DOLAR
Alış: 46.21
Satış: 46.39
EURO
Alış: 53.07
Satış: 53.28
GBP
Alış: 61.15
Satış: 61.61
VERGİ DAİRESİNE OLAN BORÇLARIN DÜŞÜK ORANLI TECİL FAİZİ İLE TAKSİTLENDİRİLMESİ/ Şenol DÖNDER – SMMM
2026 Yılı Vergi Borcu Tecil ve Taksitlendirme Uygulamasının Ayrıntılı Açıklaması
Vergi borçlarının zamanında ödenememesi, hem mükellefler açısından hem de kamu idaresi açısından önemli sonuçlar doğuran bir durumdur. Mükellef açısından bakıldığında, vadesinde ödenmeyen vergi borçları nedeniyle gecikme zammı işlemeye devam eder, borç büyür, ödeme gücü daha da zorlanır ve ilerleyen aşamalarda haciz, banka hesaplarına bloke, araç veya gayrimenkul üzerine takip işlemleri gibi ciddi sonuçlarla karşılaşılabilir. Kamu idaresi açısından ise tahsil edilmesi gereken kamu gelirlerinin zamanında tahsil edilememesi, kamu finansmanı ve bütçe dengesi bakımından sorun oluşturur.
İşte bu nedenle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da “tecil” adı verilen bir kurum düzenlenmiştir. Tecil, en basit anlatımla, borcun tamamen silinmesi değil; ödeme güçlüğü içinde bulunan borçluya belirli şartlarla süre tanınması ve borcun taksitler halinde ödenmesine izin verilmesidir. Bu yönüyle tecil, klasik anlamda bir vergi affı değildir. Borcun aslı ortadan kalkmaz. Borç yeniden yapılandırılmış gibi belli bir ödeme planına bağlanır. Bu ödeme planı süresince mükellef, borcunu taksitler halinde öder ve ayrıca tecil faizi de hesaplanır.
2026 yılında yapılan düzenleme ile vergi dairesine olan bazı borçların daha düşük oranlı tecil faiziyle taksitlendirilmesi imkânı getirilmiştir. Bu düzenleme, özellikle vergi borçlarını ödemekte zorlanan mükellefler için önemli bir nefes alma imkânı sağlamaktadır. Ancak uygulamanın kapsamı, başvuru süresi, hangi borçların dahil olduğu, hangi borçların kapsam dışında kaldığı, taksit sayısının nasıl belirleneceği, KDV borçlarında özel sınırlama olup olmadığı, teminat aranıp aranmayacağı ve ödeme planının bozulması halinde ne olacağı gibi birçok ayrıntı dikkatle değerlendirilmelidir.
Bu makalede, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan rehber esas alınarak, vergi dairesine olan borçların düşük oranlı tecil faizi ile taksitlendirilmesi uygulaması tüm yönleriyle açıklanacaktır.
1. Tecil Nedir?
Tecil, 6183 sayılı Kanun kapsamında kamu alacaklarının borçlu tarafından belirli sürelerde taksitler halinde ödenmesine imkân tanıyan bir uygulamadır. Burada temel amaç, borçlunun ödeme gücünü tamamen kaybetmeden borcunu ödeyebilmesini sağlamak, kamu alacağının da tahsil kabiliyetini korumaktır.
Tecil uygulamasında devlet, borçlunun borcunu hemen ve tek seferde ödemesini istemek yerine, belli şartlar altında ödeme süresini uzatır. Bu uzatma karşılığında da tecil faizi alır. Yani mükellef, borcu için bir ödeme planına bağlanır ve bu ödeme planına sadık kaldığı sürece borç takibi daha kontrollü bir şekilde yürütülür.
Burada çok önemli bir ayrım vardır: Tecil, borcu silmez. Vergi aslı, ceza, gecikme zammı veya diğer fer’i alacaklar, kapsam dahilindeyse ödeme planına bağlanır. Mükellef borçtan kurtulmuş olmaz; sadece borcunu belirli bir vadeye yayarak ödeme imkânı elde eder.
2. 2026 Düzenlemesinin Temel Amacı Nedir?
2026 yılında yapılan düzenlemenin temel amacı, vergi dairesine olan borçlarını ödemekte zorlanan borçlulara daha uygun şartlarda ödeme imkânı sağlamaktır. Normal şartlarda tecil edilen borçlara uygulanan cari tecil faizi oranı daha yüksek iken, bu düzenleme kapsamında belirli şartları taşıyan borçlar için daha düşük oranlı tecil faizi uygulanacaktır.
Rehberde açıklandığı üzere, bu kapsamda tecil edilen borçlara yıllık yüzde 39 yerine yıllık yüzde 29 oranında tecil faizi uygulanacaktır. Bu fark, özellikle yüksek tutarlı borçlarda mükellef açısından önemli bir avantaj sağlar. Çünkü taksitlendirme süresi uzadıkça uygulanacak faiz tutarı da önem kazanır. Daha düşük faiz oranı, toplam ödeme yükünü azaltır ve borcun daha yönetilebilir hale gelmesine katkı sağlar.
Ayrıca düzenleme ile azami tecil süresi 36 aydan 72 aya çıkarılmıştır. Bu da bazı borçlular için borçların 6 yıla kadar yayılarak ödenebilmesi anlamına gelir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, her borçlunun otomatik olarak 72 taksit hakkından yararlanamayacağıdır. Taksit sayısı; borçlunun mali durumu, borcun türü ve borçlunun hukuki statüsüne göre değişmektedir.
3. Bu Düzenleme Vergi Affı mıdır?
Hayır. Bu düzenleme klasik anlamda bir vergi affı değildir.
Vergi affı veya kapsamlı yapılandırma kanunlarında genellikle geçmiş dönem borçları yeniden hesaplanır, gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE gibi farklı katsayılar uygulanabilir, bazı cezaların tamamı veya bir kısmı silinebilir, matrah artırımı, kasa affı, stok affı gibi özel düzenlemeler bulunabilir.
Oysa bu düzenleme, 6183 sayılı Kanun’un tecil hükümleri çerçevesinde yapılmış bir ödeme kolaylığıdır. Borçların silinmesi değil, düşük oranlı tecil faizi uygulanarak taksitlendirilmesi söz konusudur. Dolayısıyla mükelleflere bu konu anlatılırken “vergi affı çıktı” şeklinde ifade edilmesi doğru olmaz. Daha doğru ifade şu olmalıdır:
“Vergi dairesine olan bazı borçların düşük oranlı tecil faiziyle taksitlendirilmesine yönelik geçici ve özel bir ödeme kolaylığı getirilmiştir.”
Bu ayrım önemlidir. Çünkü mükellefler “af” ifadesini duyduklarında borcun bir kısmının silineceğini düşünebilirler. Oysa bu düzenlemede asıl amaç, mevcut borcun belirli şartlarla ve daha düşük faiz oranıyla taksitlendirilmesidir.
4. Hangi Borçlar Kapsama Girer?
Rehbere göre, 5 Haziran 2026 tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde 16 Haziran 2026 tarihine kadar ödenmemiş olan ve Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerince tahsil edilen tüm kamu alacakları bu kapsamda değerlendirilebilecektir.
Burada üç önemli şart birlikte aranır.
Birincisi, borcun vadesinin 5 Haziran 2026 tarihi itibarıyla gelmiş olması gerekir. Yani borcun ödeme süresi bu tarih itibarıyla dolmuş olmalıdır.
İkincisi, bu borcun 16 Haziran 2026 tarihine kadar ödenmemiş olması gerekir. Yani vadesi gelmiş ve henüz ödenmemiş borçlardan söz edilmektedir.
Üçüncüsü, borcun Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerince tahsil edilen bir kamu alacağı olması gerekir. Bu nedenle düzenleme, esas itibarıyla vergi dairesi borçlarına yöneliktir.
Bu kapsamda örneğin gelir vergisi, kurumlar vergisi, gelir stopaj vergisi, damga vergisi, motorlu taşıtlar vergisi, trafik idari para cezaları ve vergi dairesince tahsil edilen bazı diğer kamu alacakları kapsam dahilinde değerlendirilebilir. Ancak her borç türü için ayrıca kapsam dışı bırakılan hükümler olup olmadığına bakılmalıdır.
5. Hangi Borçlar Kapsama Girmez?
Rehberde bazı borçların açıkça bu düzenleme kapsamına girmeyeceği belirtilmiştir. Buna göre aşağıdaki borçlar düşük oranlı tecil faiziyle taksitlendirme kapsamına alınmamıştır:
Özel tüketim vergisi, yani ÖTV borçları kapsam dışındadır. Bu nedenle ÖTV mükellefleri açısından bu düzenleme, ÖTV borçları için kullanılabilecek bir taksitlendirme imkânı sağlamaz.
2026 yılı gelir veya kurumlar vergisine mahsup edilecek geçici vergi de kapsam dışındadır. Geçici verginin niteliği ve mahsup sistemi dikkate alındığında, bu borçların düzenleme kapsamına alınmadığı görülmektedir.
Bu vergilere bağlı vergi ziyaı cezaları, gecikme faizleri ve gecikme zamları da kapsam dışındadır. Yani asıl borç kapsam dışındaysa, o borca bağlı cezalar ve fer’i alacaklar da kapsam dışında kalmaktadır.
Ayrıca söz konusu vergilere ait beyannameler üzerinden tahakkuk eden damga vergileri ile bunlara ilişkin gecikme zamları da kapsam dışındadır.
Bu noktada uygulamada dikkat edilmesi gereken husus şudur: Mükellefin vergi dairesi borç listesinde birçok borç kalemi bulunabilir. Bunların tamamı otomatik olarak bu düzenleme kapsamına girmez. Her borcun türü ayrı ayrı incelenmeli, kapsam dahilinde olup olmadığı belirlenmelidir.
6. Başvuru Süresi Nedir?
Bu düzenlemeden yararlanmak isteyen borçluların en geç 31 Ağustos 2026 tarihine kadar başvuru yapmaları gerekir. Bu tarih dahil olmak üzere başvuru yapılabilir.
Başvuru süresi hak düşürücü niteliktedir. Yani süresinde başvuru yapılmazsa, bu özel tecil ve düşük faiz imkânından yararlanmak mümkün olmaz. Süre geçtikten sonra yapılan başvurular bu Tebliğ kapsamında değerlendirilmez; ancak genel tecil hükümleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilebilir.
Bu nedenle mükelleflerin borç durumlarını son güne bırakmadan kontrol etmeleri, hangi vergi dairelerine borçları olduğunu tespit etmeleri ve gerekiyorsa her vergi dairesi için ayrı başvuru hazırlamaları gerekir.
Özellikle birden fazla vergi dairesine borcu bulunan mükelleflerde başvuru süreci daha dikkatli yürütülmelidir. Çünkü her vergi dairesi için ayrı başvuru yapılması gerekmektedir.
