Ana Sayfa Yazılar 31.07.2026 36 Görüntüleme

Akaryakıt ve LPG Sektöründe Teminat Uygulaması Değişti: 594 Sıra No.lu Tebliğ Ne Getiriyor? / Şenol DÖNDER – SMMM

Giriş

31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 594 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile akaryakıt ve LPG piyasasında faaliyet gösteren bazı mükelleflerin vermek zorunda oldukları teminatlara ilişkin önemli bir değişiklik yapıldı.

Düzenlemeyi ilk defa okuyan bir kişi, bütün vergi mükellefleri için yeni bir teminat yükümlülüğü getirildiğini düşünebilir. Ancak Tebliğin kapsamı bu kadar geniş değildir. Değişiklik; esas olarak 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Kanunu kapsamında belirli lisanslarla faaliyet gösteren mükellefleri ilgilendirmektedir.

Yeni düzenlemede iki farklı mükellef grubu öne çıkmaktadır:

Birinci grupta, vergisel yükümlülüklerini düzenli olarak yerine getiren ve “vergiye uyumlu mükellef” şartlarını taşıyanlar bulunmaktadır. Bu mükelleflerin normal teminatın beşte birini verme avantajı devam etmektedir.

İkinci grupta ise hakkında sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme ya da kullanma yönünden vergi inceleme raporu bulunan mükellefler yer almaktadır. Bu mükelleflerin teminatları, raporda yer alan hususlar kesinleşinceye kadar beş kat olarak uygulanacaktır.

594 Sıra No.lu Tebliğin asıl dikkat çekici değişikliği de bu ikinci gruba yönelik beş kat teminat uygulamasıdır.

Düzenleme bütün mükellefleri ilgilendiriyor mu?

Hayır. Tebliğ, Türkiye’de faaliyet gösteren bütün şirketleri, gelir vergisi mükelleflerini veya kurumlar vergisi mükelleflerini kapsayan genel bir teminat düzenlemesi değildir.

594 Sıra No.lu Tebliğ, 2 Eylül 2021 tarihinde yayımlanan 531 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin 5’inci maddesinin beşinci fıkrasını değiştirmektedir.

531 Sıra No.lu Tebliğ ise akaryakıt ve LPG piyasasında kayıt dışılıkla mücadele edilmesi, vergi güvenliğinin artırılması ve ileride doğabilecek vergi alacaklarının güvence altına alınması amacıyla hazırlanmıştır.

Bu nedenle aşağıdaki işletmeler, yalnızca normal ticari faaliyetleri nedeniyle 594 sayılı Tebliğ kapsamına girmez:

  • Hastaneler ve sağlık kuruluşları,
  • İnşaat şirketleri,
  • Mobilya üreticileri,
  • Perakende mağazaları,
  • Nakliye şirketleri,
  • Akaryakıt satın alan ancak akaryakıt piyasası lisansı bulunmayan işletmeler,
  • Sadece kendi araçlarında kullanmak üzere yakıt alan şirketler,
  • Akaryakıt ve LPG piyasasında lisanslı faaliyeti bulunmayan diğer mükellefler.

Teminat yükümlülüğünün doğabilmesi için işletmenin 531 Sıra No.lu Tebliğde belirtilen lisanslardan birine sahip olması gerekmektedir.

Hangi lisans sahipleri teminat uygulamasına tabidir?

531 Sıra No.lu Tebliğ kapsamında, genel olarak aşağıdaki lisanslara sahip mükellefler teminat uygulamasına alınmıştır:

Petrol piyasasında

  • Dağıtıcı lisansı sahipleri,
  • Madeni yağ lisansı sahipleri,
  • Bayilik lisansı sahipleri.

Münhasıran ihrakiye bayiliği yapan bazı lisans sahipleri bakımından Tebliğde özel düzenlemeler ve kapsam dışı durumlar bulunmaktadır.

LPG piyasasında

  • LPG dağıtıcı lisansı sahipleri,
  • LPG otogaz bayilik lisansı sahipleri.

