Ana Sayfa Yazılar 31.07.2026 15 Görüntüleme

7589 Sayılı Kanun Neler Getirdi? Değişiklikler ve Yürürlük Tarihleriyle Ayrıntılı Açıklama / ŞENOL DÖNDER – SMMM

Giriş

31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de, 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yayımlandı.

16 Temmuz 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen Kanun; icra satışlarından noterlik işlemlerine, idari yargıdan kanuni faize, dolandırıcılık suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve hukuk davalarında alacak talebinin artırılmasına kadar çok sayıda konuda değişiklik yapmaktadır.

Kanunda yapılan değişikliklerin tamamı aynı tarihte yürürlüğe girmemektedir. Düzenlemelerin büyük bölümü 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Ancak bazı maddeler için farklı yürürlük tarihleri ve özel geçiş hükümleri belirlenmiştir.

Bu nedenle Kanunun yalnızca getirdiği yeni kuralları değil, bu kuralların hangi tarihten itibaren ve hangi dosyalara uygulanacağını da incelemek gerekir.

Bu Kanun Bir Torba Yasa mıdır?

“Torba yasa” mevzuatta tanımlanmış resmî bir kanun türü değildir. Kanunların başlığında “torba yasa” ifadesine yer verilmez.

Bununla birlikte tek bir kanunla çok sayıda farklı kanunda değişiklik yapılması hâlinde, söz konusu düzenleme uygulamada ve kamuoyunda “torba yasa” olarak adlandırılmaktadır.

7589 sayılı Kanun ile;

  • İcra ve İflas Kanunu,
  • Noterlik Kanunu,
  • Danıştay Kanunu,
  • İdari Yargılama Usulü Kanunu,
  • Hâkimler ve Savcılar Kanunu,
  • Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun,
  • Türk Medeni Kanunu,
  • Türk Ceza Kanunu,
  • Ceza Muhakemesi Kanunu,
  • Türk Borçlar Kanunu,
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu

gibi birçok farklı kanunda değişiklik yapılmıştır.

Dolayısıyla 7589 sayılı Kanunun resmî adı “torba yasa” değildir. Ancak çok sayıda farklı kanunu tek düzenleme içinde değiştirmesi nedeniyle torba kanun niteliği taşıdığı söylenebilir.

1. Miras Kalan Taşınmazların Satışında İlk Artırma Mirasçılar Arasında Yapılacak

Kanunun en dikkat çekici düzenlemelerinden biri, miras yoluyla edinilen taşınmazların ortaklığın giderilmesi yoluyla satışına ilişkindir.

Bir taşınmazın bütün malikleri taşınmazı miras yoluyla edinmişse ve taşınmazda mirasçılar dışında üçüncü bir kişinin mülkiyet hakkı bulunmuyorsa, ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmesi hâlinde ilk artırma yalnızca malik olan mirasçılar arasında yapılacaktır.

Bu özel artırma yöntemi yalnızca bir kez uygulanacaktır. Taşınmaz ilk artırmada mirasçılardan birine satılamazsa ikinci artırma genel kurallara göre gerçekleştirilecek ve üçüncü kişiler de ihaleye katılabilecektir.

Düzenlemenin amacı nedir?

Önceki uygulamada miras kalan bir aile taşınmazı, ortaklığın giderilmesi davası sonucunda üçüncü kişilerin de katılabildiği açık artırmada satılabiliyordu.

Yeni düzenlemeyle mirasçılara, taşınmazın öncelikle aile veya mirasçı grubu içinde kalmasını sağlayabilecekleri bir imkân tanınmıştır.

Örneğin üç kardeşe miras kalan bir taşınmazın paylaşılması konusunda anlaşma sağlanamaz ve mahkeme satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verirse, ilk artırmaya yalnızca bu üç kardeş katılabilecektir.

Ancak taşınmaz üzerinde mirasçı olmayan başka bir kişinin hissesi varsa, yalnızca mirasçılar arasında artırma yapılmasına ilişkin bu özel hüküm uygulanmayacaktır.

İlk artırmada teklif ne kadar olmalıdır?

Yalnızca mirasçılar arasında yapılacak ilk artırmada, verilecek teklifin taşınmazın muhammen kıymetinin yüzde 100’ünü karşılaması gerekmektedir.

Başka bir ifadeyle, taşınmazın bilirkişi tarafından belirlenen tahmini değeri 5 milyon TL ise ilk artırmada teklifin kural olarak en az 5 milyon TL olması gerekir.

İkinci artırmada ise genel yüzde 50 kuralı uygulanacaktır. Bunun yanında taşınmazla güvence altına alınan öncelikli alacaklar ile satış ve paylaştırma giderleri de dikkate alınacaktır.