7. Başvuru Nasıl Yapılır?
Başvuru, Tebliğ ekinde yer alan dilekçelerle yapılır. Genel borçlular için Ek:1 başvuru dilekçesi kullanılır. İl özel idareleri, belediyeler, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıkları ve bunlara bağlı kuruluşlar ile sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları tüzel kişiler için ise Ek:2 başvuru dilekçesi kullanılır.
Başvuru elektronik ortamda yapılabileceği gibi yazılı olarak da yapılabilir. Elektronik başvuru, uygulamada zaman kazandırır ve başvuru tarihinin ispatı açısından kolaylık sağlar. Yazılı başvurularda ise başvurunun hangi tarihte yapıldığı, özellikle posta yoluyla yapılan başvurularda önem kazanır.
Birden fazla vergi dairesine borcu olan borçluların, her bir vergi dairesine ayrı ayrı başvuru yapması gerekir. Örneğin bir mükellefin hem Mersin Vergi Dairesine hem de başka bir ildeki vergi dairesine borcu varsa, tek bir başvuru ile tüm borçlarını kapsama aldırması mümkün değildir. Her vergi dairesi için ayrı başvuru yapılmalıdır.
8. Başvurular Nereye Yapılır?
Başvurular Gelir İdaresi Başkanlığının internet adresi üzerinden yapılabilir. Ayrıca Dijital Vergi Dairesi üzerinden elektronik başvuru yapılması mümkündür. e-Devlet üzerinden de başvuru imkânı bulunmaktadır.
Bunların dışında, borçlu olunan vergi dairesine doğrudan gidilerek yazılı başvuru yapılabilir. Posta yoluyla başvuru da mümkündür. Ayrıca diğer vergi daireleri aracılığıyla da yazılı başvuru yapılabileceği belirtilmiştir.
Bu seçenekler mükelleflere kolaylık sağlamaktadır. Ancak uygulamada en güvenli yöntem, elektronik başvuru yapılması veya vergi dairesine elden başvuru yapılıyorsa başvurunun alındığına dair kayıt veya belge alınmasıdır.
Posta yoluyla başvuru yapılacaksa, adi posta yerine taahhütlü posta veya APS tercih edilmelidir. Çünkü bu durumda başvuru tarihi olarak postaya verildiği tarih dikkate alınır. Adi posta ile yapılan başvurularda ise vergi dairesi kayıtlarına giriş tarihi esas alınır. Bu da sürenin kaçırılması riskini doğurabilir.
9. Başvuru Tarihi Nasıl Belirlenir?
Başvuru tarihinin belirlenmesi, özellikle son başvuru tarihine yakın yapılan işlemlerde çok önemlidir.
Elektronik ortamda yapılan başvurularda, sistem üzerinden başvurunun yapıldığı tarih esas alınır. Bu nedenle elektronik başvuru, tarih ispatı bakımından en pratik yöntemlerden biridir.
Taahhütlü posta veya APS ile yapılan başvurularda, başvurunun postaya verildiği tarih dikkate alınır. Bu nedenle sürenin son gününde dahi taahhütlü posta ile gönderim yapılırsa, postaya veriliş tarihi önem kazanır.
Adi posta ile yapılan başvurularda ise vergi dairesi kayıtlarına giriş tarihi esas alınır. Bu nedenle adi posta risklidir. Çünkü dilekçe postaya zamanında verilmiş olsa bile vergi dairesi kayıtlarına geç girebilir ve bu durumda başvuru süresinde yapılmamış sayılabilir.
Tutuklu veya hükümlü borçlular tarafından yapılan başvurularda ise dilekçenin ceza infaz kurumu kayıtlarına alındığı tarih dikkate alınır. Bu tarih belli değilse, ceza infaz kurumunun dilekçeyi vergi dairesine gönderdiği yazı tarihi esas alınır.
10. Borçların Sadece Bir Kısmı İçin Başvuru Yapılabilir mi?
Hayır. Rehbere göre borçluların, vergi dairesine olan Tebliğ kapsamındaki tüm borçları için tecil talebinde bulunmaları zorunludur. Borçların yalnızca bir kısmı için başvuru yapılması mümkün değildir.
Bu çok önemli bir uygulama ayrıntısıdır. Mükellef, örneğin sadece damga vergisi borcunu taksitlendirmek, ancak stopaj borcunu kapsam dışında bırakmak isteyemez. Eğer aynı vergi dairesindeki borçlar Tebliğ kapsamındaysa, kapsam dahilindeki tüm borçlar için başvuru yapılması gerekir.
Ancak burada kapsam dışı borçlar zaten bu düzenlemeye dahil edilmeyecektir. Dolayısıyla “tüm borçlar” ifadesi, Tebliğ kapsamındaki tüm borçlar şeklinde anlaşılmalıdır.
11. Taksit Ödemeleri Ne Zaman Başlayacak?
Tecil edilen borçlar, ilk taksiti Eylül 2026 ayında başlamak üzere aylık eşit taksitler halinde ödenecektir.
Bu şu anlama gelir: Başvuru yapılır, vergi dairesi başvuruyu değerlendirir, uygun bulunursa borç ödeme planına bağlanır ve ilk ödeme Eylül 2026 ayında başlar. Taksitler aylık olarak ödenir.
Taksitlerin aylık olması, mükelleflerin nakit akış planlamasını daha dikkatli yapmasını gerektirir. Çünkü her ay düzenli ödeme yapılması gerekir. Tecil planının bozulmaması için mükellefin ödeme takvimini baştan takip etmesi önemlidir.
12. Taksit Sayısı Nasıl Belirlenir?
Bu düzenlemede taksit sayısı tek tip değildir. Taksit sayısı üç temel unsura göre belirlenir:
Birincisi, borçlunun çok zor durum hali dikkate alınır. Özellikle faal mükellefiyeti bulunan ve bilanço veya işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerde likidite oranı hesaplanır. Bu oran, mükellefin kısa vadeli borçlarını ödeme gücünü gösterir.
İkincisi, borcun türü dikkate alınır. KDV ve BSMV borçları açısından özel bir taksit sınırı vardır. Bu borçlar genel olarak 12 eşit taksitte ödenir.
Üçüncüsü, borçlunun hukuki statüsü dikkate alınır. İl özel idareleri, belediyeler, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıkları ve bunlara bağlı bazı tüzel kişiler için daha farklı bir taksitlendirme imkânı öngörülmüştür.
Dolayısıyla “herkes 72 taksit yapabilir” şeklinde bir yorum doğru değildir. Taksit sayısı mükellefin durumuna göre değişir.
13. Likidite Oranına Göre Taksit Sayısı
16 Haziran 2026 tarihi itibarıyla faal mükellefiyet kaydı bulunan ve bilanço esasına veya işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin borçları, mali durumlarına göre taksitlendirilir.
Bu mükelleflerde likidite oranı 0,50 veya daha büyükse borçlar 36 eşit taksitte ödenebilir.
Likidite oranı 0,50’den küçük ve 0,30’dan büyükse borçlar 48 eşit taksitte ödenebilir.
Likidite oranı 0,30 veya daha düşükse borçlar 72 eşit taksitte ödenebilir.
Bu sistemde amaç, mükellefin ödeme gücüne göre vade belirlemektir. Likidite oranı düştükçe, yani mükellefin ödeme gücü zayıfladıkça, daha uzun taksit imkânı tanınmaktadır.
Basit anlatımla, likidite oranı yüksek olan mükellefin kısa vadeli borçlarını ödeme gücünün daha iyi olduğu kabul edilir ve bu mükellefe daha kısa vade tanınır. Likidite oranı düşük olan mükellefin ise ödeme gücünün daha zayıf olduğu kabul edilir ve bu mükellefe daha uzun vade sağlanır.
14. Bilanço Esasına Göre Defter Tutanlarda Likidite Oranı
Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerde likidite oranı, dönen varlıklardan stokların çıkarılması ve bulunan tutarın kısa vadeli yabancı kaynaklara bölünmesiyle hesaplanır.
Bu formül, mükellefin kısa vadede nakde dönüşebilecek varlıklarıyla kısa vadeli borçlarını karşılama gücünü ölçer. Stoklar formülden çıkarılır çünkü stokların her zaman hemen nakde çevrilmesi mümkün değildir. Özellikle ekonomik durgunluk dönemlerinde stokların satışı zaman alabilir. Bu nedenle daha ihtiyatlı bir hesaplama yapılır.
Örneğin bir bilanço mükellefinin dönen varlıkları yüksek görünebilir; ancak bu tutarın büyük kısmı stoklardan oluşuyorsa, gerçek ödeme gücü sanıldığı kadar yüksek olmayabilir. Bu nedenle likidite oranında stoklar düşülerek daha gerçekçi bir ödeme gücü tespiti yapılır.
15. İşletme Hesabı Esasına Göre Defter Tutanlarda Likidite Oranı
İşletme hesabı esasına göre defter tutan borçlularda ise likidite oranı farklı bir formülle hesaplanır. Bu mükelleflerde kasa, banka ve kısa vadeli alacaklar toplamı, kısa vadeli borçlara bölünür.
Bu yöntem, işletme hesabı esasına göre defter tutan küçük ve orta ölçekli işletmelerin ödeme gücünü tespit etmeye yöneliktir. Burada da amaç, mükellefin kısa vadede kullanabileceği nakit ve nakde yakın değerleriyle kısa vadeli borçlarını ödeme kapasitesini ölçmektir.
Bu hesaplama sonucunda ortaya çıkan oran, mükellefin kaç taksitten yararlanacağını belirlemede esas alınır.
16. Faal Mükellef Olmayan veya Defter Tutmayan Borçlularda Taksit Sayısı
Rehbere göre, yukarıda belirtilen faal mükellefiyeti bulunan ve bilanço veya işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler dışında kalan tüm borçluların borçları 48 eşit taksitte ödenecektir.
Bu grup içine faal mükellefiyeti bulunmayan kişiler, defter tutma yükümlülüğü olmayan borçlular veya farklı statüdeki sorumlular girebilir. Bunlar için likidite oranına göre 36, 48 veya 72 taksit ayrımı yapılmaz; genel olarak 48 taksit uygulanır.
17. KDV ve BSMV Borçlarında Özel Durum
Bu düzenlemenin en dikkat edilmesi gereken noktalarından biri KDV ve BSMV borçlarıdır.
Borçluların katma değer vergisi ve banka ve sigorta muameleleri vergisinden olan borçları ile bunlara ilişkin vergi ziyaı cezaları, gecikme faizi ve gecikme zamları 12 eşit taksitte ödenecektir.
Ayrıca bu vergilere ait beyannameler üzerinden tahakkuk eden damga vergileri ve bunlara ilişkin gecikme zamları da 12 eşit taksit kapsamında değerlendirilir.