Ayrıca bazı kamu idareleri, mahallî idareler, belirli kamu kuruluşları ve Tebliğde açıkça sayılan bazı lisans sahipleri için istisnalar bulunmaktadır.

Dolayısıyla bir şirketin sadece akaryakıt veya LPG satın alması yeterli değildir. Şirketin ilgili piyasa mevzuatı kapsamında lisans sahibi olarak faaliyet göstermesi gerekir.

Teminat neden istenmektedir?

Burada sözü edilen teminat, mevcut ve kesinleşmiş bir vergi borcunun doğrudan tahsili amacıyla alınan bir ödeme değildir.

Teminat uygulamasının temel amacı, yüksek işlem hacmine sahip akaryakıt ve LPG piyasasında ileride doğabilecek vergi alacaklarını güvence altına almaktır.

Akaryakıt ve LPG piyasasında;

  • Yüksek tutarda ÖTV ve KDV doğması,
  • İşlem hacminin çok büyük olması,
  • Malların hızlı biçimde el değiştirmesi,
  • Sahte veya yanıltıcı belge kullanımının kamu zararını büyütebilmesi,
  • Vergi borcu doğduktan sonra tahsilatın zorlaşabilmesi

gibi nedenlerle özel bir vergi güvenliği sistemi oluşturulmuştur.

Teminatın verilmiş olması, mükellefin mutlaka vergi borcu bulunduğu veya usulsüzlük yaptığı anlamına gelmez. Teminat, esas olarak ileride doğabilecek vergi alacağına karşı önceden alınan bir güvence niteliğindedir.

531 Sıra No.lu Tebliğde iki farklı teminat türü bulunmaktadır

594 Sıra No.lu Tebliğin neyi değiştirdiğini anlayabilmek için, 531 sayılı Tebliğdeki teminat sistemini ikiye ayırmak gerekir.

Yeni işe başlayan veya ilk defa lisans alanların teminatı

531 Sıra No.lu Tebliğin 5’inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde, yeni işe başlayan veya faaliyetine devam ederken ilk defa teminat verilmesini gerektiren bir lisans alan mükellefler düzenlenmektedir.

Bu mükellefler, lisansı aldıkları tarihten sonra Tebliğde belirlenen tutarda teminat vermek zorundadır.

594 Sıra No.lu Tebliğ bu teminat türünde doğrudan bir değişiklik yapmamıştır.

Faaliyetine devam edenlerin yıllık teminatı

531 Sıra No.lu Tebliğin 5’inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde ise öteden beri faaliyetine devam eden lisans sahiplerinin her yıl vermeleri gereken teminat düzenlenmektedir.

594 sayılı Tebliğde yer alan beşte bir ve beş kat uygulamaları, özellikle bu yıllık teminat bakımından geçerlidir.

Başka bir ifadeyle değişiklik, 531 sayılı Tebliğin bütün teminat hükümlerini değil, 5’inci maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi kapsamında verilen yıllık teminatı ilgilendirmektedir.

Yıllık teminat nasıl hesaplanmaktadır?

Faaliyetine öteden beri devam eden mükelleflerin teminatı, genel olarak bir önceki hesap dönemine ait yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinde yer alan brüt satış tutarları dikkate alınarak hesaplanmaktadır.

Temel hesaplama yöntemi şu şekildedir:

Bir önceki hesap dönemindeki yıllık brüt satışlar toplamı × yüzde 1

Örneğin, yıllık brüt satışları 500 milyon TL olan bir işletmenin normal teminatı genel hesaplama yöntemine göre:

500.000.000 TL × %1 = 5.000.000 TL

olacaktır.

Ancak hesaplanan tutar için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre her yıl yeniden değerleme oranında belirlenen bir üst sınır da bulunmaktadır. Bu nedenle çok yüksek cirolu işletmelerde doğrudan satış tutarının yüzde 1’i alınmakla birlikte, ilgili yıl için belirlenen üst sınırın ayrıca kontrol edilmesi gerekir.

