Ana Sayfa GENEL 30 Eylül 2022 123 Görüntüleme

Danıştay Kararı : 6736 SAYILI YASA KAPSAMINDA YAPILAN MATRAH ARTIRIMI TALEBİNDEN VAZGEÇİLEBİLMESİ ŞARTLARI •KURUMLAR VERGİSİ VE KATMA DEĞER VERGİSİ MATRAH ARTIRIMLARININ İPTAL EDİLMESİ İSTEMİNİN REDDİ

  6736 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanmak suretiyle davacı şirketin muhasebecisi tarafından yapılan 2016 yılı kurumlar vergisi ve katma değer vergisi matrah artırımlarının iptal edilmesi isteminin reddi yolundaki işlemin iptali istemine ilişkindir.
  Matrah arttırımı için meslek mensubu ile yükümlü arasında özel sözleşme şartı bulunmadığı neden gösterilerek reddedilmesi üzerine değinilen işlemin dava konusu edildiğinin anlaşıldığı olayda, meslek mensuplarının mükellef adına işlem yapabilmelerinin taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşmeye bağlandığı, bu sözleşmenin yıllık olarak yeniden düzenlenip vergi dairesine de bildirilmesi gerektiği, sözleşmenin genel kapsamlı olmayıp verilen yetkileri açıkça gösterecek şekilde düzenlenmiş olması gerektiği, matrah arttırımında bulunan meslek mensubunun ibraz ettiği sözleşmenin 01/08/2015-31/12/2015 dönemini kapsaması, 2011 ila 2015 yıllarına ilişkin 2016 yılında matrah arttırımı bildiriminin verilmesi, sözleşmenin “muhasebe işlemleri ve beyanname gönderme” olarak belirlenmiş sınırlı bir yetki içermesi, matrah arttırımı yönünde verilmiş bir yetkinin gerek sözleşme kapsamında yer almaması gerek daha sonra bu hususta meslek mensubuna verilmiş yazılı bir yetki belgesinin bulunmaması karşısında, davacı şirket için borçlandırıcı bir muamele olan matrah arttırım işleminin yetkili olmayan meslek mensubunca yapılmış olduğu ve şirket yetkililerinin bizzat bu yönde başvurusunun bulunmadığı anlaşıldığı dolayısıyla şirket adına yetkisiz kişi tarafından gerçekleştirilen matrah arttırımın şirketi borç altına sokması mümkün olmadığından anılan matrah arttırımının iptali isteminin reddedilmesinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.   6736 sayılı Yasa kapsamında yapılan matrah artırımı talebinden vazgeçilebilmesi ancak 25/11/2016 tarihine kadar mümkün olduğu, bu tarihten sonra yapılan başvuru ile matrah artırımı talebinden vazgeçilemeyeceği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.   Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Meslek mensubunun mükellefle yapmış olduğu ve içeriği “muhasebe işlemleri ve beyanname gönderme” olan sözleşmenin 01/08/2015-31/12/2015 tarihlerini kapsaması, söz konusu sözleşmede matrah artırımında bulunulacağına dair özel bir yetki verilmemesi, 01.01.16 tarihinden itibaren mükellefle meslek mensubu arasında yeni bir sözleşme yapılmamış olması gibi sebeplerle yetkisiz kişi tarafından gerçekleştirilen matrah artırımının şirketi borç altına sokması mümkün değildir.

İlgili Danıştay Kararı aşağıdadır.

T.C.
DANIŞTAY
Üçüncü Dairesi
Esas No : 2018/5633
Karar No : 2022/574
Tarih : 10.02.2022
  • 6736 SAYILI YASA KAPSAMINDA YAPILAN MATRAH ARTIRIMI TALEBİNDEN VAZGEÇİLEBİLMESİ ŞARTLARI
  • KURUMLAR VERGİSİ VE KATMA DEĞER VERGİSİ MATRAH ARTIRIMLARININ İPTAL EDİLMESİ İSTEMİNİN REDDİ
  • MALİ MÜŞAVİR İLE YAPILAN SÖZLEŞMENİN GENEL KAPSAMLI OLMAYIP VERİLEN YETKİLERİ AÇIKÇA GÖSTERECEK ŞEKİLDE DÜZENLENMİŞ OLMASI GEREKTİĞİ
  • MATRAH ARTTIRIMI YÖNÜNDE VERİLMİŞ BİR YETKİNİN SÖZLEŞME KAPSAMINDA YER ALMAMASI
  • MESLEK MENSUBUNUN MÜKELLEFLE YAPMIŞ OLDUĞU VE İÇERİĞİ “MUHASEBE İŞLEMLERİ VE BEYANNAME GÖNDERME” OLAN SÖZLEŞME
  • ŞİRKET MÜDÜRÜNÜN MATRAH ARTIRIM TALEBİNİN BİLGİLERİ DIŞINDA VERİLDİĞİ İDDİASI

İÇTİHAT METNİ

ÖZET :

  6736 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanmak suretiyle davacı şirketin muhasebecisi tarafından yapılan 2016 yılı kurumlar vergisi ve katma değer vergisi matrah artırımlarının iptal edilmesi isteminin reddi yolundaki işlemin iptali istemine ilişkindir.