Bu hüküm özellikle mali müşavirler açısından çok önemlidir. Çünkü birçok mükellefin vergi borçları içinde KDV önemli bir yer tutar. Mükellef, likidite oranı düşük olduğu için 72 taksit hakkı doğduğunu düşünebilir. Ancak borcun içinde KDV varsa, KDV kısmı 72 taksite değil, 12 taksite bağlanacaktır.
Örneğin mükellefin gelir stopajı ve damga vergisi borçları 72 taksite girebilirken, KDV borcu 12 taksitte ödenecektir. Bu nedenle ödeme planı oluşturulurken borç türleri ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
18. Örnek Üzerinden KDV Ayrımı
Bir şirketin toplam 648.000 TL borcu olduğunu düşünelim. Bu borcun 468.000 TL’si gelir stopaj vergisi, damga vergisi ve bunlara ilişkin gecikme zamlarından; 180.000 TL’si ise KDV ve buna ilişkin gecikme zammından oluşsun.
Mükellefin likidite oranı 0,30’un altında olsun. Normalde bu oran mükellefin 72 taksit imkânından yararlanabileceğini gösterir. Ancak KDV borçları için özel 12 taksit kuralı bulunduğundan, borcun tamamı 72 taksite bölünmez.
Bu durumda 468.000 TL tutarındaki gelir stopajı, damga vergisi ve bunlara ilişkin gecikme zamları 72 eşit taksitte ödenebilir. Buna karşılık 180.000 TL tutarındaki KDV ve buna ilişkin gecikme zammı 12 eşit taksitte ödenir.
Bu örnek, mükelleflere yapılacak açıklamalarda özellikle kullanılmalıdır. Çünkü “72 ay taksit var” ifadesi tek başına eksik ve yanıltıcı olabilir.
19. Belediyeler ve Bazı Kamu Tüzel Kişilerinde Taksit Sayısı
Rehberde borçluların hukuki statüsüne göre özel bir düzenleme de yapılmıştır.
İl özel idareleri, belediyeler, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıkları, bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar ve bunların doğrudan veya dolaylı olarak birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları tüzel kişiler, kapsamdaki tüm borçlarını 72 eşit taksitte ödeyebilirler.
Bu grupta KDV gibi borç türleri açısından da farklı bir sonuç doğmaktadır. Normal mükelleflerde KDV borçları 12 taksit ile sınırlandırılırken, belediye sermayeli şirketler gibi bu özel statüdeki borçlular bakımından kapsamdaki tüm borçlar 72 eşit taksitte ödenebilmektedir.
Örneğin sermayesinin tamamı belediyeye ait olan bir şirketin hem stopaj hem KDV borcu varsa, bu şirketin tüm borcu 72 eşit taksite bağlanabilir.
20. Daha Az Taksit Talep Edilebilir mi?
Evet. Borçlular, Tebliğde belirlenen taksit sayılarından daha az taksit talep edebilirler.
Bu düzenleme mükellef lehinedir. Örneğin borçlu 72 taksit hakkına sahip olsa bile, isterse borcunu 24 taksitte veya daha kısa sürede ödemek isteyebilir. Daha az taksit tercih edilmesi, toplam tecil faizi yükünü azaltabilir. Çünkü taksit süresi uzadıkça faiz hesaplaması da buna göre artar.
Nakit akışı uygun olan mükellefler için daha kısa vadeli ödeme planı tercih etmek ekonomik açıdan daha avantajlı olabilir. Ancak mükellefin ödeme gücü dikkatle analiz edilmelidir. Çok kısa taksit seçilip daha sonra ödeme güçlüğü yaşanması, tecilin ihlal edilmesine yol açabilir.
21. Tecil Faizi Oranı Nedir?
Bu düzenleme kapsamında tecil edilen borçlara yıllık yüzde 29 oranında tecil faizi uygulanacaktır.
Bu oran, rehberde özellikle vurgulanmıştır. Normalde cari tecil faizi yıllık yüzde 39 iken, bu Tebliğ kapsamında yıllık yüzde 29 oranı uygulanacaktır. Dolayısıyla düzenlemenin en önemli avantajlarından biri düşük tecil faizi oranıdır.
Tecil faizi, borcun taksitlendirilmesi nedeniyle kamu alacağının vadeye yayılmasının karşılığıdır. Borçluya ödeme süresi tanınırken, devlet bu süre için faiz hesaplar. Ancak bu düzenlemede oran düşürüldüğü için mükellef açısından daha uygun bir ödeme imkânı ortaya çıkmaktadır.
22. Toplam Borç Tutarı Nasıl Hesaplanır?
Tecil kapsamındaki borçların toplam tutarı hesaplanırken, gecikme zammı uygulanması gereken borçların asıllarına vade tarihinden tecil talep tarihine kadar geçen süre için gecikme zammı hesaplanır.
Burada tecil talep tarihi hariç tutulur. Yani borç, vadesinden başvuru tarihine kadar geçen süre dikkate alınarak güncellenir. Bu hesaplama sonucunda toplam borç tutarı belirlenir.
Eğer alacak aslına ilişkin özel kanunlarında gecikme zammı dışında farklı bir fer’i alacak uygulanması gerekiyorsa, tecil talep tarihine kadar ilgili mevzuata göre o fer’i alacak hesaplanır.
Bu nedenle ödeme planındaki borç tutarı, yalnızca ilk tahakkuk eden vergi aslı değildir. Gecikme zammı, gecikme faizi veya ilgili diğer fer’i alacaklar da dikkate alınarak toplam tutar belirlenir.
23. Taksit Tutarları Nasıl Hesaplanır?
Toplam borç tutarı belirlendikten sonra, bu tutar taksit sayısına bölünür. Böylece aylık taksit tutarları hesaplanır.
Hesaplama sonucunda lira kesirleri oluşursa, bu kesirler ilk taksit tutarına eklenir. Bu teknik bir hesaplama ayrıntısıdır. Amaç ödeme planının düzgün şekilde oluşturulmasıdır.
Taksit tutarlarına uygulanacak tecil faizi ise ödeme planlarında ayın son günü esas alınarak hesaplanır ve gösterilir. Bu nedenle mükellef, ödeme planını aldığında hangi tarihte ne kadar ödeme yapacağını görebilir.
Taksitlerin vadesinden önce ödenmesi mümkündür. Böyle bir durumda tecil faizi, fiili ödeme tarihi dikkate alınarak hesaplanır. Yani mükellef taksiti erken öderse, faiz hesaplaması buna göre yapılır.
24. Teminat Uygulaması Nasıl Olacak?
Teminat konusu özellikle yüksek tutarlı borçlarda önemlidir.
Rehbere göre, 10 milyon TL ve altında olan amme alacakları için teminat aranmayacaktır. Bu, birçok mükellef için önemli bir kolaylıktır. Çünkü teminat göstermek, özellikle nakit sıkışıklığı yaşayan borçlular açısından ayrıca zorlayıcı olabilir.
10 milyon TL’nin üzerinde olan amme alacaklarında ise bu tutarı aşan kısmın yarısı kadar teminat alınması gerekir.
Örneğin borç tutarı 14 milyon TL ise, 10 milyon TL’ye kadar olan kısım için teminat aranmaz. Aşan tutar 4 milyon TL’dir. Bunun yarısı olan 2 milyon TL tutarında teminat aranır.
Bu uygulama, yüksek tutarlı kamu alacaklarında idarenin alacağını güvence altına alma amacını taşırken, belli bir tutara kadar borçlulara teminatsız başvuru kolaylığı sağlamaktadır.
25. Başvuruları Kim Değerlendirir?
Tebliğ kapsamında yapılacak tecil başvuruları, borç tutarına bakılmaksızın vergi dairesi müdürleri tarafından değerlendirilir ve sonuçlandırılır.
Bu da uygulamanın vergi dairesi düzeyinde yürütüleceğini göstermektedir. Başvurunun kabul edilip edilmeyeceği, taksit sayısı, ödeme planı ve diğer koşullar ilgili vergi dairesi tarafından belirlenir.
Mükellefin başvuru yapması tek başına otomatik kabul anlamına gelmez. Başvuru, Tebliğ hükümleri ve mükellefin durumu dikkate alınarak değerlendirilir.
26. Ödeme Planı Nereden Alınır?
Tecil edilen borçlara ilişkin ödeme planları birkaç farklı yoldan temin edilebilir.
Mükellef bağlı bulunduğu vergi dairesinden ödeme planını alabilir. Ayrıca başvurduğu herhangi bir vergi dairesinden imza karşılığı elden alınması mümkündür.
Gerekli şartların bulunması halinde Gelir İdaresi Başkanlığı internet adresi veya Dijital Vergi Dairesi üzerinden de ödeme planı temin edilebilir.
Ödeme planının mutlaka dikkatle incelenmesi gerekir. Hangi borcun kaç taksite bağlandığı, KDV gibi borçların ayrı değerlendirilip değerlendirilmediği, taksit vadeleri, tecil faizi ve toplam ödeme tutarı kontrol edilmelidir.
27. Daha Önce Tecil Edilmiş Borçlar İçin Yeni İmkândan Yararlanılabilir mi?
Evet, bazı şartlarla mümkündür.
16 Haziran 2026 tarihi itibarıyla daha önce tecil edilmiş ve tecil şartlarına uygun olarak ödenmekte olan borçların, Tebliğin yayım tarihinden sonra ödenmesi gereken taksitlerine yıllık yüzde 29 oranında tecil faizi uygulanacaktır. Bunun için ayrıca başvuru şartı aranmaz.
Ancak mükellefler, kalan taksit tutarlarının bu Tebliğde belirlenen tecil sürelerinden yararlanacak şekilde yeniden tecil edilmesini isterlerse, 31 Ağustos 2026 tarihine kadar başvuru yapmaları gerekir.
Bu hüküm, daha önce tecil planı olan mükellefler açısından önemlidir. Çünkü mevcut tecil dosyası devam ederken yeni düşük faiz uygulamasından veya yeni sürelerden yararlanma imkânı doğabilir.
28. Değerlendirme Aşamasında Olan Tecil Talepleri
16 Haziran 2026 tarihi itibarıyla tecil talebinde bulunmuş ancak başvurusu henüz değerlendirme aşamasında olan borçlular da bu yeni düzenlemeden yararlanmak isteyebilir.
Bu durumda, borçluların 31 Ağustos 2026 tarihine kadar başvuruda bulunmaları gerekir. Yani eski başvurunun değerlendirme aşamasında olması, otomatik olarak bu yeni düzenlemeden yararlanılacağı anlamına gelmez. Borçlunun yeni düzenlemeden yararlanmak istediğini süresi içinde bildirmesi gerekir.