Teminat hesabında sadece gelir tablosundaki net dönem kârına veya vergi matrahına bakılmaz. Esas alınan ölçü, ilgili beyannamede yer alan yıllık brüt satış toplamıdır.

Vergiye uyumlu mükellefler teminatın beşte birini verecek

594 Sıra No.lu Tebliğin birinci önemli düzenlemesi, vergiye uyumlu mükelleflere ilişkindir.

Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121’inci maddesinde belirtilen şartları taşıyan ve yüzde 5 vergi indiriminden yararlanma hakkı bulunan mükellefler, normal yıllık teminatın beşte birini verecektir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur:

Beşte bir oranında teminat verilmesi, teminattan beşte bir oranında indirim yapılması anlamına gelmez.

Mükellef, normal teminatın yalnızca yüzde 20’sini verir. Dolayısıyla teminat bakımından yüzde 80 oranında bir avantaj ortaya çıkar.

Örnek

Normal teminat tutarı 10 milyon TL olan bir mükellefin, vergiye uyumlu mükellef şartlarını taşıması durumunda vereceği teminat:

10.000.000 TL ÷ 5 = 2.000.000 TL

olacaktır.

Normal teminatı 25 milyon TL olan bir mükellefin vereceği teminat ise:

25.000.000 TL ÷ 5 = 5.000.000 TL

olarak hesaplanacaktır.

Beşte bir teminat uygulaması yeni mi getirildi?

Hayır. Vergiye uyumlu mükelleflerin normal teminatın beşte birini vermesine ilişkin avantaj, 531 Sıra No.lu Tebliğin 2021 yılında yayımlanan ilk halinde de bulunmaktaydı.

594 Sıra No.lu Tebliğ, bu avantajı kaldırmamış veya oranını değiştirmemiştir. Beşte bir teminat uygulaması yeni fıkranın (a) bendinde korunarak devam ettirilmiştir.

Bu nedenle 594 sayılı Tebliğin uyumlu mükellefler bakımından asıl anlamı, mevcut avantajın devam ettiğinin belirtilmesidir.

Tebliğin gerçek yeniliği, hakkında sahte veya yanıltıcı belge raporu düzenlenen mükellefler için getirilen beş kat teminat uygulamasıdır.

Vergiye uyumlu mükellef olmanın şartları nelerdir?

Tebliğde belirtilen beşte bir teminat avantajından yararlanmak için yalnızca vergilerin düzenli ödenmesi yeterli değildir.

Mükellefin, Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121’inci maddesinde düzenlenen yüzde 5 vergi indirimi şartlarını taşıması gerekir.

Gelir İdaresi Başkanlığının 2026 yılı açıklamalarına göre temel şartlar şunlardır:

Beyannamelerin zamanında verilmiş olması

İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki iki yıla ilişkin vergi beyannamelerinin kanuni süresi içinde verilmiş olması gerekir.

Bu kapsamda yalnızca yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesi değil;

  • Geçici vergi beyannameleri,
  • Katma değer vergisi beyannameleri,
  • Özel tüketim vergisi beyannameleri,
  • Muhtasar beyannameler,
  • Muhtasar ve prim hizmet beyannameleri

gibi beyannameler de dikkate alınmaktadır.

Beyan edilen vergilerin ödenmiş olması

İlgili beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarih itibarıyla ödenmiş olması gerekir.

Kanunda ve ilgili tebliğlerde bazı küçük tutarlı eksiklikler, mahsup işlemleri ve tecil uygulamaları bakımından özel hükümler bulunmaktadır.

Belirli tutarın üzerinde vadesi geçmiş borç bulunmaması

Vergi indiriminin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla, ilgili beyannameler üzerine tahakkuk eden vergi asılları ile bunlara bağlı ceza ve fer’iler bakımından kanunda belirtilen sınırın üzerinde vadesi geçmiş borç bulunmaması gerekir.

Gelir İdaresi Başkanlığının 2026 yılı rehberinde bu sınır 1.000 TL olarak açıklanmıştır.