Yürürlük ve geçiş hükmü

Bu değişiklik 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Ancak değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı yapılmış açık artırmalarda yeni hükümler uygulanmayacaktır. Bu satışlarda değişiklikten önceki kurallar uygulanmaya devam edecektir.

Dolayısıyla burada satış kararının tarihi değil, açık artırma ilanının tarihi önem taşımaktadır.

2. İhaleyi Kazanıp Bedeli Yatırmayanlara Ağır Yaptırımlar Getirildi

İcra satışında veya ortaklığın giderilmesi nedeniyle yapılan satışta en yüksek teklifi veren kişi, ihale bedelini süresi içinde yatırmazsa verdiği teminat kendisine iade edilmeyecektir.

Teminat öncelikle satış giderlerinden mahsup edilecektir. Kalan tutar, icra dosyasının niteliğine göre alacaklılara veya ortaklığın giderilmesi dosyalarında paydaşlara ödenecektir.

Ortaklığın giderilmesi satışında ihaleyi kazanan kişi aynı zamanda paydaşsa ve ihale bedelini yatırmazsa, alınan teminatın tamamı diğer paydaşlara payları oranında ödenecektir.

Bunlara ek olarak ihale bedelini süresi içinde yatırmayan en yüksek teklif sahibine, teklif ettiği bedelin yüzde 5’i oranında idari para cezası verilecektir.

Örnek

Bir taşınmaz için 6 milyon TL teklif veren kişi ihaleyi kazanmış ancak bedeli süresi içinde yatırmamış olsun.

Bu kişiye uygulanabilecek idari para cezası:

6.000.000 TL × %5 = 300.000 TL

olacaktır.

Bu ceza, satışı yapan icra dairesi veya satış memuru tarafından verilecek ve 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilecektir.

Yürürlük ve geçiş hükmü

Düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Ancak 31 Temmuz 2026 tarihinden önce ilan edilmiş açık artırmalarda önceki hükümler uygulanacaktır. Yeni yaptırımlar, yürürlük tarihinden sonra ilan edilen artırmalarda uygulanacaktır.

3. Alacaklıların İhaleye Katılmasında Teminat Kolaylığı Sağlandı

Satış talebinde bulunan ve artırmaya katılmak isteyen alacaklı, artırma süresinin sona ermesinden önceki iş günü mesai bitimine kadar satış yapan icra dairesine başvurursa, alacağının teminatı karşıladığı miktar kadar ayrıca teminat vermeyecektir.

Hazine ise açık artırmalarda teminat göstermekten muaf tutulmuştur.

Yürürlük tarihi

Bu düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Yürürlük tarihinden önce ilan edilmiş açık artırmalarda değişiklikten önceki hükümler uygulanacaktır.

4. Noterlik Belgeleri Elektronik Ortamda Gönderilebilecek

Noterlik Kanunu’nun 55’inci maddesi yeniden düzenlenmiştir.

Noterlik evrak ve defterleri;

  • Mahkemeler,
  • Sulh ceza hâkimlikleri,
  • Cumhuriyet başsavcılıkları,
  • Resmî daireler,
  • Konusu belirtilmek şartıyla noterlikte soruşturma yapmaya yetkili kişiler

tarafından incelenebilecektir.

Mahkeme, sulh ceza hâkimliği veya Cumhuriyet başsavcılığı noterlik belgesinin aslını isterse noter, belgenin bir örneğini çıkararak aslına uygunluğunu onaylayacaktır. Onaylı örnek noterlikte saklanacak, belgenin aslı ise ilgili makama gönderilecektir.

Belgenin yalnızca onaylı örneğinin istenmesi hâlinde noter, belgenin aslını elektronik ortamda tarayacak ve güvenli elektronik imzayla imzalayarak ilgili makama gönderecektir.

Elektronik ortamda gönderme imkânı bulunmuyorsa onaylı örnek fiziki olarak gönderilecektir.

Bu işlemlerden ücret alınacak mı?

Bu işlemlere yevmiye numarası verilmeyecektir.

Posta gideri ve gerekli durumlarda yol gideri dışında;

  • Noterlik ücreti,
  • Harç,
  • Vergi,
  • Değerli kâğıt bedeli

alınmayacaktır.

Yürürlük tarihi

Noterlik belgelerine ilişkin bu değişiklik 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

5. Danıştayın Geçiş Süresi Dört Yıl Uzatıldı

Danıştay Kanunu’nun geçici 27’nci maddesinde yer alan 10 yıllık süre, 14 yıl olarak değiştirilmiştir.