  Matrah arttırımı için meslek mensubu ile yükümlü arasında özel sözleşme şartı bulunmadığı neden gösterilerek reddedilmesi üzerine değinilen işlemin dava konusu edildiğinin anlaşıldığı olayda, meslek mensuplarının mükellef adına işlem yapabilmelerinin taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşmeye bağlandığı, bu sözleşmenin yıllık olarak yeniden düzenlenip vergi dairesine de bildirilmesi gerektiği, sözleşmenin genel kapsamlı olmayıp verilen yetkileri açıkça gösterecek şekilde düzenlenmiş olması gerektiği, matrah arttırımında bulunan meslek mensubunun ibraz ettiği sözleşmenin 01/08/2015-31/12/2015 dönemini kapsaması, 2011 ila 2015 yıllarına ilişkin 2016 yılında matrah arttırımı bildiriminin verilmesi, sözleşmenin “muhasebe işlemleri ve beyanname gönderme” olarak belirlenmiş sınırlı bir yetki içermesi, matrah arttırımı yönünde verilmiş bir yetkinin gerek sözleşme kapsamında yer almaması gerek daha sonra bu hususta meslek mensubuna verilmiş yazılı bir yetki belgesinin bulunmaması karşısında, davacı şirket için borçlandırıcı bir muamele olan matrah arttırım işleminin yetkili olmayan meslek mensubunca yapılmış olduğu ve şirket yetkililerinin bizzat bu yönde başvurusunun bulunmadığı anlaşıldığı dolayısıyla şirket adına yetkisiz kişi tarafından gerçekleştirilen matrah arttırımın şirketi borç altına sokması mümkün olmadığından anılan matrah arttırımının iptali isteminin reddedilmesinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.

  6736 sayılı Yasa kapsamında yapılan matrah artırımı talebinden vazgeçilebilmesi ancak 25/11/2016 tarihine kadar mümkün olduğu, bu tarihten sonra yapılan başvuru ile matrah artırımı talebinden vazgeçilemeyeceği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

  Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Meslek mensubunun mükellefle yapmış olduğu ve içeriği “muhasebe işlemleri ve beyanname gönderme” olan sözleşmenin 01/08/2015-31/12/2015 tarihlerini kapsaması, söz konusu sözleşmede matrah artırımında bulunulacağına dair özel bir yetki verilmemesi, 01.01.16 tarihinden itibaren mükellefle meslek mensubu arasında yeni bir sözleşme yapılmamış olması gibi sebeplerle yetkisiz kişi tarafından gerçekleştirilen matrah artırımının şirketi borç altına sokması mümkün değildir.

 

İstemin Konusu : … Vergi Mahkemesinin … tarih E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava Konusu İstem : 6736 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanmak suretiyle davacı şirketin muhasebecisi tarafından yapılan 2016 yılı kurumlar vergisi ve katma değer vergisi matrah artırımlarının iptal edilmesi isteminin reddi yolundaki… tarih ve… sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Davacı şirketin mali müşaviri tarafından 25/11/2016 tarihinde verilen bildirimler ile 6736 sayılı Kanun kapsamında 2011 ila 2015 yıllarına ilişkin kurumlar vergisi ile katma değer vergisi matrahlarının artırıldığı, akabinde davacı şirketin müdürü tarafından 03/02/2017 tarihinde verilen dilekçe ile matrah artırımlarının bilgileri dışında verildiğinden iptal edilmesi yönündeki talebin, başvurunun düzeltilmesi, iptali veya ödeme seçeneklerinin değiştirilmesinin başvuru süresinin sonu olan 25/11/2016 tarihine kadar istenebileceği, ayrıca matrah arttırımı için meslek mensubu ile yükümlü arasında özel sözleşme şartı bulunmadığı neden gösterilerek reddedilmesi üzerine değinilen işlemin dava konusu edildiğinin anlaşıldığı olayda, meslek mensuplarının mükellef adına işlem yapabilmelerinin taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşmeye bağlandığı, bu sözleşmenin yıllık olarak yeniden düzenlenip vergi dairesine de bildirilmesi gerektiği, sözleşmenin genel kapsamlı olmayıp verilen yetkileri açıkça gösterecek şekilde düzenlenmiş olması gerektiği, matrah arttırımında bulunan meslek mensubunun ibraz ettiği sözleşmenin 01/08/2015-31/12/2015 dönemini kapsaması, 2011 ila 2015 yıllarına ilişkin 2016 yılında matrah arttırımı bildiriminin verilmesi, sözleşmenin “muhasebe işlemleri ve beyanname gönderme” olarak belirlenmiş sınırlı bir yetki içermesi, matrah arttırımı yönünde verilmiş bir yetkinin gerek sözleşme kapsamında yer almaması gerek daha sonra bu hususta meslek mensubuna verilmiş yazılı bir yetki belgesinin bulunmaması karşısında, davacı şirket için borçlandırıcı bir muamele olan matrah arttırım işleminin yetkili olmayan meslek mensubunca yapılmış olduğu ve şirket yetkililerinin bizzat bu yönde başvurusunun bulunmadığı anlaşıldığı dolayısıyla şirket adına yetkisiz kişi tarafından gerçekleştirilen matrah arttırımın şirketi borç altına sokması mümkün olmadığından anılan matrah arttırımının iptali isteminin reddedilmesinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

Temyiz Edenin İddiaları : 6736 sayılı Yasa kapsamında yapılan matrah artırımı talebinden vazgeçilebilmesi ancak 25/11/2016 tarihine kadar mümkün olduğu, bu tarihten sonra yapılan başvuru ile matrah artırımı talebinden vazgeçilemeyeceği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

Karşı Tarafın Savunması : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi …. Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

KARAR :

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ :

Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz isteminin reddine,

2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,

3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 10/02/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. / Palmiye Yazılım

kaynak: palmiye mevzuat içtihat web uygulaması

Yorumlar