Kesinleşmiş tarhiyat şartı

İndirimin hesaplanacağı yıl ile önceki iki yıl içinde, ilgili vergi türleri itibarıyla kesinleşmiş ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış tarhiyat bulunmaması gerekir.

Bununla birlikte, kanunda belirtilen küçük tutarlı tarhiyatlar bu hakkı her durumda ortadan kaldırmamaktadır.

Vergi Usul Kanunu’nun 359’uncu maddesindeki fiillerin bulunmaması

İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki dört takvim yılı içinde Vergi Usul Kanunu’nun 359’uncu maddesinde sayılan kaçakçılık fiillerinin işlendiğinin tespit edilmemiş olması gerekir.

Bu şartlardan herhangi birinin sağlanmaması durumunda mükellef, yüzde 5 vergi indiriminden ve buna bağlı olarak 531 sayılı Tebliğdeki beşte bir teminat avantajından yararlanamayabilir.

Sahte veya yanıltıcı belge raporu bulunanlarda teminat beş kat olacak

594 Sıra No.lu Tebliğin en önemli değişikliği, hakkında sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme ya da kullanma yönünden vergi inceleme raporu bulunan mükellefler için getirilmiştir.

Bu durumdaki mükellefler yıllık teminatlarını, normal olarak hesaplanan tutarın beş katı kadar vermek zorunda olacaktır.

Düzenleme yalnızca sahte belge düzenleyenleri kapsamamaktadır. Tebliğde dört ayrı durum sayılmaktadır:

  • Sahte belge düzenleme,
  • Sahte belge kullanma,
  • Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme,
  • Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma.

Dolayısıyla mükellefin sahte veya yanıltıcı belgeyi kendisinin düzenlediği yönünde rapor bulunması şart değildir. Böyle bir belgenin kullanıldığı yönündeki vergi inceleme raporu da beş kat teminat uygulamasına neden olabilecektir.

Sahte belge nedir?

Sahte belge, gerçekte herhangi bir mal teslimi, hizmet ifası veya ticari işlem bulunmadığı hâlde, böyle bir işlem varmış gibi düzenlenen belgedir.

Örneğin bir şirketin gerçekte hiç almadığı 5 milyon TL tutarındaki mal için fatura alması, sahte belge kapsamında değerlendirilebilir.

Burada belgeye konu temel işlem gerçekte hiç gerçekleşmemiştir.

Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge nedir?

Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgede ise gerçekte bir işlem vardır; ancak belgedeki miktar, tutar veya işlemin niteliği gerçeğe aykırı gösterilmiştir.

Örneğin gerçekte 1 milyon TL tutarında mal alınmasına rağmen faturanın 3 milyon TL olarak düzenlenmesi veya alınan malın cinsinin gerçeğinden farklı gösterilmesi, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge olarak değerlendirilebilir.

Sahte belge ile yanıltıcı belge arasındaki temel fark şudur:

  • Sahte belgede temel işlem gerçekte yoktur.
  • Yanıltıcı belgede işlem vardır ancak belge işlemi doğru yansıtmamaktadır.

Beş kat teminat nasıl hesaplanacak?

Beş kat teminat hesaplanırken önce mükellefin normal yıllık teminatı belirlenir. Daha sonra bulunan tutar beş ile çarpılır.

Birinci örnek

Mükellefin bir önceki yıl brüt satışları 100 milyon TL olsun.

Normal teminat:

100.000.000 TL × %1 = 1.000.000 TL

Beş kat uygulanacak teminat:

1.000.000 TL × 5 = 5.000.000 TL

İkinci örnek

Mükellefin bir önceki yıl brüt satışları 1 milyar TL olsun.

Normal teminat:

1.000.000.000 TL × %1 = 10.000.000 TL

Beş kat uygulanacak teminat:

10.000.000 TL × 5 = 50.000.000 TL

Üçüncü örnek

Mükellefin normal yıllık teminatı 40 milyon TL olarak hesaplanmış olsun.

Hakkında Tebliğ kapsamındaki vergi inceleme raporunun bulunması hâlinde toplam teminat:

40.000.000 TL × 5 = 200.000.000 TL

olacaktır.