Ayrıca ilgili fıkra hükümlerinin 23 Temmuz 2030 tarihine kadar uygulanmayacağı belirtilmiştir.

Özel yürürlük tarihi

Bu madde Kanunun yayımlandığı 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Ancak hüküm 23 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde uygulanacaktır.

Bu nedenle Kanunun diğer maddelerinden farklı olarak 3’üncü madde bakımından geçerlilik tarihi 31 Temmuz 2026 değil, 23 Temmuz 2026 kabul edilecektir.

6. İdare Mahkemelerinde Tek Hâkimle Görülecek Davalar Genişletildi

İdare mahkemelerinde bazı davalar kurul hâlinde değil, tek hâkim tarafından karara bağlanmaktadır.

Yeni düzenlemeye göre, düzenleyici işlemlere karşı açılan davalar hariç olmak üzere, konusu 486 bin TL’yi aşmayan iptal ve tam yargı davaları tek hâkim tarafından çözümlenecektir.

Aşağıdaki uyuşmazlıklar da tek hâkim tarafından karara bağlanacaktır:

  • Öğrenciler hakkında verilen bazı disiplin cezaları,
  • Sınıf geçme ve not tespiti işlemleri,
  • Öğrenci yurdu, kredi ve burs işlemleri,
  • Kamu görevlilerinin geçici görevlendirme işlemleri,
  • Kamu görevlilerinin yolluk, lojman ve izin işlemleri,
  • Kamu görevlilerine verilen uyarma cezaları,
  • Meslek kuruluşlarının üyelerine verdiği bazı disiplin cezaları,
  • 65 yaş aylığı uygulamasından doğan davalar.

Öğrenciler hakkında verilen uzaklaştırma veya okuldan ilişik kesme sonucunu doğuran disiplin cezaları tek hâkim kapsamına alınmamıştır.

Mesleki faaliyeti geçici veya sürekli olarak engelleyen meslek kuruluşu disiplin cezaları da kapsam dışında bırakılmıştır.

Yürürlük ve geçiş hükmü

Değişiklik 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Ancak yeni tek hâkim kuralları yalnızca 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra açılan davalarda uygulanacaktır.

Bu tarihten önce açılmış davalarda önceki hükümler uygulanmaya devam edecektir.

7. İdari Yargıda İstinaf İncelemesi Yeniden Düzenlendi

Bölge idare mahkemelerinin istinaf incelemesi sonucunda verebileceği kararlar daha ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir.

Bölge idare mahkemesi;

  • İlk derece mahkemesinin kararını hukuka uygun bulursa,
  • Kararın sonucunu doğru ancak gerekçesini yanlış veya eksik bulursa gerekçeyi değiştirerek,
  • Karardaki maddi yanlışlık düzeltilebilir durumdaysa gerekli düzeltmeyi yaparak

istinaf başvurusunun reddine karar verebilecektir.

Böylece yalnızca gerekçe eksikliği veya düzeltilebilir maddi hata nedeniyle dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesinin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.

Yürürlük tarihi

Bu düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Kanunda bu değişiklik bakımından ayrıca özel bir geçiş hükmü öngörülmemiştir.

8. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine Gönderilebileceği Durumlar Sınırlandırıldı

Bölge idare mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak dosyayı geri gönderebileceği hâller tek tek sayılmıştır.

Bunlar arasında;

  • İlk inceleme veya usule ilişkin nihai kararlarda hata bulunması,
  • Davaya görevsiz veya yetkisiz mahkemenin bakması,
  • Reddedilmiş veya yasaklanmış hâkimin davaya bakması,
  • Dilekçenin reddedilmesi gerekirken esastan karar verilmesi,
  • Dosyanın yanlış veya eksik hasımla sonuçlandırılması,
  • Talebin bir bölümü hakkında karar verilmemesi,
  • Eksik hüküm kurulması,
  • Gerekli keşif veya bilirkişi incelemesinin yapılmaması,
  • Zorunlu olduğu hâlde duruşma yapılmaması

bulunmaktadır.

Bölge idare mahkemesi, keşif, bilirkişi veya duruşma eksikliğini kendisi tamamlayarak da karar verebilecektir.

Kanunda sayılan hâller dışında karar kaldırılarak dosya ilk derece mahkemesine gönderilemeyecektir.

Yürürlük tarihi

Bu düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

9. İdari Yargıda Yeni Bir Temyiz İmkânı Getirildi

Bölge idare mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırdıktan sonra yeniden verdiği bazı kararlar Danıştayda temyiz edilebilecektir.