29. Mahsuben İade Talebi Bulunan Borçlar
Bazı mükelleflerin vergi dairesinden iade alacağı olabilir ve bu alacaklarını borçlarına mahsup ettirmek istemiş olabilirler. Rehberde bu durum için de özel açıklama yapılmıştır.
Tebliğin yayımı tarihi itibarıyla mahsuben iade talepleri henüz sonuçlandırılmamış olan borçlular, mahsup talebinde bulundukları borçlarının bu Tebliğ kapsamı dışında tutulmasını isteyebilirler. Bu durumda, mahsup talebine konu borçlar dışında kalan diğer borçlar Tebliğ kapsamında taksitlendirilir.
Ancak borçlu, mahsup talebinde bulunduğu borçları için de bu Tebliğ hükümlerinden yararlanmak isterse, başvuru süresi içinde mahsup talebinden vazgeçtiğini ilgili vergi dairesine bildirmelidir.
Bu konu uygulamada dikkat ister. Çünkü mükellefin iade süreci devam ediyorsa, hem mahsup hem de tecil seçenekleri birlikte değerlendirilmelidir. Hangisinin mükellef lehine olduğu, borç tutarı, iade tutarı, gecikme zammı ve ödeme gücü dikkate alınarak belirlenmelidir.
30. Taksitlerin Ödenmemesi Halinde Ne Olur?
Tecil edilen borçlara ilişkin taksitlerin, tecil faizi dahil olmak üzere süresinde ödenmesi gerekir. Taksitlerin ödeme süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde kural olarak tecil ihlal edilmiş olur.
Ancak rehberde borçlular lehine bir esneklik getirilmiştir. Bir takvim yılında en fazla iki taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi ihlal nedeni sayılmaz.
Fakat bu esneklik sınırsız değildir. Süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen her bir taksitin, takip eden taksit ödeme süresi içinde, ödeme tarihi esas alınarak hesaplanacak tecil faiziyle birlikte ödenmesi gerekir.
Eğer süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksit son taksit ise, bu tutarın son taksit ödeme süresini takip eden ayın sonuna kadar ödenmesi gerekir.
Bu şartlara uyulmazsa tecil ihlal edilmiş olur ve tecile konu kamu alacakları takip edilir. Yani ödeme planı bozulur ve idare borç için takip işlemlerine devam edebilir.
31. Amme Borcundan Sorumlu Kişiler Yararlanabilir mi?
Evet. Vergi Usul Kanunu, 6183 sayılı Kanun ve diğer kanunlardaki sorumluluk hükümleri kapsamında amme borcunun ödenmesinden sorumlu olan kişiler de bu düzenlemeden yararlanabilirler.
Bu kişiler arasında mirasçılar, kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler yer almaktadır.
Örneğin bir limited şirketin vergi borcundan dolayı şirket ortağı veya kanuni temsilcisi hakkında takip yapılmışsa, bu kişiler sorumlu oldukları tutar için Tebliğ hükümlerinden yararlanabilirler.
Bu düzenleme, yalnızca asıl mükellefleri değil, borçtan kanunen sorumlu tutulan kişileri de ilgilendirmektedir.
32. Adi ve Kollektif Şirket Ortakları Yararlanabilir mi?
Evet. Adi ve kollektif şirket ortakları, şirket borçlarından müteselsilen sorumlu oldukları için, sorumlu oldukları borçlar bakımından bu Tebliğden yararlanabilirler.
Ancak bunun için vergi dairesine yazılı başvuru yapılması gerekir. Bu kişiler açısından sorumluluk kişisel nitelik taşıdığı için başvuru sürecinin dikkatli yürütülmesi önemlidir.
33. Özel Kanunlara Göre Yapılandırılmış Borçlar
Özel kanunlara göre yapılandırılmış ve taksitlendirilmiş borçlar bakımından rehberde önemli bir sınırlama vardır.
Tebliğin yayımı tarihi itibarıyla ihlal olmamış yapılandırma dosyalarına konu olan ve süresinde ödenmemiş taksitler, bu Tebliğ kapsamında tecil edilemez.
Yani daha önce özel bir yapılandırma kanunundan yararlanılmış ve bu yapılandırma devam ediyorsa, bu yapılandırmanın ödenmemiş taksitleri yeni tecil kapsamına alınamaz.
Bu hüküm, önceki yapılandırma dosyalarının korunması ve farklı düzenlemelerin birbirine karıştırılmaması açısından önemlidir.
34. Borç Durumunu Gösteren Belge Alınabilir mi?
Tecilden yararlanan borçluların borç durumunu gösterir belge alması mümkündür. Ancak taksitlendirilen borçların bu belgede yer almaması için, tecil edilen borç tutarının tecil faizi hariç en az yüzde 10’unun ödenmiş olması gerekir.
Bu konu özellikle ihaleye girecek mükellefler, kamu kurumlarıyla işlem yapacak firmalar veya borcu yoktur yazısı benzeri belge ihtiyacı olanlar açısından önemlidir.
Yani yalnızca tecil başvurusu yapılmış olması yeterli değildir. Tecil edilen borcun en az yüzde 10’unun ödenmiş olması gerekir. Bu şart sağlanırsa, taksitlendirilen borçlar borç durumunu gösterir belgede yer almayabilir.
35. Motorlu Taşıtlar Vergisi Mükellefleri Nasıl Yararlanır?
Motorlu taşıtlar vergisi mükellefleri de bu düzenlemeden yararlanabilir. Ancak başvurunun her bir taşıt itibarıyla hesaplanacak toplam borç tutarı üzerinden yapılması gerekir.
Bu şu anlama gelir: Mükellefin birden fazla aracı varsa, her araç için borç durumu ayrı ayrı değerlendirilmelidir. MTV, gecikme zammı, trafik idari para cezaları ve ilgili diğer borçlar araç bazında dikkate alınır.
36. Motorlu Taşıtlara İlişkin Hangi Borçlar Tecil Edilebilir?
Motorlu taşıtlara ilişkin olarak motorlu taşıtlar vergisi, bu vergiye ait gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezası tecil edilebilir.
Ayrıca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre verilen trafik idari para cezaları da kapsam dahilindedir.
Bunun yanında Karayolları Genel Müdürlüğü mevzuatı kapsamında tahsili gereken geçiş ücreti ve idari para cezaları ile bunlara ilişkin fer’i alacaklar da tecil edilebilir.
Bu nedenle araç sahipleri açısından düzenleme yalnızca MTV ile sınırlı değildir. Trafik cezaları ve geçiş ücretleri gibi borçlar da şartları taşıyorsa tecil kapsamına girebilir.
37. Fenni Muayene İçin Tecilli Borçlar Engel Olur mu?
Motorlu taşıta ilişkin fenni muayene izin belgesi veya uçuşa elverişlilik belgesi alınmasında, tecil ihlal edilmediği sürece, motorlu taşıtlara ilişkin tecil edilmiş borçlar dikkate alınmaz.
Bu hüküm araç sahipleri için önemlidir. Borç taksitlendirilmiş ve tecil şartları ihlal edilmemişse, bu borç fenni muayene işlemlerinde engel olarak değerlendirilmez.
Ancak tecil ihlal edilirse durum değişir. Bu nedenle araç sahiplerinin ödeme planına sadık kalması gerekir.
38. Araç Satış ve Devrinde Tecilli Borçların Durumu
Motorlu taşıtların satış ve devrinin yapılabilmesi için, bu taşıtlara ilişkin tecil edilen borçların tamamının ödenmiş olması zorunludur.
Yani araç borçları taksitlendirilmiş olsa bile, araç satılmak veya devredilmek istenirse bu borçların tamamı kapatılmalıdır.
Bu nedenle araç satışı planlayan mükelleflerin, tecil başvurusu yapmadan önce bu durumu dikkate almaları gerekir. Aksi halde araç satışında borç engeliyle karşılaşılabilir.
39. Hangi Başvurular Bu Tebliğ Kapsamında Değerlendirilmez?
Süresinde yapılmayan başvurular bu Tebliğ kapsamında değerlendirilmez. Yani 31 Ağustos 2026 tarihinden sonra yapılan başvurular bu özel düşük faizli tecil imkânından yararlanamaz.
Ayrıca vadesi 5 Haziran 2026 tarihinden sonra olan alacaklara ilişkin yapılan tecil başvuruları da bu Tebliğ kapsamında değerlendirilmez.
Ancak bu başvurular tamamen geçersiz sayılmaz. Bu başvurular Seri:A Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliği kapsamında, yani genel tecil hükümlerine göre değerlendirilebilir. Fakat bu durumda düşük oranlı özel tecil faizi ve özel sürelerden yararlanma imkânı olmayabilir.
40. Mükellefler İçin Uygulama Kontrol Listesi
Bu düzenlemeden yararlanmak isteyen mükelleflerin öncelikle vergi dairesi borç dökümlerini alması gerekir. Borçların hangi vergi dairesine ait olduğu, borç türleri, vadeleri ve kapsam dahilinde olup olmadığı kontrol edilmelidir.
İkinci olarak, borçların 5 Haziran 2026 tarihi itibarıyla vadesi gelmiş olup olmadığına bakılmalıdır. Vadesi bu tarihten sonra olan borçlar özel düzenleme kapsamına girmez.
Üçüncü olarak, borç türleri ayrıştırılmalıdır. Özellikle KDV ve BSMV borçları ayrıca değerlendirilmelidir. Çünkü bu borçlar genel olarak 12 taksitle sınırlandırılmıştır.
Dördüncü olarak, mükellefin defter tutma şekli ve faal mükellefiyet durumu incelenmelidir. Bilanço veya işletme hesabı esasına göre defter tutan faal mükelleflerde likidite oranı hesaplanmalıdır.
Beşinci olarak, başvurunun hangi vergi dairesine yapılacağı belirlenmelidir. Birden fazla vergi dairesine borç varsa her vergi dairesi için ayrı başvuru yapılmalıdır.
Altıncı olarak, başvuru süresi kaçırılmamalıdır. Son başvuru tarihi 31 Ağustos 2026’dır.
Yedinci olarak, ödeme planı alındığında dikkatle kontrol edilmelidir. Taksit sayısı, taksit tutarları, tecil faizi, KDV ayrımı ve ilk taksit tarihi mutlaka incelenmelidir.
Sekizinci olarak, mükellefin nakit akışı planlanmalıdır. Çünkü ödeme planı bozulursa tecil ihlal edilmiş olur ve takip işlemleri gündeme gelebilir.
41. Mali Müşavirler Açısından Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar
Bu düzenleme mali müşavirler açısından önemli bir bilgilendirme ve takip alanı oluşturmaktadır. Mükellefler çoğu zaman “yapılandırma çıktı mı”, “borcum silinecek mi”, “72 ay taksit var mı”, “KDV de 72 taksit olur mu” gibi sorular soracaktır.