Mükellef daha önce 40 milyon TL teminat vermişse, vergi dairesinin yazısı üzerine ilave olarak:

200.000.000 TL − 40.000.000 TL = 160.000.000 TL

teminat tamamlaması gerekecektir.

Daha önce beşte bir teminat veren mükellefin durumu ne olacak?

Vergiye uyumlu olduğu için normal teminatın beşte birini vermiş bulunan bir mükellef hakkında sonradan sahte veya yanıltıcı belge raporu düzenlenmesi durumunda çok önemli bir teminat farkı doğabilir.

Örneğin mükellefin normal teminatı 10 milyon TL olsun.

Vergiye uyumlu olduğu dönemde verdiği teminat:

10.000.000 TL ÷ 5 = 2.000.000 TL

Hakkında Tebliğ kapsamındaki raporun vergi dairesi kayıtlarına girmesi hâlinde beş kat teminat:

10.000.000 TL × 5 = 50.000.000 TL

olacaktır.

Bu durumda, mevcut teminat 2 milyon TL ise tamamlanması istenebilecek fark:

50.000.000 TL − 2.000.000 TL = 48.000.000 TL

olacaktır.

Görüldüğü üzere uyumlu mükellef olarak beşte bir teminat veren bir işletmenin yükümlülüğü, ilgili rapor nedeniyle çok ciddi oranda artabilecektir.

Beş kat teminat uygulaması ne zaman başlar?

Tebliğe göre beş kat teminat uygulaması, vergi inceleme raporunun düzenlendiği tarihte değil, raporun vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarihte başlayacaktır.

Bu nedenle aşağıdaki tarihler birbirinden farklıdır:

  • Vergi incelemesinin başladığı tarih,
  • Vergi inceleme raporunun düzenlendiği tarih,
  • Raporun vergi dairesine gönderildiği tarih,
  • Raporun vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarih,
  • Teminat tamamlama yazısının mükellefe tebliğ edildiği tarih.

Tebliğ açık şekilde, beş kat uygulamasının başlangıcı bakımından raporun vergi dairesi kayıtlarına giriş tarihini esas almaktadır.

Mükellefe 30 günlük süre verilecek

Vergi inceleme raporu vergi dairesi kayıtlarına girdikten sonra, mükellefe bir yazı tebliğ edilecektir.

Bu yazıda mükelleften mevcut teminatını beş kat tutara tamamlaması istenecek ve bunun için 30 günlük süre verilecektir.

Burada 30 günlük sürenin, kural olarak vergi inceleme raporunun düzenlendiği tarihten değil, vergi dairesinin teminat tamamlama yazısının mükellefe tebliğinden itibaren değerlendirilmesi gerekir.

Bu nedenle mükelleflerin özellikle elektronik tebligat adreslerini düzenli olarak kontrol etmeleri önemlidir.

Tebligatın fark edilmemesi, 30 günlük sürenin işlemesini engellemeyecektir.

Vergi inceleme raporu kesin suçluluk anlamına gelir mi?

Hayır. Hakkında vergi inceleme raporu düzenlenmiş olması, mükellefin kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla suçlu bulunduğu anlamına gelmez.

Vergi inceleme raporu, vergi müfettişinin yaptığı inceleme sonucunda ulaştığı tespitleri ve değerlendirmeleri içeren idari nitelikte bir rapordur.

Rapora dayanılarak;

  • Vergi tarhiyatı yapılabilir,
  • Vergi ziyaı cezası kesilebilir,
  • Kaçakçılık suçu yönünden savcılığa bildirim yapılabilir,
  • Başka idari işlemler uygulanabilir.

Ancak mükellef, rapora dayanılarak düzenlenen vergi ve ceza ihbarnamelerine karşı uzlaşma, düzeltme veya vergi mahkemesinde dava açma gibi kanuni yollara başvurabilir.

594 sayılı Tebliğ ise rapordaki tespitlerin kesinleşmesini beklemeden, raporun vergi dairesi kayıtlarına girmesiyle beş kat teminat uygulanmasını öngörmektedir.