Temyiz süresi kararın tebliğinden itibaren 30 gündür.

Ancak aşağıdaki davalarda bu yeni temyiz yolu uygulanmayacaktır:

  • İdare ve vergi mahkemelerinde tek hâkimle görülen davalar,
  • Çiftçi Mallarının Korunması Kanunu’ndan doğan davalar,
  • Taşınmaz zilyetliğine yapılan tecavüzün önlenmesine ilişkin davalar,
  • Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’ndan doğan davalar,
  • Kanundaki parasal sınırların altında kalan bazı kararlar,
  • Yalnızca vekâlet ücreti ve yargılama giderine ilişkin kararlar.

Yürürlük ve geçiş hükmü

Düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Ancak yeni temyiz kuralları yalnızca 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra bölge idare mahkemelerince verilen kararlar hakkında uygulanacaktır.

Bu tarihten önce verilen bölge idare mahkemesi kararlarında eski hükümler geçerli olacaktır.

10. Adli Tıp Kurumunda Görev Süresi Dört Yıl Olarak Belirlendi

Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeliğine atanabilmek için tıp veya diş hekimliğinde uzmanlık belgesine ya da ilgili alanda doktora derecesine sahip olma şartı getirildi.

Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri ile;

  • Adli tıp grup başkanlarının,
  • Adli tıp ihtisas dairesi başkanlarının

görev süresi dört yıl olarak belirlendi.

Yeni atanan veya görevlendirilen kişiler göreve başlayıncaya kadar görev süresi sona erenlerin görevlerine devam etmesi öngörüldü.

Yürürlük ve geçiş hükmü

Düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte dört yıl veya daha fazla süredir görev yapanların görevleri sona erecektir.

Dört yıldan daha az süredir görev yapanlar ise dört yıllık süreden kalan görev sürelerini tamamlayacaktır.

Görev süresi sona eren kişiler, yerlerine yeni atama veya görevlendirme yapılıncaya kadar görevlerine devam edecektir.

11. Hâkim ve Savcı Yardımcılarının Eğitim ve Sınavları Ayrıntılı Düzenlendi

Hâkim ve savcı yardımcılarına verilecek eğitimlerin kapsamı genişletilerek kanunda açıkça sayılmıştır.

Eğitim konuları arasında;

  • Anayasa ve insan hakları hukuku,
  • Ceza hukuku,
  • Özel hukuk,
  • İdare hukuku,
  • Vergi hukuku,
  • Usul hukuku,
  • Duruşma yönetimi,
  • Karar ve gerekçeli karar yazımı,
  • Adalet hizmetlerinin yönetimi,
  • Uluslararası kuruluşlar ve sözleşmeler,
  • Sık karşılaşılan davalar,
  • Kişisel gelişim

bulunmaktadır.

Yazılı sınavların 100 tam puan üzerinden değerlendirileceği belirtilmiştir.

Mazereti nedeniyle sınava katılamayan hâkim ve savcı yardımcılarının, mazeretin ortadan kalkmasından itibaren beş iş günü içinde Türkiye Adalet Akademisine bildirim yapması gerekecektir.

Sözlü sınavda ise adayların;

  • Mevzuat ve içtihat bilgisi,
  • Mesleki yeterliliği,
  • Hukuki sorunları kavrama ve çözme yeteneği,
  • Özgüveni ve temsil kabiliyeti,
  • Türkçeyi etkin kullanma becerisi,
  • Genel kültürü ve yeteneği

değerlendirilecektir.

Yürürlük tarihi

Bu hükümler 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

12. Hukuki Konularda Gereksiz Bilirkişi İncelemesi Disiplin Konusu Olabilecek

Mesleğin gerektirdiği hukuk bilgisiyle çözümlenmesi mümkün olan bir konuda bilirkişiye başvurulması, hâkimler bakımından disiplin yaptırımı uygulanabilecek fiiller arasına alınmıştır.

Bilirkişinin görevi teknik, bilimsel veya özel uzmanlık gerektiren konularda mahkemeye yardımcı olmaktır.

Bir uyuşmazlığın yalnızca hukuki bilgiyle çözülebilecek olması hâlinde bilirkişiye başvurulması, yargılamayı gereksiz yere uzatabilir ve yargılama giderlerini artırabilir.

Yürürlük tarihi

Düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

13. Kanuni Faiz Oranı Değişken Sisteme Bağlandı

Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken ancak faiz oranının sözleşmeyle belirlenmediği durumlarda uygulanacak kanuni faiz oranı yeniden düzenlenmiştir.

Kanuni faiz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde 80’i olarak hesaplanacaktır.