Bu nedenle mükelleflere yapılacak açıklamalarda özellikle şu hususlar vurgulanmalıdır:
Bu düzenleme bir vergi affı değildir. Borçlar silinmez, düşük oranlı tecil faiziyle taksitlendirilir.
Son başvuru tarihi 31 Ağustos 2026’dır.
Her vergi dairesi için ayrı başvuru yapılması gerekir.
Kapsama giren borçların yalnızca bir kısmı için başvuru yapılamaz; aynı vergi dairesindeki Tebliğ kapsamındaki tüm borçlar için başvuru yapılmalıdır.
KDV ve BSMV borçları genel olarak 12 taksitte ödenir.
72 taksit herkes için otomatik değildir. Likidite oranı, borç türü ve hukuki statüye göre taksit sayısı değişir.
10 milyon TL ve altındaki borçlar için teminat aranmaz.
Bir takvim yılında en fazla iki taksit için ödeme esnekliği vardır; ancak bu taksitlerin de belirlenen sürede tecil faiziyle ödenmesi gerekir.
Borç durum yazısı alınabilmesi için tecil edilen borcun en az yüzde 10’unun ödenmiş olması gerekir.
Araç satışında, araca ilişkin tecil edilmiş borçların tamamının ödenmesi gerekir.
42. Mükelleflere Sade Anlatım
Mükelleflere bu düzenleme şu şekilde sadeleştirilerek anlatılabilir:
“Vergi dairesine olan bazı borçlar için 2026 yılında düşük faizli taksitlendirme imkânı getirilmiştir. Bu bir vergi affı değildir; borç silinmez. Borçlar belirli şartlarla taksitlendirilir ve yıllık yüzde 29 tecil faizi uygulanır. Başvuru için son tarih 31 Ağustos 2026’dır. Borcun türüne ve mükellefin mali durumuna göre taksit sayısı 12, 36, 48 veya 72 olabilir. KDV borçları genellikle 12 taksitle sınırlıdır. 10 milyon TL’ye kadar olan borçlarda teminat aranmaz. Başvuru yapılacaksa borçlar, vergi dairesi bazında ayrı ayrı kontrol edilmeli ve ödeme planı dikkatle takip edilmelidir.”
43. Sonuç
Vergi dairesine olan borçların düşük oranlı tecil faizi ile taksitlendirilmesine ilişkin 2026 düzenlemesi, ödeme güçlüğü yaşayan borçlular için önemli bir fırsat niteliğindedir. Ancak bu fırsatın doğru kullanılabilmesi için düzenlemenin kapsamının iyi anlaşılması gerekir.
Bu uygulama borçları silen bir af değildir. Borçların düşük oranlı tecil faiziyle belirli vadeye yayılmasını sağlayan özel bir ödeme kolaylığıdır. Başvuruların 31 Ağustos 2026 tarihine kadar yapılması gerekir. Kapsama giren ve girmeyen borçlar dikkatle ayrıştırılmalıdır. Özellikle KDV ve BSMV borçlarının 12 taksitle sınırlı olduğu unutulmamalıdır.
Faal mükelleflerde taksit sayısı likidite oranına göre belirlenir. Likidite oranı düştükçe daha uzun vade imkânı doğar. Bazı kamu kurumları ve belediye sermayeli şirketler için özel 72 taksit imkânı vardır. 10 milyon TL’ye kadar olan borçlarda teminat aranmaz. Ancak ödeme planına uyulmazsa tecil ihlal edilmiş olur ve borçlar yeniden takip sürecine girebilir.
Bu nedenle mükelleflerin, başvuru yapmadan önce borç dökümlerini, borç türlerini, vergi dairesi bazındaki durumlarını ve ödeme güçlerini dikkatle değerlendirmeleri gerekir. Mali müşavirler açısından ise bu düzenleme, mükellefleri doğru bilgilendirme, borçları sınıflandırma, başvuru sürecini takip etme ve ödeme planlarının sürdürülebilirliğini kontrol etme bakımından önemli bir görev alanı oluşturmaktadır.
Doğru analiz edildiğinde ve süresi içinde başvuru yapıldığında, bu düzenleme mükelleflerin vergi borçlarını daha yönetilebilir hale getirecek önemli bir ödeme kolaylığı sağlamaktadır.
2026 Düşük Oranlı Tecil Faizi ile Taksitlendirme Uygulama Örnekleri
Örnek 1: Sadece Gelir Stopaj ve Damga Vergisi Borcu Olan Mükellef
Örnek : 1Bir limited şirketin bağlı olduğu vergi dairesine;
Gelir stopaj vergisi: 300.000 TL
Damga vergisi: 40.000 TL
Bu borçlara ilişkin gecikme zammı: 60.000 TL
olmak üzere toplam 400.000 TL borcu olduğunu düşünelim.
Mükellefin 16 Haziran 2026 tarihi itibarıyla faal mükellefiyeti bulunmaktadır ve bilanço esasına göre defter tutmaktadır. Yapılan hesaplamada likidite oranı 0,28 çıkmıştır.
Bu durumda mükellefin likidite oranı 0,30’un altında olduğu için, KDV veya BSMV gibi özel 12 taksit sınırlamasına giren bir borcu da bulunmadığından, bu borçlar 72 eşit taksitte ödenebilir.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Mükellefin ödeme gücü zayıf kabul edildiği için taksit sayısı uzamaktadır. Likidite oranı düştükçe, borçluya daha uzun süre tanınmaktadır.
Örnek 2: Likidite Oranı 0,50’den Büyük Olan Mükellef
Bir anonim şirketin vergi dairesine;
Kurumlar vergisi: 600.000 TL
Gelir stopaj vergisi: 250.000 TL
Damga vergisi: 50.000 TL
Gecikme zamları: 100.000 TL
olmak üzere toplam 1.000.000 TL borcu vardır.
Şirket bilanço esasına göre defter tutmaktadır. Yapılan likidite oranı hesabında oran 0,62 çıkmıştır.
Rehbere göre likidite oranı 0,50 veya daha büyükse, borçlar 36 eşit taksitte ödenir.
Bu durumda şirket, düşük oranlı tecil faizi uygulamasından yararlanabilir; ancak 72 taksit değil, 36 taksit uygulanır.
Bu örnek mükelleflere şu şekilde anlatılabilir:
“Her mükellefe otomatik 72 ay taksit yapılmaz. Mali durumunuz iyi görünüyorsa taksit sayısı daha kısa olur. Likidite oranınız 0,50 ve üzerindeyse borçlar 36 taksite bağlanır.”
Örnek 3: Likidite Oranı 0,40 Olan Mükellef
Bir işletmenin vergi dairesine;
Gelir vergisi: 180.000 TL
Gelir stopaj vergisi: 90.000 TL
Damga vergisi: 15.000 TL
Gecikme zammı: 45.000 TL
olmak üzere toplam 330.000 TL borcu vardır.
Mükellef işletme hesabı esasına göre defter tutmaktadır. Yapılan hesaplamada likidite oranı 0,40 bulunmuştur.
Rehbere göre likidite oranı 0,50’den küçük ve 0,30’dan büyükse, borçlar 48 eşit taksitte ödenir.
Bu durumda mükellef borcunu 48 ayda ödeyebilir.
Bu örnekte mükellefin mali durumu 72 taksit için yeterince zayıf kabul edilmemektedir. Ancak 36 taksit yerine 48 taksit imkânı bulunmaktadır.
Örnek 4: KDV Borcu Bulunan Mükellef
Bir şirketin vergi dairesine;
Gelir stopaj vergisi ve gecikme zammı: 720.000 TL
KDV ve KDV gecikme zammı: 240.000 TL
olmak üzere toplam 960.000 TL borcu vardır.
Mükellefin likidite oranı 0,25 olarak hesaplanmıştır.
Normalde 0,25 oranı 72 taksit imkânı verir. Ancak burada borcun içinde KDV bulunmaktadır.
Rehbere göre KDV borçları ve bunlara ilişkin gecikme zamları 12 eşit taksitte ödenir.
Bu durumda ödeme planı şöyle olur:
| Borç Türü | Borç Tutarı | Taksit Sayısı |
|---|---|---|
| Gelir stopaj vergisi ve gecikme zammı | 720.000 TL | 72 taksit |
| KDV ve KDV gecikme zammı | 240.000 TL | 12 taksit |
| Toplam | 960.000 TL | Ayrı ayrı uygulanır |
Bu örnek çok önemlidir. Çünkü mükellef genellikle toplam borcuna bakarak “benim likidite oranım düşük, hepsi 72 taksit olur” diye düşünebilir. Oysa KDV kısmı ayrı değerlendirilir ve genel olarak 12 taksitle sınırlıdır.
Örnek 5: Hem KDV Hem Damga Vergisi Olan Mükellef
Bir mükellefin vergi dairesinde şu borçları vardır:
KDV: 500.000 TL
KDV gecikme zammı: 100.000 TL
KDV beyannamesinden doğan damga vergisi: 5.000 TL
Bu damga vergisine ait gecikme zammı: 1.000 TL
Gelir stopaj vergisi: 300.000 TL
Gelir stopaj gecikme zammı: 60.000 TL
Toplam borç: 966.000 TL
Mükellefin likidite oranı 0,29 çıkmıştır.
Bu durumda:
KDV, KDV gecikme zammı, KDV beyannamesinden doğan damga vergisi ve buna ilişkin gecikme zammı 12 taksitte ödenir.
Gelir stopaj vergisi ve buna ilişkin gecikme zammı ise likidite oranı 0,30’un altında olduğu için 72 taksitte ödenebilir.
| Borç Türü | Tutar | Taksit |
|---|---|---|
| KDV | 500.000 TL | 12 |
| KDV gecikme zammı | 100.000 TL | 12 |
| KDV beyannamesi damga vergisi | 5.000 TL | 12 |
| KDV beyannamesi damga vergisi gecikme zammı | 1.000 TL | 12 |
| Gelir stopaj vergisi | 300.000 TL | 72 |
| Gelir stopaj gecikme zammı | 60.000 TL | 72 |
Bu örnekte görüldüğü gibi, sadece KDV’nin kendisi değil, KDV beyannamesinden doğan damga vergisi ve buna bağlı gecikme zammı da 12 taksit kapsamında değerlendirilir.
Örnek 6: ÖTV Borcu Olan Mükellef
Bir mükellefin vergi dairesine;
ÖTV borcu: 1.200.000 TL
ÖTV gecikme zammı: 250.000 TL
Gelir stopaj vergisi: 300.000 TL
Damga vergisi: 20.000 TL
olmak üzere borcu vardır.
Bu durumda ÖTV ve ÖTV’ye bağlı gecikme zammı bu düzenleme kapsamına girmez.