Bu nedenle beş kat teminat, doğrudan bir mahkûmiyet cezası değil; rapordaki hususlar kesinleşinceye kadar uygulanan bir vergi güvenliği tedbiridir.

Beş kat teminat ne zamana kadar devam edecek?

Tebliğe göre artırımlı teminat uygulaması, vergi inceleme raporunun vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarih ile raporda yer alan hususların kesinleştiği tarih arasındaki sürede uygulanacaktır.

Ancak Tebliğde “raporlarda yer alan hususların kesinleşmesi” ifadesinin ne şekilde belirleneceğine ilişkin ayrıntılı bir açıklama bulunmamaktadır.

Uygulamada kesinleşme;

  • Vergi ve ceza ihbarnamelerine karşı süresinde dava açılmaması,
  • Uzlaşma sağlanması,
  • Davadan vazgeçilmesi,
  • Vergi mahkemesi ve kanun yolu süreçlerinin tamamlanması,
  • Tarhiyatın başka bir şekilde ihtilafsız hâle gelmesi

gibi durumlarda söz konusu olabilir.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, vergi inceleme raporunun kendisinin çoğu zaman doğrudan dava konusu edilen nihai işlem olmamasıdır. Genellikle rapora dayanılarak düzenlenen vergi ve ceza ihbarnameleri dava konusu edilmektedir.

Bu nedenle beş kat teminatın sona ereceği tarihin, somut dosyadaki tarhiyat ve yargılama sürecine göre ayrıca belirlenmesi gerekecektir.

Rapor mükellef lehine sonuçlanırsa ne olacak?

Vergi inceleme raporuna dayalı işlemlerin daha sonra kaldırılması, iptal edilmesi veya yargı kararıyla mükellef lehine sonuçlanması hâlinde beş kat teminat uygulamasının devam ettirilmemesi gerekir.

Ancak 594 sayılı Tebliğde, fazla alınmış teminatın hangi sürede ve hangi işlemlerle azaltılacağı veya iade edileceği ayrıntılı şekilde açıklanmamıştır.

Bu durumda 531 sayılı Tebliğin teminatın değiştirilmesi ve iadesine ilişkin genel hükümleri ile vergi dairesinin yapacağı uygulama birlikte değerlendirilmelidir.

Mükellefin, rapora dayalı işlemlerin lehine sonuçlanması hâlinde kendiliğinden işlem yapılmasını beklemek yerine vergi dairesine yazılı başvuruda bulunması daha güvenli olacaktır.

Rapor mükellef aleyhine kesinleşirse beşte bir teminata dönülebilir mi?

Rapordaki sahte veya yanıltıcı belge fiilinin mükellef aleyhine kesinleşmesi hâlinde, beş kat teminat dönemi sona erse bile mükellefin hemen beşte bir teminat avantajına dönmesi mümkün olmayabilir.

Çünkü Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121’inci maddesine göre, vergi indiriminin hesaplanacağı yıl ile önceki dört takvim yılında Vergi Usul Kanunu’nun 359’uncu maddesindeki fiilleri işlediği tespit edilenler vergiye uyumlu mükellef indiriminden yararlanamaz.

Bu durumda mükellef:

  • Beş kat teminat uygulamasından çıkabilir,
  • Ancak uyumlu mükelleflere tanınan beşte bir teminat avantajından yararlanamayabilir,
  • Teminatını normal tutar üzerinden vermek zorunda kalabilir.

Dolayısıyla “beş kat uygulamasının sona ermesi” ile “beşte bir teminat avantajına dönülmesi” aynı şey değildir.

31 Temmuz 2026’dan önce düzenlenen raporlar ne olacak?

594 Sıra No.lu Tebliğ, 31 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanmış ve aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Tebliğde eski tarihli raporlara ilişkin özel bir geçiş hükmü bulunmamaktadır.

Bu durum, 31 Temmuz 2026’dan önce vergi dairesi kayıtlarına girmiş ancak henüz kesinleşmemiş raporlar bakımından uygulamada tereddüt doğurabilir.