Yıl içinde oran değişebilecek mi?

30 Haziran tarihinde geçerli reeskont oranı, önceki yılın 31 Aralık tarihindeki reeskont oranından beş puan veya daha fazla farklıysa, yılın ikinci yarısında yeni oran uygulanacaktır.

Yılın ikinci yarısında da 30 Haziran tarihindeki reeskont oranının yüzde 80’i esas alınacaktır.

Örnek

Önceki yılın 31 Aralık günündeki reeskont oranı yüzde 40 ise kanuni faiz:

%40 × %80 = %32

olacaktır.

30 Haziran tarihinde reeskont oranı yüzde 46’ya çıkarsa aradaki fark beş puandan fazla olduğu için yılın ikinci yarısında:

%46 × %80 = %36,8

oranında kanuni faiz uygulanacaktır.

Bu rakamlar yalnızca hesaplama yöntemini göstermek amacıyla verilmiştir. Gerçek faiz oranı için ilgili tarihteki TCMB reeskont oranının kontrol edilmesi gerekir.

Yürürlük tarihi

Yeni kanuni faiz sistemi 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

14. Kısıtlılara Ait Taşınmazlar UYAP Üzerinden Satılacak

Vesayet altında bulunan kişilere ait taşınmazların satışı, UYAP’a entegre elektronik satış portalında açık artırmayla gerçekleştirilecektir.

İhalenin tamamlanabilmesi için vesayet makamının onayı gerekecektir.

Vesayet makamının, onama kararını ihale gününden itibaren 10 gün içinde vermesi gerekmektedir.

Özel yürürlük tarihi

Bu değişiklikler Kanunun yayımlandığı tarihte hemen yürürlüğe girmemiştir.

Kanunun 11 ve 12’nci maddeleri, yayım tarihinden üç ay sonra, yani 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Geçiş hükmü

31 Ekim 2026 tarihinden önce ilanı yapılmış açık artırmalarda eski hükümler uygulanacaktır.

Yeni elektronik satış yöntemi, değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra ilan edilecek açık artırmalarda uygulanacaktır.

15. Dolandırıcılıkta Hesap veya Kart Kullandıranlara Ceza İndirimi Getirildi

Türk Ceza Kanunu’nun dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin hükümlerine yeni bir düzenleme eklenmiştir.

Dolandırıcılık suçuna katılımı yalnızca;

  • Banka veya kredi kartını,
  • Banka hesabını,
  • Aracı kurum hesabını,
  • Ödeme hizmeti sağlayıcısı hesabını,
  • Kripto varlık hizmet sağlayıcısı hesabını,
  • Bu hesapların kullanılmasını sağlayan bilgi veya araçları

başkasına vermekten ibaret olan kişinin cezası yarı oranında indirilecektir.

Hesap kullandırmak artık suç değil mi?

Hayır. Düzenleme hesap kullandırma fiilini suç olmaktan çıkarmamaktadır.

Ceza indiriminin uygulanabilmesi için kişinin suça katılımının yalnızca hesabın, kartın veya ödeme aracının kullanılmasını sağlamakla sınırlı olması gerekir.

Kişi mağdurla görüşmüş, sahte ilan hazırlamış, parayı çekmiş veya dolandırıcılık planının diğer aşamalarına katılmışsa bu özel indirim uygulanmayabilir.

Yürürlük tarihi

Düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Devam eden dosyalara etkisi

Kanunun yürürlüğe girmesinden önce dolandırıcılık suçundan hüküm verilmiş ve dosyası istinaf ya da temyiz aşamasında olan sanıklardan yeni indirim kapsamına girenlerin dosyaları ilk derece mahkemesine gönderilecektir.

İnfaz aşamasındaki hükümlüler

Dosyası infaz aşamasında bulunan bazı hükümlüler, mağdurun zararını mahkemenin yapacağı ihtardan itibaren altı ay içinde tamamen giderirse etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilecektir.

Ancak zarar tamamen giderilinceye kadar yalnızca bu hüküm gerekçe gösterilerek infaz ertelenmeyecek veya durdurulmayacaktır.

16. DNA ve Genetik İnceleme Sonuçlarının Saklanması Yeniden Düzenlendi

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun moleküler genetik incelemelere ilişkin hükümleri değiştirilmiştir.

DNA ve benzeri inceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılarak özel bir sisteme kaydedilecek ve bir örneği soruşturma veya kovuşturma dosyasında delil olarak saklanacaktır.

Bilgiler;

  • Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması,
  • İtirazın reddedilmesi,
  • Beraat kararının kesinleşmesi,
  • Ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi

hâllerinde derhâl yok edilecektir.