Gelir stopaj vergisi ve damga vergisi ise şartları taşıyorsa düşük oranlı tecil faiziyle taksitlendirilebilir.
| Borç Türü | Tutar | Durum |
|---|---|---|
| ÖTV | 1.200.000 TL | Kapsam dışı |
| ÖTV gecikme zammı | 250.000 TL | Kapsam dışı |
| Gelir stopaj vergisi | 300.000 TL | Kapsama girebilir |
| Damga vergisi | 20.000 TL | Kapsama girebilir |
Bu örnek mükellefe şöyle anlatılabilir:
“Vergi dairesine her borç yapılandırmaya girmiyor. ÖTV borçları bu özel düşük faizli tecil kapsamının dışında bırakılmıştır.”
Örnek 7: Geçici Vergi Borcu Olan Mükellef
Bir mükellefin 2026 yılı kurum geçici vergi borcu vardır. Bu geçici vergi, 2026 yılı kurumlar vergisine mahsup edilecek niteliktedir.
Rehbere göre, 2026 yılı gelir veya kurumlar vergisine mahsup edilecek geçici vergi bu düzenleme kapsamına girmez.
Bu nedenle mükellef, bu geçici vergi borcu için düşük oranlı tecil faiziyle taksitlendirme talep edemez.
Ancak aynı mükellefin ayrıca gelir stopaj vergisi, damga vergisi veya MTV gibi kapsama giren borçları varsa, bunlar ayrıca değerlendirilebilir.
Örnek 8: Birden Fazla Vergi Dairesine Borcu Olan Mükellef
Bir şirketin;
Mersin Vergi Dairesine: 700.000 TL
Adana Vergi Dairesine: 450.000 TL
borcu vardır.
Mükellef “tek başvuru yapayım, bütün borçlarım taksitlensin” diye düşünmektedir.
Ancak rehbere göre, birden fazla vergi dairesine borç varsa her vergi dairesi için ayrı ayrı başvuru yapılmalıdır.
Bu durumda şirket;
Mersin Vergi Dairesi için ayrı,
Adana Vergi Dairesi için ayrı
başvuru yapmalıdır.
Bu örnek uygulamada çok önemlidir. Tek başvuru yapılıp diğer vergi dairesindeki borcun unutulması, mükellefin o borç için düşük faizli tecil imkânından yararlanamamasına neden olabilir.
Örnek 9: Borcun Sadece Bir Kısmı İçin Başvuru Yapmak İsteyen Mükellef
Bir mükellefin aynı vergi dairesine;
Gelir stopaj vergisi: 200.000 TL
Damga vergisi: 30.000 TL
MTV: 20.000 TL
borcu vardır.
Mükellef sadece gelir stopaj vergisini taksitlendirmek, damga vergisi ve MTV borcunu kapsam dışında bırakmak istemektedir.
Rehbere göre, borçluların vergi dairesine olan Tebliğ kapsamındaki tüm borçları için tecil talebinde bulunmaları zorunludur. Sadece bir kısmı için başvuru yapılması mümkün değildir.
Bu nedenle mükellef aynı vergi dairesindeki kapsama giren tüm borçları için başvuru yapmak zorundadır.
Burada önemli ayrım şudur: Kapsam dışı borçlar zaten bu uygulamaya alınmaz. Ancak kapsam dahilindeki borçların içinden mükellefin seçme yapması mümkün değildir.
Örnek 10: 10 Milyon TL Altında Borcu Olan Mükellefte Teminat
Bir şirketin vergi dairesine toplam 8.500.000 TL borcu vardır.
Bu borç Tebliğ kapsamında tecil edilebilecek niteliktedir.
Rehbere göre, 10 milyon TL ve altında olan amme alacakları için teminat aranmaz.
Bu durumda şirketten teminat istenmez.
Bu, özellikle nakit sıkıntısı yaşayan mükellefler için önemli bir kolaylıktır. Çünkü borcu yüksek olsa bile 10 milyon TL sınırının altında kaldığı için ayrıca banka teminat mektubu, taşınmaz ipoteği veya başka bir teminat gösterme yükümlülüğü doğmaz.
Örnek 11: 10 Milyon TL Üzerinde Borcu Olan Mükellefte Teminat
Bir şirketin vergi dairesine toplam 16.000.000 TL borcu vardır.
Rehbere göre 10 milyon TL’ye kadar olan kısım için teminat aranmaz. Ancak 10 milyon TL’yi aşan kısmın yarısı kadar teminat alınır.
Hesaplama şöyle yapılır:
Toplam borç: 16.000.000 TL
Teminatsız sınır: 10.000.000 TL
Aşan kısım: 6.000.000 TL
Alınacak teminat: 6.000.000 / 2 = 3.000.000 TL
Bu durumda mükellefin 3.000.000 TL tutarında teminat göstermesi gerekir.
Bu örnek özellikle büyük firmalar için önemlidir. Çünkü borç 10 milyon TL’yi geçtiğinde teminat konusu devreye girer.
Örnek 12: Taksitleri Aksatan Mükellef
Bir mükellefin borcu 48 taksite bağlanmıştır. Mükellef 2026 yılı içinde Ekim ve Kasım taksitlerini süresinde ödeyememiştir.
Rehbere göre, bir takvim yılında en fazla iki taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi doğrudan ihlal nedeni sayılmaz.
Ancak bu iki taksitin de takip eden taksit ödeme süresi içinde, ödeme tarihi esas alınarak hesaplanacak tecil faiziyle birlikte ödenmesi gerekir.
Mükellef bu eksik ödemeleri zamanında tamamlarsa tecil bozulmaz.
Fakat mükellef aynı takvim yılında üçüncü bir taksiti de ödemezse veya önceki aksayan taksitleri belirtilen sürede tamamlamazsa, tecil ihlal edilir ve borçlar takip edilir.
Örnek 13: Son Taksiti Ödemeyen Mükellef
Bir mükellef 36 taksitlik ödeme planının son taksitini süresinde ödeyememiştir.
Rehbere göre, son taksitin süresinde ödenmemesi halinde bu tutarın, son taksit ödeme süresini takip eden ayın sonuna kadar, ödeme tarihi dikkate alınarak hesaplanacak tecil faiziyle birlikte ödenmesi gerekir.
Örneğin son taksitin vadesi 31 Ağustos ise, mükellefin bu taksiti en geç takip eden ayın sonuna kadar, yani 30 Eylül’e kadar ödemesi gerekir.
Bu ödeme yapılmazsa tecil ihlal edilir.
Örnek 14: Daha Önce Tecil Edilmiş Borcu Olan Mükellef
Bir mükellefin 2025 yılında 6183 sayılı Kanun’un 48. maddesine göre tecil edilmiş borcu vardır. Bu borç için ödeme planı devam etmektedir ve mükellef taksitlerini düzenli ödemektedir.
16 Haziran 2026 tarihi itibarıyla bu tecil dosyası ihlal edilmemiştir.
Bu durumda, Tebliğin yayım tarihinden sonra ödenmesi gereken taksitlere yıllık %29 tecil faizi uygulanacaktır.
Ayrıca mükellef, kalan borcunun yeni Tebliğdeki sürelere göre yeniden tecil edilmesini isterse, 31 Ağustos 2026’ya kadar başvuru yapmalıdır.
Bu örnek, daha önce tecil yaptırmış mükellefler için önemlidir. “Benim zaten tecilim var, bu yeni imkândan yararlanamam” düşüncesi her zaman doğru değildir.
Örnek 15: Mahsuben İade Talebi Olan Mükellef
Bir mükellefin vergi dairesinden 500.000 TL KDV iade alacağı bulunmaktadır. Bu iade alacağının 300.000 TL’sini vergi borcuna mahsup ettirmek için daha önce başvurmuştur. Ancak 16 Haziran 2026 itibarıyla mahsup talebi henüz sonuçlanmamıştır.
Bu mükellef, mahsup talebine konu ettiği borçların bu Tebliğ kapsamı dışında tutulmasını isteyebilir. Bu durumda sadece diğer borçları taksitlendirilir.
Ancak mükellef mahsup talebine konu borçları da düşük faizli tecil kapsamına almak isterse, başvuru süresi içinde mahsup talebinden vazgeçtiğini ilgili vergi dairesine bildirmelidir.
Bu örnekte mükellef açısından iyi bir karşılaştırma yapılmalıdır:
Mahsup devam ederse borç iade alacağıyla kapatılabilir.
Tecil tercih edilirse borç taksitlendirilir ama mahsup talebinden vazgeçilmesi gerekir.
Hangisinin avantajlı olduğu somut duruma göre değerlendirilmelidir.
Örnek 16: Borç Durum Yazısı Almak İsteyen Mükellef
Bir mükellefin 2.000.000 TL vergi borcu düşük faizli tecil kapsamında taksitlendirilmiştir. Mükellef kamu ihalesine gireceği için borç durumunu gösterir belge almak istemektedir.
Rehbere göre, taksitlendirilen borçların borç durum belgesinde yer almaması için, tecil edilen borç tutarının tecil faizi hariç en az %10’unun ödenmiş olması gerekir.
Bu durumda mükellefin ödemesi gereken asgari tutar:
2.000.000 TL x %10 = 200.000 TL
Mükellef en az 200.000 TL ödeme yaparsa, taksitlendirilen borçlar borç durum belgesinde dikkate alınmayabilir.
Bu uygulama özellikle ihaleye giren firmalar açısından çok önemlidir.
Örnek 17: MTV Borcu Olan Araç Sahibi
Bir mükellefin aracına ilişkin;
MTV borcu: 12.000 TL
MTV gecikme zammı: 3.000 TL
Trafik cezası: 5.000 TL
Geçiş ücreti ve idari para cezası: 4.000 TL
olmak üzere toplam 24.000 TL borcu vardır.
Rehbere göre motorlu taşıtlara ilişkin MTV, MTV’ye ait gecikme zammı, trafik idari para cezaları, geçiş ücreti ve idari para cezaları tecil kapsamına alınabilir.
Bu durumda mükellef, araca ilişkin toplam borç üzerinden başvuru yapabilir.
Ancak başvuru her bir taşıt itibarıyla yapılmalıdır. Birden fazla araç varsa, her aracın borcu ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Örnek 18: Aracını Muayeneye Götürecek Mükellef
Bir mükellefin aracına ilişkin MTV ve trafik cezası borçları düşük faizli tecil kapsamında taksitlendirilmiştir. Mükellef taksitlerini düzenli ödemektedir ve tecil ihlal edilmemiştir.
Bu durumda, fenni muayene izin belgesi alınmasında tecil edilmiş borçlar dikkate alınmaz.
Yani borç taksitlendirilmiş ve ödeme planı bozulmamışsa, araç muayenesi açısından bu borç engel oluşturmaz.
Ancak mükellef taksitleri ödemez ve tecil ihlal edilirse, bu kolaylık ortadan kalkabilir.