Vergi idaresi, Tebliğin yürürlük tarihinde rapordaki hususlar henüz kesinleşmemişse, 31 Temmuz 2026’dan sonraki dönem için beş kat teminat uygulanması gerektiği yönünde işlem yapabilir.

Buna karşılık mükellefler, geçmiş tarihli bir rapor nedeniyle yeni ve ağırlaştırılmış teminat yükümlülüğünün uygulanmasını;

  • Hukuki güvenlik,
  • Belirlilik,
  • Düzenleyici işlemlerin geriye yürümezliği,
  • Ölçülülük

ilkeleri bakımından tartışma konusu yapabilir.

Bu nedenle eski tarihli raporlara dayanılarak teminat tamamlama yazısı gönderilmesi hâlinde rapor tarihi, vergi dairesi kayıt tarihi, kesinleşme durumu ve Tebliğin yürürlük tarihi birlikte incelenmelidir.

Birden fazla rapor varsa teminat tekrar tekrar beşle çarpılır mı?

Tebliğde, birden fazla vergi inceleme raporu bulunması hâlinde teminatın her rapor için ayrıca beş kat artırılacağına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.

Bu nedenle örneğin iki ayrı rapor bulunması durumunda normal teminatın önce beşle, sonra yeniden beşle çarpılarak 25 kat uygulanması Tebliğin lafzından açıkça çıkmamaktadır.

Daha makul yorum, mükellef hakkında Tebliğ kapsamındaki en az bir rapor bulunduğu sürece teminatın normal tutarın beş katı olarak uygulanmasıdır.

Ancak raporların kesinleşme tarihleri farklıysa, beş kat uygulamasının bütün raporlar kesinleşinceye kadar devam edip etmeyeceği somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir.

Düzenlemenin işletmelere mali etkisi ne olabilir?

Beş kat teminat özellikle yüksek cirolu dağıtıcılar ve akaryakıt bayileri için çok ağır bir finansman yükü oluşturabilir.

Teminatın;

  • Nakit olarak verilmesi,
  • Banka teminat mektubu yoluyla karşılanması,
  • Banka kredi limitlerini kullanması,
  • Şirketin işletme sermayesini azaltması,
  • Finansman maliyetini yükseltmesi

söz konusu olabilir.

Örneğin normal teminatı 20 milyon TL olan bir işletmenin teminatı 100 milyon TL’ye çıktığında, işletme ilave 80 milyon TL’lik teminat kaynağı bulmak zorunda kalacaktır.

Bu tutar doğrudan vergi olarak ödenmese bile, banka teminat mektubu komisyonları, bloke koşulları ve kredi limitlerinin kullanılması nedeniyle şirket üzerinde ciddi bir maliyet yaratabilir.

Tebligat geldiğinde hangi kontroller yapılmalıdır?

Vergi dairesinden beş kat teminat yazısı alan mükellefin yazıda belirtilen tutarı doğrudan kabul etmeden önce aşağıdaki konuları kontrol etmesi gerekir:

  1. Şirketin 531 Sıra No.lu Tebliğ kapsamında bir lisansa sahip olup olmadığı,
  2. Teminatın 5’inci maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunup bulunmadığı,
  3. Bir önceki yıl brüt satış tutarının doğru alınıp alınmadığı,
  4. Normal teminat hesabının doğru yapılıp yapılmadığı,
  5. İlgili yıl için geçerli teminat üst sınırının dikkate alınıp alınmadığı,
  6. Daha önce verilen teminatların hesaplamadan düşülüp düşülmediği,
  7. Vergi inceleme raporunun sahte veya yanıltıcı belge düzenleme ya da kullanma yönünden olup olmadığı,
  8. Raporun vergi dairesi kayıtlarına hangi tarihte girdiği,
  9. Rapordaki hususların daha önce kesinleşip kesinleşmediği,
  10. Otuz günlük sürenin hangi tarihte başladığı,
  11. Rapor veya rapora dayalı işlemler hakkında dava bulunup bulunmadığı,
  12. Mükellefin mevcut teminatının beşte bir, normal veya başka bir tutar üzerinden verilip verilmediği.