Diğer durumlarda bilgiler, mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 20 yıl sonra Cumhuriyet savcısının huzurunda imha edilecektir.

Verisi kaydedilen kişi, saklamayı gerektiren amacın ortadan kalktığını veya haklı bir neden bulunduğunu ileri sürerek hâkim ya da mahkemeden verilerinin silinmesini talep edebilecektir.

Bu bilgilerin saklanması, kullanılması ve imhasına ilişkin ayrıntılar Adalet Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı tarafından birlikte çıkarılacak yönetmelikle belirlenecektir.

Yürürlük tarihi

Düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

17. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Yeniden Düzenlendi

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, yani HAGB sistemi yeniden düzenlenmiştir.

Sanığa verilen cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması hâlinde mahkeme HAGB kararı verebilecektir.

HAGB, müsadereye ilişkin hükümler dışında, kurulan hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını ifade etmektedir.

HAGB için hangi şartlar aranacak?

HAGB kararı verilebilmesi için;

  • Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması,
  • Mahkemenin sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine ulaşması,
  • Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesi

gerekecektir.

Zararın hemen giderilememesi hâlinde, sanığın zararı denetim süresi içinde aylık taksitlerle tamamen ödemesi şartıyla da HAGB kararı verilebilecektir.

Denetim süresi ne kadar?

Sanık beş yıl süreyle denetime tabi tutulacaktır.

Mahkeme, bir yılı geçmemek üzere sanığın;

  • Bir eğitim programına devam etmesine,
  • Bir işte gözetim altında çalışmasına,
  • Belirli yerlere gitmemesine,
  • Belirli yerlere devam etmesine,
  • Başka bir yükümlülüğü yerine getirmesine

karar verebilecektir.

Denetim süresi içinde dava zamanaşımı duracaktır.

Denetim süresi sonunda ne olacak?

Sanık beş yıllık denetim süresi içinde kasıtlı yeni bir suç işlemez ve yükümlülüklerini yerine getirirse açıklanması geri bırakılan hüküm kaldırılacak ve davanın düşmesine karar verilecektir.

Sanık kasıtlı yeni bir suç işler veya yükümlülüklere aykırı davranırsa mahkeme hükmü açıklayacaktır.

HAGB kararına karşı hangi kanun yoluna gidilecek?

Yeni düzenlemeye göre HAGB kararına karşı, kanundaki istisnalar saklı kalmak üzere istinaf yoluna başvurulabilecektir.

İstinaf ve şartları bulunması hâlinde temyiz incelemesinde karar, hem usul hem de esas yönünden denetlenecektir.

Hangi suçlarda HAGB uygulanmayacak?

HAGB hükümleri;

  • İşkence,
  • Eziyet,
  • Kamu görevlisinin görevi nedeniyle işlediği ve kötü muamele sayılabilecek suçlar

hakkında uygulanmayacaktır.

Yürürlük tarihi

Yeni HAGB hükümleri 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Kanunda bu madde bakımından ayrıca özel bir geçiş hükmü öngörülmemiştir.

18. Kaçak Sanık Hakkında Yargılama Yapılabilecek

Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilecektir.

Ancak sanığın daha önce sorgusu yapılmamışsa mahkûmiyet veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyecektir.

Mahkeme güvenlik tedbirine karar verirse kaçak sanık veya müdafii, savunma hakkını kullanmak istediğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebilecektir.

Yürürlük tarihi

Düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

19. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi Genişletildi

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları dışında Yargıtay ceza dairelerinin bütün kararlarına karşı Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilecektir.

İtiraz süresi, dosyanın Başsavcılığa teslim edildiği tarihten itibaren üç aydır.

Sanığın lehine yapılacak itirazlarda herhangi bir süre aranmayacaktır.

İtiraz talebinde bulunabilecek kişiler;

  • Sanık,
  • Sanık adına kanun yoluna başvurabilecek kişiler,
  • Katılan,
  • Katılma talebi henüz karara bağlanmamış kişi,
  • Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar gören kişidir.

Yürürlük ve geçiş hükmü

Düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Ancak yeni üç aylık süre, 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilen dosyalarda uygulanacaktır.

Bu tarihten önce teslim edilmiş dosyalarda eski hükümler uygulanmaya devam edecektir.

20. İş Göremezlik ve Destekten Yoksun Kalma Tazminatlarında Faiz Değişti

Türk Borçlar Kanunu’nun 55’inci maddesine çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarına ilişkin yeni hükümler eklenmiştir.