Örnek 19: Aracını Satmak İsteyen Mükellef
Bir mükellefin aracına ilişkin 30.000 TL MTV ve trafik cezası borcu tecil edilmiştir. Borç 24 taksite bağlanmıştır ve mükellef ilk 5 taksiti ödemiştir.
Mükellef aracı satmak istemektedir.
Rehbere göre, motorlu taşıtların satış ve devrinin yapılabilmesi için bu taşıta ilişkin tecil edilen borçların tamamının ödenmiş olması zorunludur.
Bu durumda mükellef, aracı satmadan önce kalan tüm tecil borcunu kapatmalıdır.
Bu örnek mükelleflere mutlaka anlatılmalıdır. Çünkü “borcu taksitlendirdim, artık satışta sorun çıkmaz” düşüncesi doğru değildir. Araç satışı için borcun tamamının ödenmesi gerekir.
Örnek 20: Süresinden Sonra Başvuru Yapan Mükellef
Bir mükellef 15 Eylül 2026 tarihinde vergi dairesine başvurarak düşük faizli tecil uygulamasından yararlanmak istemiştir.
Ancak son başvuru tarihi 31 Ağustos 2026’dır.
Bu nedenle 15 Eylül 2026 tarihinde yapılan başvuru bu özel Tebliğ kapsamında değerlendirilmez.
Ancak vergi dairesi bu başvuruyu genel tecil hükümleri kapsamında değerlendirebilir. Bu durumda mükellef düşük oranlı özel faiz ve özel sürelerden yararlanamayabilir.
Örnek 21: Vadesi 5 Haziran 2026’dan Sonra Olan Borç
Bir mükellefin vergi borcunun vadesi 10 Haziran 2026’dır.
Mükellef bu borç için düşük oranlı tecil uygulamasından yararlanmak istemektedir.
Rehbere göre, 5 Haziran 2026 tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde 16 Haziran 2026’ya kadar ödenmemiş borçlar kapsama girer.
Bu nedenle vadesi 10 Haziran 2026 olan borç bu özel düzenleme kapsamında değerlendirilmez.
Ancak genel tecil hükümleri kapsamında ayrıca başvuru yapılabilir.
Örnek 22: Belediye Sermayeli Şirket
Sermayesinin %80’i belediyeye ait olan bir şirketin vergi dairesine;
KDV borcu: 600.000 TL
Gelir stopaj borcu: 400.000 TL
Damga vergisi borcu: 50.000 TL
Gecikme zamları: 150.000 TL
olmak üzere toplam 1.200.000 TL borcu vardır.
Normal bir mükellef olsaydı, KDV borcu 12 taksite bağlanacaktı.
Ancak rehbere göre belediyelerin doğrudan veya dolaylı olarak sermayesinin yarısından fazlasına sahip olduğu tüzel kişiler, kapsamdaki tüm borçlarını 72 eşit taksitte ödeyebilir.
Bu nedenle bu şirketin KDV dahil kapsamdaki tüm borçları 72 taksite bağlanabilir.
VERGİ DAİRESİNE OLAN BORÇLARIN DÜŞÜK ORANLI TECİL FAİZİ İLE TAKSİTLENDİRİLMESİ
Anlaşılır Özet Tablo
| Konu | Açıklama | Mükellefe Sade Anlatım |
|---|---|---|
| Düzenlemenin adı | Vergi dairesine olan borçların düşük oranlı tecil faizi ile taksitlendirilmesi | Vergi borçları belirli şartlarla taksitlendirilebilir. |
| Düzenlemenin niteliği | 6183 sayılı Kanun’un 48. maddesi kapsamında tecil ve taksitlendirme uygulamasıdır | Bu bir vergi affı değildir. Borç silinmez, taksite bağlanır. |
| Faiz oranı | Yıllık %29 tecil faizi uygulanır | Borç taksitlendirilirken yıllık %29 faiz hesaplanır. |
| Normal tecil faiziyle farkı | Cari tecil faizi yıllık %39 iken bu düzenlemede %29 uygulanır | Normal tecile göre daha düşük faizlidir. |
| Son başvuru tarihi | 31 Ağustos 2026 | Bu tarihe kadar başvuru yapılmazsa özel imkândan yararlanılamaz. |
| İlk taksit ne zaman başlar? | İlk taksit Eylül 2026 ayında başlar | Başvuru kabul edilirse ödeme Eylül 2026’da başlar. |
| Ödeme şekli | Aylık eşit taksitler halinde ödeme yapılır | Her ay düzenli ödeme yapılması gerekir. |
| Başvuru şekli | Elektronik veya yazılı başvuru yapılabilir | Dijital Vergi Dairesi, GİB, e-Devlet veya vergi dairesi üzerinden başvuru yapılabilir. |
| Birden fazla vergi dairesi varsa | Her vergi dairesi için ayrı başvuru gerekir | Borç hangi vergi dairesindeyse o daire için ayrı başvuru yapılmalıdır. |
| Borcun bir kısmı için başvuru | Kapsamdaki borçların sadece bir kısmı için başvuru yapılamaz | Aynı vergi dairesindeki kapsama giren tüm borçlar için başvuru yapılmalıdır. |
1. Kapsama Giren ve Girmeyen Borçlar Tablosu
| Borç Türü | Kapsama Girer mi? | Açıklama |
| Gelir vergisi | Evet | Vadesi 5 Haziran 2026 itibarıyla gelmiş ve 16 Haziran 2026’ya kadar ödenmemişse kapsama girebilir. |
| Kurumlar vergisi | Evet | Şartları taşıyorsa tecil edilebilir. |
| Gelir stopaj vergisi | Evet | Uygulamada sık karşılaşılan kapsamdaki borçlardandır. |
| Damga vergisi | Evet | Kapsam dahilindeki borçlarla ilgili olması halinde taksitlendirilebilir. |
| Motorlu taşıtlar vergisi | Evet | Araç bazında başvuru yapılması gerekir. |
| Trafik idari para cezaları | Evet | Vergi dairesince tahsil edilen taşıt borçları kapsamında değerlendirilebilir. |
| Geçiş ücreti ve idari para cezaları | Evet | Motorlu taşıtlara ilişkin olanlar kapsama girebilir. |
| KDV | Evet, ancak özel kurala tabi | Genel olarak 12 eşit taksitte ödenir. |
| BSMV | Evet, ancak özel kurala tabi | Genel olarak 12 eşit taksitte ödenir. |
| ÖTV | Hayır | Bu düzenleme kapsamına girmez. |
| 2026 yılına mahsup edilecek geçici vergi | Hayır | Gelir veya kurumlar vergisine mahsup edilecek geçici vergi kapsam dışıdır. |
| ÖTV’ye bağlı vergi ziyaı cezası | Hayır | Asıl borç kapsam dışı olduğu için buna bağlı ceza da kapsam dışıdır. |
| Geçici vergiye bağlı gecikme zammı/faizi | Hayır | Geçici vergi kapsam dışı olduğundan buna bağlı fer’iler de kapsam dışıdır. |
| Kapsam dışı vergilere ait damga vergisi | Hayır | ÖTV veya geçici vergi gibi kapsam dışı borçlara bağlı damga vergileri de kapsam dışıdır. |
2. Taksit Sayısı Tablosu
| Mükellef / Borç Durumu | Taksit Sayısı | Açıklama |
| Likidite oranı 0,50 veya daha yüksek olan faal mükellef | 36 taksit | Mali durumu daha iyi kabul edilir. |
| Likidite oranı 0,50’den küçük ve 0,30’dan büyük olan faal mükellef | 48 taksit | Orta seviyede ödeme güçlüğü kabul edilir. |
| Likidite oranı 0,30 veya daha düşük olan faal mükellef | 72 taksit | Ödeme gücü daha zayıf kabul edilir. |
| Faal mükellef olmayan veya bu hesaplamaya tabi olmayan borçlular | 48 taksit | Genel uygulama olarak 48 taksit uygulanır. |
| KDV borçları | 12 taksit | Likidite oranı düşük olsa bile KDV genel olarak 12 taksite bağlanır. |
| BSMV borçları | 12 taksit | KDV gibi özel sınırlamaya tabidir. |
| KDV/BSMV’ye bağlı vergi ziyaı, gecikme faizi ve gecikme zammı | 12 taksit | Asıl vergiyle birlikte aynı kurala tabidir. |
| KDV/BSMV beyannamesinden doğan damga vergisi ve gecikme zammı | 12 taksit | Bu borçlar da 12 taksit kapsamında değerlendirilir. |
| Belediyeler, il özel idareleri, YİKOB ve bunlara bağlı bazı tüzel kişiler | 72 taksit | Borç türü ayrımı yapılmaksızın kapsamdaki borçlar 72 taksit olabilir. |
| Borçlu daha az taksit isterse | Daha az taksit seçebilir | Mükellef isterse 36 yerine 24, 72 yerine 48 gibi daha kısa ödeme planı tercih edebilir. |
3. Likidite Oranına Göre Uygulama Tablosu
| Likidite Oranı | Tecil Süresi | Anlamı |
| 0,50 ve üzeri | 36 eşit taksit | Mükellefin ödeme gücü nispeten daha iyi kabul edilir. |
| 0,50’den küçük, 0,30’dan büyük | 48 eşit taksit | Mükellefin ödeme gücü orta düzeyde kabul edilir. |
| 0,30 ve altı | 72 eşit taksit | Mükellefin ödeme gücü daha zayıf kabul edilir. |
4. Borç Türüne Göre Örnek Taksitlendirme Tablosu
| Borç Türü | Borç Tutarı | Mükellefin Likidite Oranı | Uygulanacak Taksit |
| Gelir stopaj vergisi | 500.000 TL | 0,25 | 72 taksit |
| Damga vergisi | 50.000 TL | 0,25 | 72 taksit |
| Kurumlar vergisi | 800.000 TL | 0,40 | 48 taksit |
| Gelir vergisi | 300.000 TL | 0,60 | 36 taksit |
| KDV | 250.000 TL | 0,25 | 12 taksit |
| KDV gecikme zammı | 60.000 TL | 0,25 | 12 taksit |
| BSMV | 150.000 TL | 0,20 | 12 taksit |
| MTV | 25.000 TL | Hesaplamaya göre | 36/48/72 veya özel duruma göre |
| ÖTV | 1.000.000 TL | Fark etmez | Kapsam dışı |
| 2026 geçici vergi | 200.000 TL | Fark etmez | Kapsam dışı |
5. Teminat Uygulaması Tablosu
| Borç Tutarı | Teminat Durumu | Açıklama |
| 5.000.000 TL | Teminat aranmaz | 10 milyon TL’nin altında olduğu için teminat gerekmez. |
| 10.000.000 TL | Teminat aranmaz | Sınır tutara kadar teminat yoktur. |