Hesaplama hatası veya hukuki uyuşmazlık bulunması hâlinde, 30 günlük süre geçirilmeden vergi dairesine yazılı başvuru yapılması önemlidir.

Tebliğ neyi değiştirdi, neyi değiştirmedi?

Düzenlemenin daha kolay anlaşılması için konuyu iki ayrı başlıkta özetlemek mümkündür.

Değişmeyen hususlar

  • Teminat uygulamasının akaryakıt ve LPG piyasasındaki belirli lisans sahiplerini kapsaması,
  • Faaliyetine devam edenlerin yıllık teminat vermesi,
  • Vergiye uyumlu mükelleflerin teminatı beşte bir oranında vermesi,
  • Teminatın ileride doğabilecek vergi alacaklarının güvence altına alınması amacıyla alınması.

Değişen hususlar

  • Hakkında sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma raporu bulunan mükellefler için teminatın beş kat uygulanması,
  • Beş kat uygulamanın raporun vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarihte başlaması,
  • Uygulamanın rapordaki hususlar kesinleşinceye kadar devam etmesi,
  • Vergi dairesinin yazılı bildirimi üzerine teminatın 30 gün içinde tamamlanmasının istenmesi.

Sonuç

594 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği, bütün mükellefler için getirilmiş genel bir teminat düzenlemesi değildir. Düzenleme, 531 Sıra No.lu Tebliğ kapsamında akaryakıt ve LPG piyasasında belirli lisanslarla faaliyet gösteren mükelleflerin yıllık teminatlarını ilgilendirmektedir.

Vergiye uyumlu mükelleflerin normal teminatın beşte birini vermesine ilişkin mevcut avantaj devam etmektedir. Buna karşılık, hakkında sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme ya da kullanma yönünden vergi inceleme raporu bulunan mükelleflerin teminatı, raporun vergi dairesi kayıtlarına girmesinden rapordaki hususların kesinleşmesine kadar beş kat uygulanacaktır.

Vergi dairesi, bu durumdaki mükellefe yazılı bildirim yapacak ve mevcut teminatın 30 gün içinde beş kat tutara tamamlanmasını isteyecektir.

Düzenlemenin en önemli sonucu, henüz rapordaki tespitler kesinleşmeden ağırlaştırılmış teminat uygulanabilmesidir. Bu nedenle beş kat teminat, özellikle yüksek cirolu akaryakıt ve LPG işletmelerinde önemli finansman sorunlarına yol açabilecek niteliktedir.

Mükelleflerin vergi dairesinden gelecek yazılarda yalnızca istenen tutarı değil; raporun konusunu, kayıt tarihini, kesinleşme durumunu, normal teminat hesabını, önceki teminatları ve 30 günlük sürenin başlangıç tarihini ayrıntılı olarak kontrol etmeleri gerekmektedir.

Sonuç olarak yeni düzenleme, vergisel yükümlülüklerini düzenli yerine getiren mükelleflerin avantajını korurken, sahte veya yanıltıcı belge konusunda vergi inceleme raporuyla riskli görülen mükellefler için çok daha ağır bir teminat sistemi oluşturmaktadır.

Mevzuat dayanakları:

  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu,
  • 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121’inci maddesi,
  • 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu,
  • 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Kanunu,
  • 531 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği,
  • 594 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği,
  • Gelir İdaresi Başkanlığının 2026 tarihli Vergiye Uyumlu Mükelleflere Yüzde 5 Vergi İndirimi Rehberi.

Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Mükellefe gönderilen teminat yazısının hukuki ve mali sonucu; sahip olunan lisans, vergi inceleme raporunun içeriği, raporun kayıt ve kesinleşme tarihleri ile daha önce verilen teminatın niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

İlginizi çekebilir

Kafayı yiyeceğiz.

Kafayı yiyeceğiz.

Hazır Site by Uzman Tescil