Zarar gören kişinin veya ölen desteğin kazancının bilindiği döneme ilişkin tazminata, haksız fiilin veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten itibaren faiz uygulanacaktır.

Kazancın bilinmediği gelecekteki döneme ilişkin hesaplanan tazminata ise karar tarihinden itibaren faiz işletilecektir.

Önceden yapılan ödemeler nasıl düşülecek?

Tahkikat başlayıncaya kadar tazminat amacıyla yapılan ödemeler, ödeme tarihine göre hesaplanacak tazminat miktarından oransal şekilde mahsup edilecektir.

Yürürlük ve geçiş hükmü

Düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Ancak yeni hükümler yalnızca 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar hakkında uygulanacaktır.

Bu tarihten önce gerçekleşen olaylarda eski hükümler uygulanmaya devam edecektir.

21. Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun belirsiz alacak davasını düzenleyen 107’nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

Belirsiz alacak davası, dava açıldığı sırada alacağın tutarının tam olarak belirlenemediği durumlarda davacının başlangıçta asgari bir miktar göstererek dava açmasına imkân sağlıyordu.

Bu dava türü özellikle;

  • İşçilik alacaklarında,
  • Bedensel zarar tazminatlarında,
  • Destekten yoksun kalma tazminatlarında,
  • Bazı ticari uyuşmazlıklarda

yaygın olarak kullanılmaktaydı.

Yürürlük ve geçiş hükmü

Belirsiz alacak davasının kaldırılması 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Ancak 31 Temmuz 2026 tarihinden önce açılmış belirsiz alacak davalarında eski 107’nci madde uygulanmaya devam edecektir.

Dolayısıyla devam eden belirsiz alacak davaları sırf kanun değişikliği nedeniyle reddedilmeyecek veya kendiliğinden kısmi davaya dönüşmeyecektir.

22. Kısmi Davada Talep Bir Defaya Mahsus Artırılabilecek

Alacağın yalnızca bir kısmının dava edildiği durumlarda davacı, talep miktarını aynı dava içinde bir defaya mahsus olmak üzere tahkikat sona erinceye kadar artırabilecektir.

Bu artırım, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmayacaktır.

Artırılan kısım bakımından zamanaşımı da artırım tarihinde değil, ilk dava tarihinde kesilmiş sayılacaktır.

Örnek

Davacı başlangıçta 100 bin TL tutarında kısmi dava açmış olsun.

Bilirkişi incelemesi sonucunda toplam alacağın 700 bin TL olduğu belirlenirse davacı, tahkikat sona ermeden önce talebini bir defaya mahsus olmak üzere 700 bin TL’ye çıkarabilecektir.

Sonradan artırılan 600 bin TL bakımından da zamanaşımı ilk davanın açıldığı tarihte kesilmiş kabul edilecektir.

Yürürlük tarihi

Bu düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

23. Duruşmalar Arasındaki Süre Üç Ayı Geçemeyecek

Hukuk davalarında duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak üç aydan daha uzun olamayacağı düzenlenmiştir.

Ancak;

  • Bilirkişi incelemesinin uzaması,
  • İstinabe işlemlerinin devam etmesi,
  • İşin niteliğinden kaynaklanan başka zorunlu durumların bulunması

hâlinde hâkim, gerekçesini açıklayarak daha uzun bir süre belirleyebilecektir.

Bu düzenleme davaların üç ay içinde sonuçlanacağı anlamına gelmemektedir.

Yeni kural yalnızca iki duruşma arasındaki sürenin normal şartlarda üç aydan uzun olmamasını öngörmektedir.

Yürürlük tarihi

Düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

24. Uzaktan Duruşmalarda Elle İmza Şartı Kaldırıldı

Ses ve görüntü nakli yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılan kişiler hakkında, kural olarak elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmayacaktır.

Ancak;

  • İkrar,
  • Yemin,
  • Davanın geri alınmasına muvafakat,
  • Davadan feragat,
  • Davayı kabul,
  • Sulh

işlemleri bakımından özel hükümler korunacaktır.

Özel yürürlük tarihi

Bu düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihinde hemen yürürlüğe girmemiştir.

Kanunun 22’nci maddesi, yayım tarihinden üç ay sonra, yani 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.

25. Davaların Birleştirilmesi ve Ayrılması Yeniden Düzenlendi

Aynı yargı çevresinde, aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülen bağlantılı davaların birleştirilmesine ilişkin hükümler değiştirilmiştir.

İlk davanın açıldığı mahkeme, birleştirme kararının kesinleşmesinden itibaren bu kararla bağlı olacaktır.

