı ile bildirilecektir.

Vergi Usul Kanunu’nun 140. maddesinde yapılan değişiklik ile Vergi incelemesine başlama tarihi ve prosedürü değiştirilmiştir. Düzenlemeye göre incelemeye başlamada tutanak düzenlenmeyecek, incelemeye başlandığı mükellefe yazıyla bildirilecektir.

* Vergi Usul Kanununa eklenen 170/A maddesi ile Mükelleflerin bildirmek zorunda oldukları bilgilerin, kamu kurum ve kuruluşları tarafından Maliye’ye yazılı veya elektronik olarak bildirilmesi halinde, bu bildirimler mükellefler tarafından yapılmış bildirim olarak kabul edilecektir. Bu şekilde kabul edilecek bildirimleri mükellefiyet grubu, faaliyet konusu, vergi türü, iş yeri türü, gelir unsuru ve şirket türünü ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak tespit etmeye ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili kılınmaktadır.

* Elektronik defterlerde tasdiki zorunlu konularında değişiklik yapılmıştır. 

Vergi Usul Kanununa eklenen 226/A maddesi ile fiziki ortamda tutulan defterlerde bulunan tasdik zorunluluğuna benzer şekilde, Hazine ve Maliye Bakanlığının Ticaret Bakanlığı ile müştereken veya kendisi tarafından belirlediği usul, esas ve süreler dâhilinde söz konusu defterler için berat alınması veya defterlerin onaylanmasının bu Kanun uygulamasında tasdik hükmünde sayılması, berat alınması ve onay işlemlerinde belirlenen usul, esas ve sürelere uyulmaması halinde ise defterlerin tasdik ettirilmemiş sayılacaktır.

Vergi Usul Kanunun 227’nci maddesinde değişiklik yapılarak, mezkûr Kanun uygulamasında mükelleflere kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgelerin vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılması uygulaması kapsamına elektronik belge olarak düzenlenmesi gereken belgeler de dâhil edilmektedir.

* Yeminli Mali Müşavirlere 60 günlük ek süre verilecektir. 

Vergi Usul Kanunu ‘un mükerrer 227’nci maddesinde yapılan değişiklikle, yeminli mali müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibrazı şartına bağlanan muafiyet, istisna, zarar mahsubu ve benzeri konularda, tasdik raporunun süresi içerisinde ibraz edilmemesi durumunda, mükellefe tebliğ edilmek şartı ile 60 günlük bir mühlet verilmesi ve bu süre içinde verilmesi halinde tasdik raporunun zamanında verilmiş sayılması; tasdik raporunun bu süre içinde ibraz edilmemesi halinde ise tasdike konu haktan yararlanamaması düzenlenmiştir.

* Gider pusulalarında düzenlemelere gidilmiştir. 

Gider pusulasının düzenleme süresi 7 gündür. Banka ve ödeme kuruluşlarınca ve Ptt tarafından düzenlenen belgeler ile kanun uygulamasında belge düzenleme yükümlülüğü bulunmayan kamu kurum ve kuruluşlarının tabi oldukları diğer ilgili mevzuat dahilinde düzenledikleri belgeler gider pusulası yerine kabul edilmekte ve bu hallerde mükellefler tarafından ayrıca gider pusulası düzenlenmemesi sağlanmaktadır.

Yazımız devam edecektir.

Saygılarımla,

 

 

Yorumlar