| 12.000.000 TL | 1.000.000 TL teminat gerekir | 10 milyonu aşan 2 milyon TL’nin yarısı kadar teminat alınır. |
| 16.000.000 TL | 3.000.000 TL teminat gerekir | 10 milyonu aşan 6 milyon TL’nin yarısı kadar teminat alınır. |
| 25.000.000 TL | 7.500.000 TL teminat gerekir | 10 milyonu aşan 15 milyon TL’nin yarısı kadar teminat alınır. |
6. Başvuru Yolları Tablosu
| Başvuru Yolu | Başvuru Tarihi Olarak Kabul Edilen Tarih | Açıklama |
| GİB internet sitesi | Başvurunun yapıldığı tarih | Elektronik başvuru tarihi esas alınır. |
| Dijital Vergi Dairesi | Başvurunun yapıldığı tarih | En pratik yöntemlerden biridir. |
| e-Devlet | Başvurunun yapıldığı tarih | Elektronik ortamda yapılabilir. |
| Vergi dairesine elden başvuru | Vergi dairesi kayıt tarihi | Dilekçenin kayıt altına alınması önemlidir. |
| Taahhütlü posta / APS | Postaya verildiği tarih | Süre açısından daha güvenlidir. |
| Adi posta | Vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarih | Risklidir; geç ulaşırsa başvuru süresi kaçabilir. |
| Tutuklu/hükümlü başvurusu | Ceza infaz kurumu kayıt tarihi | Bu tarih yoksa kurumun vergi dairesine gönderdiği yazı tarihi esas alınır. |
7. Örnek Uygulama Tablosu
| Örnek Olay | Sonuç | Açıklama |
| Mükellefin sadece gelir stopaj ve damga vergisi borcu var, likidite oranı 0,28 | 72 taksit | KDV yoktur ve likidite oranı 0,30’un altındadır. |
| Mükellefin kurumlar vergisi borcu var, likidite oranı 0,62 | 36 taksit | Likidite oranı 0,50’nin üzerindedir. |
| Mükellefin gelir vergisi borcu var, likidite oranı 0,40 | 48 taksit | Likidite oranı 0,30 ile 0,50 arasındadır. |
| Mükellefin KDV borcu var, likidite oranı 0,20 | 12 taksit | KDV borçları özel kurala göre 12 taksite bağlanır. |
| Mükellefin hem KDV hem stopaj borcu var, likidite oranı 0,25 | KDV 12 taksit, stopaj 72 taksit | Borç türleri ayrı ayrı değerlendirilir. |
| Mükellefin ÖTV borcu var | Kapsam dışı | ÖTV bu düzenlemeye girmez. |
| Mükellefin 2026 geçici vergi borcu var | Kapsam dışı | Gelir veya kurumlar vergisine mahsup edilecek geçici vergi kapsam dışıdır. |
| Mükellefin iki ayrı vergi dairesine borcu var | Her daireye ayrı başvuru | Tek başvuru yeterli değildir. |
| Mükellef sadece bir borcunu taksitlendirmek istiyor | Mümkün değil | Aynı vergi dairesindeki kapsama giren tüm borçlar için başvuru gerekir. |
| Mükellef 8 milyon TL borç için başvurdu | Teminat aranmaz | 10 milyon TL’nin altındadır. |
| Mükellef 16 milyon TL borç için başvurdu | 3 milyon TL teminat gerekir | 10 milyonu aşan kısmın yarısı kadar teminat gerekir. |
| Mükellef bir yılda iki taksiti geç ödedi | Şartlı olarak ihlal sayılmaz | Eksik/geç ödenen taksitler süresinde faiziyle tamamlanmalıdır. |
| Mükellef üçüncü taksiti de ödemedi | Tecil ihlal olur | Borç tekrar takip sürecine girer. |
| Mükellef araç borcunu taksitlendirdi ve muayene yaptıracak | Tecil bozulmamışsa engel olmaz | Fenni muayene için tecilli borç dikkate alınmaz. |
| Mükellef borcu taksitli olan aracını satmak istiyor | Tüm borcu kapatması gerekir | Araç satışı için taşıta ilişkin tecilli borç tamamen ödenmelidir. |
8. Mükellefe Kısa Bilgilendirme Tablosu
| Mükellefin Sorusu | Verilecek Kısa Cevap |
| Bu bir vergi affı mı? | Hayır. Borç silinmez, düşük faizle taksitlendirilir. |
| Başvuru için son tarih nedir? | 31 Ağustos 2026. |
| Faiz oranı kaç? | Yıllık %29 tecil faizi uygulanır. |
| Herkes 72 taksit yapabilir mi? | Hayır. Taksit sayısı borç türüne, likidite oranına ve borçlunun durumuna göre değişir. |
| KDV borcum 72 taksit olur mu? | Genel olarak hayır. KDV borçları 12 taksitte ödenir. |
| ÖTV borcum kapsama girer mi? | Hayır. ÖTV kapsam dışıdır. |
| Geçici vergi borcum kapsama girer mi? | 2026 yılı gelir/kurumlar vergisine mahsup edilecek geçici vergi kapsam dışıdır. |
| Birden fazla vergi dairesine borcum var, tek başvuru yeter mi? | Hayır. Her vergi dairesi için ayrı başvuru gerekir. |
| Borcumun sadece bir kısmını taksitlendirebilir miyim? | Hayır. Aynı vergi dairesindeki kapsama giren tüm borçlar için başvuru gerekir. |
| 10 milyon TL altı borcum var, teminat gerekir mi? | Hayır. 10 milyon TL ve altındaki borçlarda teminat aranmaz. |
| Taksitlerden birini ödemezsem hemen bozulur mu? | Bir takvim yılında en fazla iki taksit için şartlı esneklik vardır. Ancak süresinde tamamlanmazsa tecil bozulur. |
| Tecilli borcum varken borç durum yazısı alabilir miyim? | Tecil edilen borcun en az %10’u ödenirse taksitli borç belgeye yansımayabilir. |
| Araç borcumu taksitlendirdim, aracı satabilir miyim? | Satış için o araca ilişkin tecilli borcun tamamının ödenmesi gerekir. |
9. Mali Müşavir İçin Kontrol Tablosu
| Kontrol Edilecek Konu | Evet/Hayır | Açıklama |
| Borcun vadesi 5 Haziran 2026 veya öncesine mi ait? | Vadesi bu tarihten sonra olanlar özel kapsamda değerlendirilmez. | |
| Borç 16 Haziran 2026’ya kadar ödenmemiş mi? | Ödenmemiş borçlar için başvuru yapılabilir. | |
| Borç Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairesince mi tahsil ediliyor? | Kapsam açısından önemlidir. | |
| Borç ÖTV veya geçici vergi mi? | Bu borçlar kapsam dışıdır. | |
| Borç KDV veya BSMV mi? | 12 taksit kuralı uygulanır. | |
| Mükellefin birden fazla vergi dairesine borcu var mı? | Her vergi dairesi için ayrı başvuru gerekir. | |
| Mükellef faal mi? | Likidite oranı hesabı açısından önemlidir. | |
| Mükellef bilanço esasına göre mi defter tutuyor? | Likidite oranı hesaplanır. | |
| Mükellef işletme hesabı esasına göre mi defter tutuyor? | Likidite oranı farklı formülle hesaplanır. | |
| Likidite oranı hesaplandı mı? | 36/48/72 taksit ayrımı için gereklidir. | |
| Borç toplamı 10 milyon TL’yi geçiyor mu? | Teminat gerekip gerekmediği belirlenir. | |
| Başvuru 31 Ağustos 2026’ya kadar yapılacak mı? | Süre kaçırılırsa özel imkân kaybedilir. | |
| Ödeme planı alındı mı? | Taksit tutarları ve vadeler kontrol edilmelidir. | |
| Mükellefin nakit akışı taksitleri karşılıyor mu? | Tecilin ihlal edilmemesi için önemlidir. |
10. Kısa Sonuç Tablosu
| Ana Başlık | En Önemli Nokta |
| Düzenleme | Vergi borçlarının düşük oranlı tecil faiziyle taksitlendirilmesidir. |
| Affa dönüşür mü? | Hayır, borç silinmez. |
| Son başvuru | 31 Ağustos 2026. |
| Faiz | Yıllık %29. |
| Taksit | 12, 36, 48 veya 72 olabilir. |
| KDV / BSMV | Genel olarak 12 taksit. |
| Likidite oranı | Taksit sayısını belirler. |
| Teminat | 10 milyon TL’ye kadar aranmaz. |
| Vergi dairesi ayrımı | Her vergi dairesi için ayrı başvuru gerekir. |
| Ödeme aksarsa | Bir yılda en fazla iki taksit için şartlı esneklik vardır. |
| Araç satışı | Tecilli araç borcu tamamen ödenmeden satış yapılamaz. |
Benzer Yazılar
-
VERGİ DAİRESİNE OLAN BORÇLARIN DÜŞÜK ORANLI TECİL FAİZİ İLE TAKSİTLENDİRİLMESİ/ Şenol DÖNDER – SMMM
-
7582 Sayılı Kanun Ne Getiriyor? / Şenol DÖNDER – SMMM
-
İnşaat Maliyetinin Asgari İşçilik Uygulamasında Neler Değişti? / Şenol DÖNDER – SMMM
-
Elektronik Genel Kurul Sistemlerinde Yeni Başvuru Süreci ve Şirketler Açısından Değerlendirilmesi / Şenol DÖNDER – SMMM
-
Vergi Teşviklerinde Kartlar Yeniden Dağıtılıyor. / Erol ÇEMBER – YMM
-
2026/13 SAYILI SGK GENELGESİ İLE ANALIK İŞ GÖREMEZLİK SÜRELERİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER / Şenol DÖNDER – SMMM
-
VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 593) NE GETİRİYOR? / Şenol DÖNDER – SMMM
-
SAĞLIK SEKTÖRÜNDE ŞİRKETLEŞME MODELİ: ÖRTÜLÜ ÜCRET RİSKİ VE DOĞRU YAPILANDIRMA / Şenol DÖNDER – SMMM
-
TÜRKİYE’DE YENİ VERGİ TEŞVİK MODELİ: YURT DIŞI GELİRLER, TRANSİT TİCARET VE İSTANBUL FİNANS MERKEZİ ÜZERİNDEN BİR DEĞERLENDİRME – / Şenol DÖNDER-SMMM
-
7577 Sayılı Kanun ile Vergi ve SGK Mevzuatında Yapılan Değişiklikler / Şenol DÖNDER – SMMM
-
SGK İDARİ PARA CEZALARINA KARŞI YARGI YOLU: DANIŞTAY KARARI / Şenol DÖNDER – SMMM
-
2026 Yılında Beyanname ve Sistem Uygulamalarında Yapılan Önemli Değişiklikler / Şenol DÖNDER – SMMM