Aynı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde verilen birleştirme kararlarına karşı yalnızca istinaf yoluna başvurulabilecektir.

İlk derece mahkemelerinin ayırma kararlarına karşı istinaf, bölge adliye mahkemelerinin birleştirme veya ayırma kararlarına karşı ise ancak esas hükümle birlikte temyiz yoluna gidilebilecektir.

Birleştirme veya ayırmaya ilişkin hata tek başına kararın kaldırılması ya da bozulması sebebi olmayacaktır.

Yürürlük tarihi

Bu düzenlemeler 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

26. Hukuk Davalarında Temyiz Sınırları Yeniden Düzenlendi

Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul ederek yeniden esas hakkında verdiği kararların hangi şartlarda temyiz edilebileceği yeniden düzenlenmiştir.

Kabul veya ret konusu bölümün miktar ya da değeri, kanunda belirtilen istinaf parasal sınırının üzerindeyse karar temyiz edilebilecektir.

Ancak bölge adliye mahkemesinin kararı ile ilk derece mahkemesi kararı arasındaki fark kanundaki parasal sınırı geçmiyorsa temyiz mümkün olmayacaktır.

Yalnızca yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkin bazı kararlar da temyiz kapsamı dışında bırakılmıştır.

Yürürlük tarihi

Düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Kanunun Yürürlük Tarihleri Toplu Olarak

7589 sayılı Kanunun 26’ncı maddesine göre yürürlük tarihleri üç gruba ayrılmaktadır:

23 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçerli olan hüküm

Kanunun Danıştay Kanunu’nda değişiklik yapan 3’üncü maddesi, 23 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecek hükümler

Kanunun;

  • 11’inci maddesi,
  • 12’nci maddesi,
  • 22’nci maddesi

yayım tarihinden üç ay sonra, yani 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Bunlar;

  • Kısıtlılara ait taşınmazların elektronik satış portalında satılması,
  • Bu satışların vesayet makamı tarafından onaylanması,
  • Uzaktan duruşmalarda elle imza hükümlerinin uygulanmaması

konularına ilişkindir.

31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren diğer hükümler

Yukarıda belirtilen istisnalar dışındaki bütün maddeler, Kanunun Resmî Gazete’de yayımlandığı 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütecektir.

Sonuç

7589 sayılı Kanun, yalnızca belirli bir dava türünü veya yargı kolunu ilgilendiren dar kapsamlı bir düzenleme değildir.

Kanunla;

  • İcra satışları,
  • Miras kalan taşınmazların satışı,
  • Noterlik belgelerinin gönderilmesi,
  • İdari yargıda tek hâkim ve temyiz sistemi,
  • Hâkim ve savcı yardımcılarının eğitimi,
  • Kanuni faiz,
  • Vesayet altındaki kişilere ait taşınmazların satışı,
  • Dolandırıcılık suçlarında hesap kullandırılması,
  • Genetik verilerin saklanması,
  • HAGB uygulaması,
  • Tazminat faizleri,
  • Belirsiz alacak ve kısmi dava,
  • Duruşma aralıkları,
  • Uzaktan duruşmalar,
  • Birleştirme, ayırma ve temyiz kuralları

gibi çok sayıda alanda değişiklik yapılmıştır.

Kanunun uygulanmasında yalnızca değişikliğin içeriğine bakılması yeterli değildir. İlgili maddenin yürürlük tarihi ve geçiş hükmü de mutlaka kontrol edilmelidir.

Özellikle;

  • İcra satışlarında açık artırmanın ilan tarihi,
  • İdari davalarda davanın açıldığı tarih,
  • Bölge idare mahkemesi kararının verildiği tarih,
  • Dolandırıcılık dosyasının kanun yolu veya infaz aşamasında olup olmadığı,
  • Tazminata konu olayın meydana geldiği tarih,
  • Belirsiz alacak davasının açıldığı tarih,
  • Dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına teslim tarihi

hangi hükmün uygulanacağını doğrudan değiştirebilecektir.

Bu nedenle devam eden bir dava, icra takibi veya ceza dosyası bakımından değerlendirme yapılırken, yalnızca “Kanun 31 Temmuz 2026 tarihinde yayımlandı” demekle yetinilmemeli; her düzenlemenin özel yürürlük ve geçiş hükmü ayrı ayrı incelenmelidir.

Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut bir dava, icra dosyası, ceza soruşturması veya tazminat hesabı bakımından dosyanın özelliklerine göre hukuk uzmanından görüş alınması uygun olacaktır.

Kaynak: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/07/20260731-1.htm

Hazır Site by Uzman Tescil